22 Mayıs 2012 8:58Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

DOKTORLARDAN KORKUNÇ İTİRAFLAR!..

DOKTORLARDAN KORKUNç İTİRAFLAR!..

Devlet ve SSK Hastaneleri'nde çalışan doktorlar, bu ölümcül gerçekleri bildikleri halde, hastaları kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar. İşte o 'ölümcül gerçekler'... 

Hükümetin, SSK ve Devlet Hastanelerinin yükünü azaltmak ve halkın özel hastane olanaklarından yararlanmasını sağlamak için yaptığı düzenleme, insan hayatını tehdit eder boyutlara ulaştı.


İsimlerinin açıklanmasını istemeyen bir grup doktorun korkunç itirafları 'Sağlık skandalı'nı gözler önüne serdi.
İŞTE O İTİRAFLAR
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı hastalar, özel hastanelerde en kalitesiz malzemelerle ameliyat ediliyor. özellikle kalp ameliyatlarında kalitesiz kataterler, iplikler, stentler, balonlar kullanılıyor.
özel hastanelerin hemen hemen hepsi katater, idrar  sondası gibi tek kullanımlık malzemeleri, aynı kan grubundaki birkaç  hastada tekrar tekrar kullanıyor. Böylece az ve ucuz malzemeyle çok sayıda hasta ameliyat edilerek 'sürümden' kazanılıyor.


Bir paket programından özel hastane %10 civarında kâr elde ediyorsa, malzemeleri tekrar tekrar kullanarak ya da kalitesiz malzeme kullanarak kâr oranını % 35-40'lara çıkarabiliyor.


Ameliyathanelerin durumu içler acısı. İstanbul'daki yaklaşık 26 kalp-damar  cerrahisi merkezinin en az 20'sinin ruhsatı uluslararası Standartlara uymadıkları için iptal edilmeli.


Devletin sağlığa ayırdığı % 5'lik bütçenin % 80'i ilaca gidiyor. Ancak  Türkiye'de ilaçla ilgili bir tasarrufa gitmek imkânsız. çünkü bir anda karşınızda ciddi devleri bulursunuz. Ayrıca pek çok hekim yazdığı her reçeteden ilaç şirketi tarafından prim aldığı için, bu sistemi yıkmak zor. Daha uygun fiyatlı muadili olmasına rağmen ilaç şirketinden para alan doktor pahalı ilaçları hastaya aldırıyor.


özel hastanelerde doktorun hastayı kurtarmak için elinden geleni yapması,  hasta cebinden ek para ödemediği sürece imkânsız. Her şeye göz yumuluyor. Denetim yapılmıyor; 'göstermelik' yapılan  denetimlerde ise sadece cihazlara, odalara, tuvaletlere bakılıyor.


?İnsanlar ölsün ki Daha çok Kazanalım.? Diyen Doktorlar


artık bütün vatandaşlar özel hastanelerden yararlanabiliyor! özellikle de yıllardır SSK ve Devlet Hastanesi kuyruklarında sürünen vatandaşlar, artık en lüks özel hastanelerde ameliyat bile olabiliyorlar! Bu olanak, sosyal  güvencesi olan vatandaşı mutlu ediyor. Ama hiçbiri, hastanelerde kendileri için en kalitesiz malzemelerin kullanıldığını bilmiyor. Bunu bilen, özel hastanelerde bu uygulamalara tanık olan ve hatta kalitesiz malzemelerle ameliyat yapıp 'vicdan azabı' çeken bazı hekimler, korkuyor. Hem ameliyat ettikleri hastaların ölmesinden hem de bu gerçeği kamuoyuyla paylaşmaktan. çünkü işlerini kaybedebilirler, bir daha asla hiçbir yerde iş bulamazlar. Dahası yargılanıp mahkûm edilebilirler. Yani bir yanda 'Hipokrat yemini'ne uygun çalışmak isteyen doktorlar öte yanda daha iyi yaşamak için ?Hastalar ölsün ki daha çok kazanalım.? diyen doktorlar.


Daha çok kazanma duygusunun hekim dünyasında ağırlık kazanmış olduğunu belirtiyor namuslu olanları. Durumdan çok rahatsızlar. Bu nedenle isimlerini vermeden anlatıyorlar. Bunların kısmen bilindiğini söylüyorlar  ve kamuoyunun bütün yapılanları bilmesini istiyorlar.


İsimlerini vermeyen hekimlerin itirafları arasında en korkuncu ise bir  kere kullanıldıktan sonra kesinlikle çöpe atılması gereken tıbbi malzemelerin, 'tasarruf' olsun diye aynı kan grubuna sahip hastalarda tekrar tekrar kullanılıyor olması.
ŞOK SöZLER


Peki, SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur hastaları neden en kaliteli yerde bile en 'kalitesiz' sağlık hizmetini  alıyorlar?


Cevap çok korkunç, adının açıklanmasını istemeyen bir hekim şu bilgiyi veriyor:


?15 bin YTL'lik bir kalp ameliyatına, hükümet 5–6 bin YTL ödüyor. Maliyeti yaklaşık 15 bin YTL olan bir kalp ameliyatının 5–6 bin YTL'ye mal edebilmesi için 5 milyonluk iplik yerine 1 milyonluk iplik kullanılıyor. İki bin dolarlık ilaç kaplı stent yerine, damarda sağa sola kayarak kısa sürede kalp krizine yol açabilen 170 dolarlık stentle hasta ameliyat ediliyor. ödeme gücü olan ise devletin verdiği paket fiyatın üzerine 5–10 bin YTL eklenip en kaliteli malzemelerle ameliyat ediliyor.?


Ama SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur'dan gelen hastaların çoğu bu bedeli ödeyemiyor çok düşük fiyatlara yaptığı paket anlaşmalar ise  özellikle tek kullanımlık malzemelerin artık kullanılmaz hale gelene kadar tekrar tekrar kullanılmasına yol açıyor.
Peki, bunu yapan özel hastanelerin oranı ne kadar yüksek?
?Bunu hepsi yapıyor, ama biz yüzde  90'ı diyelim bari.? diyor yine adının saklı kalmasını isteyen bir cerrah…
Bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, hastanelerimizdeki tek sorun kullanılan malzemelerin kalitesizliği değil. Ameliyathanelerin durumu da içler acısı.
Bir kalp-damar cerrahının ağzından çıkan şu sözler insanı şok ediyor:


?İstanbul'da kalp-damar cerrahisinin yapıldığı yaklaşık 26 merkez var. Ancak bu merkezler ABD'de ya da Avrupa'da olsalardı, en az 20'sinin  ruhsatı iptal edilirdi. çünkü hiçbiri ameliyathane şartlarına uygun  çalışmıyor.?


HASTANIN öLMESİ DAHA KÂRLI


Paket programdaki bir hastanın 'kaybedilmesi', hastane açısından daha kârlı olduğu için, hastanın yaşayıp yaşamaması da çok önemsenmiyor. Bir insanın ölmesi ?eks olmak? olarak adlandırılıp sıradan bir şeymiş gibi karşılanıyor.
Devlet ve SSK Hastaneleri'nde çalışan doktorlar, bütün bu ölümcül gerçekleri bildikleri halde, daha çok kazanmak için, hastaları kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar.
ölen her hasta bu doktorlara daha çok kazandırmış oluyor. çünkü bir hasta erken ölürse hastane doktorları; tıbbi malzeme, ilaç, yoğun bakım gibi masraflara girmeden ve tedavi süreciyle yorulmadan paket fiyatını cebe indirmiş oluyor.


  www.haberturk.com

 





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - DOKTORLARDAN KORKUNÇ İTİRAFLAR!..
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira