Sayın Hocam saygı ve hürmetlerimi ileterek size dertlerimizi anlatmak istiyorum. Mersin de Gözlükçülük yapıyorum. Aynı zamanda da Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler derneği Yönetim kurulu Başkanıyım. Her akşam haberturke girerek Türkiyedeki Sağlık problemlerini anlatan yazılarınızı okuyor ve Derneğimizin web sitesi olan www.mergopder.com sayfamıza sizin yazılarınızı izniniz olmadan ama isminizle ekliyorum. Sayın Hocam yazdıklarınız yerden göğe kadar haklı ve doğru. Aynı ızdırapları biz de yaşıyoruz. www.emekli.gov.tr sayfasında istatistikler bölümüne girince devletin resmi web sitelerinde bile yazdıkları bu çarpıklıkları görüyoruz ama gel gelelim vatandaşa çarpıtarak anlatmaya çalışan kafalara bir şeyler sokamıyoruz.Bu bahsettiğim siteyi incelediğiniz zaman 2005 den 2006 temmuz ayına kadara hastane giderlerinin % 34-38 artmasına rağmen gözlüködemelerinin % 1.04 ile % 3.00 oranında arttığını görebilirsiniz ki bu sayfalarda hastahane ödemeleri 925 trilyonlara ulaştığını ama ülkemizde gözlüğe ödenen toplam bedelin 26 trilyonda kaldığını görebilirsiniz. ki gözlük ödemeleri 2 yılda SSK da ise 4 yılda bir çerçeve verildiği göz önüne alınırsa, ilaç reçetesi ödemelerinin ise mevcut BUT'a göre her 10 günde bir aynı reçete terkibinin ödenebildiğini varsayabiliriz. Türkiye bütçesinde Tedavi giderlerinin % 58 gibi bir oranın hastane ödemelerini, % 37 sinin ilaç ödemelerinde ve % 5 gibi bir oranında gözlük,diş tedavileri,işitme cihazları,kaplıca giderler v.s. den oluştuğunu gözlemleyeceksiniz.ve başta ki iş bilmezler sırf oy uğruna yeşil kart adedinin 2 yılda 5 milyon adet arttığını da göreceksiniz.BUT da her türlü tedavi giderlerinin yıllık belirli bir oranda artış almasına rağmen gözlük ödemelerine 2 yıldır zam yapılmamakta, cam ödemeleri ise numara değişse dahi 6 aydan önce ödenmemektedir. sayın hocam lütfen yukarda linkini verdiğim sayfayı ziyaret ediniz ve halktan gizlenen gerçekleri de yazınız. Evet doğru söyleyeni 9 kyden kovarlar ama sosyal devletin gereği olan eşitlik ilkesinde gözlükçülerin ezildiğini de bir yazınızda yazarsanız ülkemizdeki 5000 işyeri,15.000 çalışanı ile sektörümüzün de dertlerine parmak basınız. SSK da 200-300 milyonluk reçeteler reçete arkasına alınan bir imza ile yapılırken bir gözlük ödemesi için bizden yani 52.milyon Tl.( ki 4 sene de bir ödenmektedir) tam 4 adet imza istenmektedir. reçete arkasına 2 imza,garanti belgesinin aslını aldım yazısına bir imza, katılım payı fişinin aslını aldım yazısının altına da 1 adet imza yani 4 adet imza attırılmaktadır.Hele hele Gözlük reçetelerini işlediğimiz SSK optik provizyon sistemine giriş ve kayıt yapmamız en az 15 dakikamızı almaktadır. ne için? 4 senede bir ödenen 52.milyonluk gözlük reçetesi için. ilaç için bu teferruata gerek duymayan ilgililer bizlere maalesef bu eziyetleri yapmaktadırlar. Daha da ilginç olanı tamamen oy potansiyeli için çıkarılan yeşil kart gözlük reçeteleri emekli sandığı,bağkur,SSK gibi kuruluşlarda internet ortamında ödenirken yeşil kart gözlük ödemelerinin Türkiye genelinde bir provizyon sisteminde kontrol edilememekte ve art niyetli kişiler tarafından her ay veya 2 ayda bir gözlük alabilmektedirler. Ben bu sorunu 2005 ocak ayında Sağlık Bakanlığının Yeşil Kartdan sorumlu en yetkilisine anlattığımda bana verilen cevap aynen ?bize öyle bir talimat verilmedi, gözlük ödemeleri yapılacak denildi? oldu. Yani alt yapısı olmadan birden bire yeşil kart gözlük ödemeleri yapılmaya başlandı. ve 2005 yılı için ayrılan ödenek 3 ay da bitmiş oldu. Sağlıktaki 6.5 katrilyonluk açığın incelendiği zaman tamamen yeşil kart ve pıtırak gibi açılan özel hastane,tıp merkezleri,dal merkezleri gibi yerlere yapıldığı ve açığın buradan kaynaklandığı görülecektir.750.000 nüfusu olan diyarbakırda 550000 yeşil kartın olması normal mi sayın hocam. Son yazınızda bahsettiğiniz gibi bir ilin nüfusunun 3 katı MR olur mu sayın hocam. Ve işin ilginç bir yanı daha evi,arabası,tarlası ve hatta apartmanları olan kişilerin bile cebinde Yeşil Kert taşımaları normal mi sayın hocam Sayın Hocam belki sonuna kadar okuyamayacaksınız ama doğruları yazan size bu gerçekleri anlatmayı ülkesini seven vergisini veren bir kişi olarak yazmak gerektiğini duydum. Saygı ve hürmetlerimle sayın Hocam. Allah kaleminize ve size kuvvet versin.
|