23 Mayıs 2012 2:00Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

HASTA ÖZEL'E YÖNLENDİRİLİYOR....

Başkanımız Hüseyin Avni Güven'in Tercüman Gazetesine yaptığı ve öngörülerini çok önceden belirttiği yazısını tekrar yayınlama gereği duyduk...

HASTA ÖZEL'E YÖNLENDİRİLİYOR.... 

 

 

Hasta özele yönlendiriliyor

TÜRKİYE’NİN kangren olmuş bir yarasına parmak bastığınız için teşekkürler. Yazdıklarınız genel anlamda yüzde 100 doğru. Şimdi sizlere kendi mesleğim olan gözlükçülüğü ilgilendiren göz doktorluğundan örnek vermek istiyorum. Türkiye’de çok net olmamakla beraber 2 bin 400-2 bin 700 arasında göz doktoru bulunmakta. 15 Ocak 2008’de devreye girecek olan genel sağlık sigortası ile özel ve kamu hastaneleri sözleşmesine göre 65 yaş üzerindeki doktorlar ne özel ne de devlet hastanelerinde çalışamayacaklar. En iyimser bir hesapla bu oranın yüzde 10 olduğunu kabul edersek 15 Ocak 2008’den sonra 2 bin 150-2 bin 400 arasında göz doktoru kalacaktır. Sayın Sağlık Bakanımız doktorların performans gelirleriyle birlikte aylık maaşlarının 5 bin YTL’ ye çıkacağını ifade etmektedirler. Evet doğru ama günde 100 muayene yapabilirlerse...Eğer ülkemizde göz doktoru dağılımı homojen bir şekilde yapılmış olsa belki bir sıkıntı doğmaz ama göz doktorlarımızın yaklaşık yüzde 80 gibi bir oranı İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin gibi illerde toplanmıştır. Dolayısıyla bugün ülkemizde -bırakın ilçeleri- illerin bile bazılarında devlet hastanelerinde göz doktoru maalesef yoktur. Şimdi madalyonun tersini çevirelim. Göz doktorlarımız devlet hastanelerinde 5 bin YTL ücret almaktansa son yıllarda pıtrak gibi çoğalan özel hastaneler devletin 5 bin YTL ücret verdiği doktorları istifa ettirerek kendi bünyelerine katmaktalar. Hem de en azı 10 bin YTL’den başlayan ücretlerle. Mersin Devlet Hastanesi’nde yakın zamana kadar 11 göz doktoru görev yaparken şu anda 6 göz doktoru kaldı. Çok yakın bir gelecekte bu göz doktorlarının da cazip teklifler karşısında devlet hastanelerinden ayrılacakları gözden uzak tutulmaması gereken bir gerçektir. İşte bu gerçekten yola çıkılacak olursa çok yakın bir gelecekte devlet sağlık sektöründen çekilmiş olacak ve zaten geçim sıkıntısı çeken ülke insanları özel hastaneler tarafından farklar alınarak soyulacak. Fark ödeyemeyenler ise maalesef tedavilerini yaptıramayacaklardır.

 

İşte alt yapısı hazır olmadan oy toplama uğruna sağlık da dönüşüm projesinin sonucu. Saygılarımla.

Hüseyin Avni Güven- Akdeniz Gözlükçüler ve Optisyenler Dernekleri Federasyonu Başkanı

 

kaynak:  http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=64

 

..........................................................................................................................................................

Fark ücreti, halkın cebini boşaltacak

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, “Özel hastaneler fark ücretini inanılmaz ölçüde artıracak. Devlet hastaneleri iki yıl içinde iflas noktasına gelecek” dedi

İSTANBUL Tabib Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, kısa süren söyleşimizde sağlık sistemimizin geleceğiyle ilgili öyle net cümleler sarf etti ki gerçekten tüylerim diken diken oldu. Basamaklandırılmış bir sağlık sistemimiz olmadığı için sağlıktaki dönüşüm projesinin düzgün işlemesinin olanaksızlığına değinen Prof. Dr. Aktan’ın, gelecekle ilgili öngörüleri de bir hayli ürkütücü: “İki yıl içinde devlet, sağlık hizmetinden tamamen elini eteğini çekecek. Devlet hastaneleri iflas noktasına gelecek. Özel hastaneler, fark ücretini inanılmaz ölçüde artıracak” Türkiye’de yaşayan her vatandaşı, doğrudan ilgilendiren söyleşimize geçiyoruz.

Türkiye’deki sağlık sisteminden endişe ediyorsunuz ve cebimizden iki yıl içinde sağlık hizmeti için daha fazla para çıkacağını belirtiyorsunuz. Nedenini açıklar mısınız?

“Sağlıkta dönüşüm” denilen sistem, son üç yıldır hayatımızda. Sağlık sistemimiz gerçekten ciddi bir değişimden geçiyor. Tabib odaları olarak bu sağlıkta dönüşüme hep karşı çıktık. Görünen o ki, niye karşı çıktığımızı vatandaşa çok iyi anlatamamışız. Sonuçta AKP’nin seçim başarısından söz ederken, sağlıkta yaptıklarının da bu oy oranında bir katkısı olduğunu görebilmeliyiz.

Sözlerinizden şunu anladım: AKP, yeniden iktidara gelmek için “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” ni ortaya attı. Vatandaş da bunu bir pırıltı olarak algıladı.

Evet. AKP, seçim nedeniyle bunu ciddi bir promosyon malzemesi olarak kullandı. Şimdiki sistemde hekimler, nispeten bu sistemden memnunlar. Çünkü Sağlık Bakanlığı hastanelerinde performans uygulaması denilen sistemle ek bir gelire sahip oldular. Dolayısıyla eskiden ciddi bir ekonomik problemleri varken şimdi çok daha iyi bir maddi gelire sahipler. Hastalar, özellikle seçim öncesi dönemde bundan memnun oldular. Çünkü “İstediğiniz hastaneye gidebilirsiniz” denildi. Ayrıca inanılmaz bir yeşil kart dağıtımı gerçekleştirildi. Seçim sonrası ise 5 milyon yeşil kart iptal edildi. Bu bir seçim promosyonuydu. Seçim bitince bunlar geri alındı.

Vatandaşın istediği hastaneye gitmesi kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?

Ama dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem yok! Çünkü basamaklandırılmış bir sağlık sistemi olmadığı zaman bunun düzgün işlemesi mümkün değil. Zaten sağlıkta dönüşümün de esas hatlarından biri Aile Hekimliği’dir. Bu birinci basamaktır. Aile Hekimliği’nin sevk ettiği hastalar, ancak ikinci ve üçüncü basamak hastanelere giderler. Ama bu sistem seçim öncesi dönemde tamamen bir seçim promosyonu olarak yok edildi.

Bu hâlâ netleşmemiş sistem, AKP’nin oy oranını ne kadar etkiledi?

Bunu tahmin etmek zor ancak etkilediği kesin. Günü yaşayan bir ülkeyiz. Dolayısıyla hem bu sağlıktaki promosyonlar, hem de kömür, gıda dağıtımları seçmeni çok etkiledi.

Dünyada böylesi yok

Sizin vatandaşa anlatamadığınız ne peki?

Özel hastanelerde vatandaşlardan fark alınıyor” deniliyor. Şimdi az alınıyor. Bundan sonra daha fazla alınacak! Çünkü Eskiden sağlık, kamusal bir hizmetti. Ocak 2008’de yürürlüğe girmesi beklenen “Genel Sağlık Sigortası” sistemiyle birlikteyse devlet, sağlıktan elini ayağını tamamen çekecek. Bu sistemle her vatandaş prim ödeyecek. Bu prim bir havuzda toplanacak. Havuzda toplanan para oranına göre de biz sağlık hizmeti alacağız. Havuzdaki parayla sağlık hizmetini almamız mümkün gözükmüyor. Neden? Toplanan parayla ancak bir temel teminat paketi denilen hizmet satın alacağız. Bu minumum bir hizmet olduğu için bizim sağlık sorunumuzu çözmeyecek. Ayrıca prim yatırma da çok önemli bir sorun. Resmi rakamlara göre; Türkiye’nin yüzde 28’i yoksul. Bu kesim, prim ödeyemeyecek. Dolayısıyla havuzu doldurması gerekenler dolduramayacak. Bağkur zorunlu bir sigortaydı. Onda bile düzenli prim ödeme oranı, yüzde 15. Genel Sigorta Sistemi’nde evet bir sigortamız olacak ama ne işe yarayacak? Vatandaşın, istediği hastaneye gitmesi kulağa hoş geliyor. Ama işin içyüzü hiç öyle değil. Örneğin; İstanbul’da herhangi bir özel hastaneye gidip de bu sistem üzerine para ödemeden hizmet almak mümkün değil.

Devlet desteğini çekecek

Hem hastaneye göre de fark ücreti değişiyor.

Böyle olmak zorunda. Çünkü sağlık hizmeti, gerçekten bu kadar ucuz verilemiyor. Sağlık gereçleri, ilaç, hizmet pahalı. Genel Sağlık Sigortası’nın ödeyeceği parayla bunu karşılamak olası değil. Hastanenin ölçeğine göre cebimizden bir miktar para vermek zorundayız. Maalesef bundan sonra cebimizden çıkacak olan para daha da artacak. Devletin sağlığa desteği, babalığı ortadan kalkacak. Kamu Hastane Birlikleri Yasası da önümüzdeki dönem, Meclise sunulacak. Bu yasanın önceki adı, Kamu Hastanelerini İşletmeleştirme Yasası’ydı. Bu işletme sözü çok tepki çekti. Sonuçta, başlık değişti. Altı aynı kaldı.

Devletin, sağlıktan elini eteğini çekmesi tedavi ücretlerini nasıl etkileyecek? Orta direk için olumsuzluğu ne?

Şimdi parası olan özel hastaneden sağlık hizmetini alıyordu ama parası olmayan geniş bir kesimde kamu hastanelerinden yararlanıyordu. Artık böyle bir ayrım kalmıyor. Dolayısıyla tüm hastaneler, özelleşecek ve kendi kazandığıyla ayakta durmak zorunda kalacak. Hal böyle olunca da daha gerçekçi rakamlarla hizmet vermek zorunda kalacaklar. Vatandaşın cebinden mecburen daha fazla para çıkacak. Kar etmeyen hastaneler de kapanacak.

Devlet hastaneleri mi kapanacak? Ürpertici!

Evet! Mesela Yozgat Devlet Hastanesi, hastası az. Kar etmiyor. İleriki yıllarda kapanabilecek. Bizim sağlık sistemimiz tipik bir Amerikan sistemi. Bizdeki genel sağlık sigortasının karşılığı, ABD’de Medicare denilen sistem. Burada da insanlar primlerini ödüyorlar ve bunun karşılığında da sağlık hizmeti satın alıyorlar. Ama ceplerinden inanılmaz para çıkıyor. Eskiden SSK’lı vatandaş devlet hastanesine gidiyordu-aldığı hizmetin kalitesinden şikayet edebilir ama-hiç para ödemeden sağlık hizmetini alıyordu. ABD’de ilaç giderlerinin yüzde 34’ü hastaların cebinden çıkıyor. Hastane giderlerinin de yüzde 40’ı hastanın cebinden çıkıyor. Yani sigortası var. Üzerine de ödediği yüklü para var. ABD’de 55 milyon kişinin sigortası yok. ABD’nin milli geliri 35 bin dolarken Türkiye’nin sadece 5 bin dolar. İki ülke karşılaştıramayız. Onlarda durum böyleyse bizde kimbilir neler olacak?

Vatandaştan gelen şikayetler de gelecekte daha da artacak o halde.

Tabii ki. Hasta Hakları Yönetmeliği, “Her insan bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumunun şartlarına uyarak sağlık hizmetini alır” der. Genel Sağlık Sigortası’nda “Fark alınmaz” diye bir söz var. Ama bir açık kapı bırakılmış. “Öğretim üyesi muayenesi, hasta yatağı ve hastaneye ödenecek ayakta tedaviden fark alınabilir” deniliyor. Özel hastaneler, zaten bu açık kapıyı zaten yasada bıraktırtmış durumdalar. Dolayısıyla hastadan para istendiği zaman “Durun! Siz yasadışı bir iş yapıyorsunuz” diyemiyoruz. Bu, nasıl durdurulur? Sivil toplum örgütlerinin devreye gireceği nokta bence bu olmalı. Kamu vicdanı, toplumun sesi dinlenmelidir.

Şikâyetler de çok sessiz kalıyor.

Evet! Çoğu insan, mağduriyetini sineye çekiyor. İstanbul’da inanılmaz sayıda özel hastane açıldı, açılıyor. Sağlık sistemi ise kötüleşmeye devam ediyor

kaynak:  http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=64





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - HASTA ÖZEL'E YÖNLENDİRİLİYOR....
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira