Hükümet, göz ve görme sağlığı ile oynuyor(HÜRRİYET GAZETESİ YALÇIN BAYER) Hükümet, göz ve görme sağlığı ile oynuyor
ANADOLU Gözlükçüler ve Optisyenler Federasyonu Başkanı Taylan Küçüker’e göre sağlık harcamaları giderek büyüyor. Nerdeyse GSMH’nin %6’sı sağlık harcamalarına gidiyor. Optik sektörü ise kan ağlıyormuş. Küçüker 'Çerçeve fiyatları 40 YTL’den 30 YTL’ye düştü. Çerçeve hak ediş süresi 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı. Tasarruf gerekçesi ile bu yardımın azaltılması ya da kaldırılması yönündeki izlenecek politikalar bu mesleğe, göz ve görme sağlığına yapılacak en büyük kötülüktür' diyor.
Yani hükümetin göz ve görme sağlığı ile oynadığını söylüyor.
Taylan Küçüker’in istekleri şu:
'Bunun vebalinin altından kimse kalkamaz. Sağlıkta tasarruf 227 trilyonda değil, yeşil kart, ilaç, hastane giderlerinde ve artışında aranmalıdır.
Bu yanlışlıkları sosyal önü ağır basan politikalar izleyen hükümetimizin kısa zamanda düzelteceğini umuyor ve bekliyoruz. ' http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10232865.asp?yazarid=42&gid=61&sz=63612 Sayın Yalçın BAYER'in mail adresi ybayer@hurriyet.com.t
SAYIN YALÇIN BAYER 'E GÖNDERDİĞİM YAZININ TAMAMI AŞAĞIDADIR Cam ve çerçeveden eğitimini aldığımız meslek bilgimizi katarak kişiye özel olarak yaptığımız gözlük refraksiyon kusurlarını düzelten optik sağlık gerecidir. Optisyenlik/Gözlükçülük Sağlık Bakanlığının gözetim ve denetiminde çalışan çok önemli bir sağlık mesleğidir. Gözlükçüler sadece gözlük yapmaz aynı zamanda aldığı formasyon gereği sağlık danışmanıdır. Gözlük için servis hizmeti verir. Eksikliklerine rağmen sağlık harcamaları giderek büyüyor. Nerdeyse GSMH nın %6 sı sağlık harcamalarına gidiyor. Bu pay içerisinde en büyük gider kalemi (ilaç %42) ve hastane tedavi giderleri (%55) Son dört senedir, devletin ödediği gözlük cam çerçeve fiyatları artmadığı gibi 40 YTL den 30 YTL ‘ye çekildi. Türkiye’de ki 4200 gözlükçüye devletin ödediği bir yıllık bedel 227 trilyon yani 190 milyon dolar. Sağlık harcamaları payı içerisindeki payımız %1 den az.(Binde sekiz) Bu rakam 10 günlük ilaç gideri,5 günlük hastane +ilaç gideri. Rakam küçük ama foksiyonu büyük. Tüm sektörün cirosu bir milyar dolar. Ciro açısından diğer sağlık meslekleri ile ve sağlık harcamaları ile karşılaştırıldığımızda çok küçük ölçekli bir sağlık mesleğiyiz. Devletin tüm gözlükçülere ödediği bir yıllık bedel 227 trilyon Tüm sağlık harcamaları içerisindeki payı %1 den az. Kalitesiz sahte taklit ürünler varmıdır? Her sektörde olduğu gibi imitasyon, taklit sahte ürünler Dünyada bir sektör. Bu ürünlerin satışını Dünyada sıfırlamak mümkün değildir Uzak doğu menşeli, hazır okuma gözlükleri sahte taklit gözlükleri başta İstanbul olmak üzere büyük illerimizde işporta tezgâhlarında satılıyor. Birçok sağlık problemi çıkarıyor Ciltte alerji kanser, yaralanma, Sahte güneş gözlükleri trafik sinyalizasyon renklerinin ayırt edilmemesine trafik kazalarına sebep oluyor. Büyük bir katma değer vergisinin kaybına sebep oluyor. Bunların optisyenlik müesseselerinde satışı suçtur Sözleşme fesih gereğidir. Bu riski hiçbir gözlükçü alamaz Alırsa da sözleşme feshi ile geleceğine ipotek altına koyar. Bizler optik provizyon içerisindeki markaları garanti belgesi ile alıyoruz. Onları SGK na veriyoruz. Biz imalatçılarla ülkemizde uluslar arası standartlara uygun olmayan ürünlerin satılmaması konusunda hemfikiriz Bu ürünler optisyenlik müesseselerinde değil işportadadır. Ortak işbirliği ile kalitenin ne olduğunu işportada satılan ürünlerin halk sağlığına verdiği zararı meslektaşlarımıza ve halkımıza anlatacak eğitim programları planlan lamalarını öneriyoruz. Ürünlerin marka olması yolunda çalışmalar yürütmelerini istiyoruz. Garanti belgesi ve faturası olmayan, uluslar arası standartlara göre üretilmeyen ürünleri ithal edenleri, satanları bizler bilemeyiz. Bu yönde elinde veri olanlar tüm sektörü zan altında bırakacak açıklamalar yerine bu firma ve müesseseleri ilgili kurumlara şikâyet etsinler. Bu gün bir servis elemanına bilgisayarımızı götürsek sadece arızanın ne olduğunu söylemek için en az 20$ ücret talep etmektedir. Çilingirler bir kilit açmaya 20 YTL istiyor. Avukata bir şey danışmaya gitsek bir bedel ödemekteyiz. Doktorlara, mimarlara, mühendislere her türlü danışmanlık için bir bedel ödemekteyiz. Bu örnekler çoğaltılabilir. Gözlükçülük de bir formasyon mesleğidir. Bütün devlet adamları yanlarında çalıştırdıkları danışmanlara büyük bedeller ödemektedirler. Bizim bilgi birikimimiz bu kadar kıymetsiz midir ki biz bu hizmet için bir bedel alamamaktayız. Bu mantıkla bir hekime kullandığı reçete için sadece 1 kuruş, avukata da hiçbir bedel ödenmemelidir. Bizlere cam ve çerçeveyi nereden ve kaça alırlarsa alıp getirsinler, biz camı çerçeveye takalım, bize sadece meslek hakkımızı ödesinler biz buna da razıyız. Ticari düşünerek halk sağlığı ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Gözlük satışından elde ettiğimiz kâr bu hizmetin bedeli olarak gösterilemez. Marketlerde sattıkları ürünler için kâr etmektedirler. Ancak herhangi bir danışmanlık hizmeti vermemektedirler. Eğer sadece gözlük satarak elde ettiğimiz kazanç meslek hakkımızı da içeriyor diye düşünürsek o zaman market sahiplerinden bir farkımız kalmaz. Çünkü onlar marketi hizmete açtıktan sonra başında bekleyip her ürün için müşterilerine danışmanlık hizmeti vermiyorlar. Zaten vermeleri de beklenemez. Optisyenlik Müessesemize giren kişi, gözlük satın almaktan başka ne ister? Alacağı gözlükle ilgili sağlık bilgileri. Bunu ancak optisyenden alabilir. Çünkü optisyen/gözlükçü bu iş için yıllarca eğitilmiştir. Ve işi budur. Ancak kişi bu sağlık bilgilerini almak için bir bedel ödemekte midir? Hayır. O halde optisyen /gözlükçü bu bilgilerini bedavaya neden vermek zorundadır? Optisyen/Gözlükçüler müesseselerinde sürekli bulunmak zorundadır ve ancak yerlerine başka bir gözlükçü bırakarak müesseselerinden ayrılabilirler. Çünkü kamu hizmeti yapmaktadırlar. Bugün kamu hizmeti yapıp da bunun için tek kuruş ücret almayan başka bir meslek grubu var mıdır? En büyük kamu hizmeti askerliktir. Orada bile herkes az veya çok bir ücret almaktadır. Biz gözlükçülerin günahı nedir ki bu hizmeti yıllardır ücretsiz vermek zorunda bırakılmışızdır. Eczacıların havan eczacılığı sistemini hatırlarsak orada meslek hakkı diye bir şey vardır ve hala da majistral ilaç yaparsak bu bedeli devletten alırlar. Bu bedel o ilacı hazırlamak için gerekli olan bilgi birikimine sahip oldukları için eczacılara verilmiştir. Eğer gözlük satılırken ve gözlük kullanıcısına verilirken bu bilgilere gerek yoksa neden fakültelerde yıllarca eğitim verilmektedir? Eğer gözlüğün en büyük alıcısı olan Devlet benim bakmakla yükümlü olduğum vatandaşlarıma sadece cam çerçeveyi verin. Gözlüğün kullanımı, saklanması ve servisini, bakımını, garantisini, camın çerçeve montajını ve bunlarla ilgili bilgileri boş verin diyorsa o zaman biz finanse edip açtığımız müesseselerimizde onlara cam ve çerçeveyi veririz ve verdiğimiz gözlüğün cam ve çerçeve bedelini alırız. Montajını nerede yaptırırsa yaptırsın. Diğer sağlık danışmanlığı hizmetini de istediği yerden bedeli mukabili almayı düşünebilir. Bu durumda bizim de optisyenlik müesseselerimizde sürekli oturmamız için bir sebep yoktur. Sadece müesseselerimizde bedelini ödeyenlere sağlık danışmanlığı hizmeti vermemiz söz konusu olabilir Şu anda bu görevi vatan hizmeti gibi kabullenerek bedavaya yapmamız sağlanmıştır. Ancak Dünya'daki bilgisini bedavaya dağıtan tek meslek grubu olmak istemiyoruz Türkiye’ de gözlük kullanma oranı %15, Almanya’da ise bu oran %55’ler civarındadır. Almanya’da sosyal güvenlik kurumları gözlük bedellerini ödemeyi kaldırmıştır. Buna rağmen, Şaşırtıcı olan, Türkiye’deki tüm sektörün cirosu, Almanya’daki Aksesuar (İp, Zincir, Gözlük kılıfı vs) kadardır. Ancak sosyal ve ekonomik düzeyi oldukça yüksek olan Avrupa ülkelerinde özel sosyal güvenlik kuruluşları bu açığı gidermekte ve her yıl, gözlük için oldukça yüksek meblağları ödemektedir. Asgari ücret bizde 400 YTL, AB’de ortalama 1.500 Euro civarındadır. AB’de sokakta gezen işsiz insanın cebine 750 Euro konmaktadır. Optometri ilmi sayesinde, toplumun görmeyle ilgili gereksinimleri çok kolay ve ucuz olarak karşılanmaktadır.20 Euro ‘ya görme testi yaptırabilirsiniz. İtalya’da bu bedelde alınmaz. Gözlüğünüzü test yaptırdığınız müesseseden alırsanız test ücreti de alınmaz. Aslında AB ‘de her ülkede uygulama, gözlük bedeli ve sağlıkla ilgili mevzuatta farklıdır. Çünkü sağlık AB müktesebatı değildir. Her ülke ihtiyaç ve imkânlarına göre düzenleme yapabilir.25 AB ülkesi birliğe girerken sağlıkla ilgili hükümlere şerh koyarak girmiştir. Bizde gözlük kullanma oranı ve sosyal gelir düzeyi Avrupa normlarına oranla çok düşük olduğu için devletin bu yönde ödeme yapmaya devam etmesi, toplumun göz ve görme sağlığının korunması, özetle halk sağlığı açısından çok önemlidir. Optometri ve Koruyucu hekimlik gelişmediği için körlük oranı ülkemizde AB ülkelerine göre çok yüksektir. Sağlık ödemelerinin kesilmesi halinde bu durum facia boyutuna ulaşacaktır.(Göz taramalarında ilkokul üçe giden ancak daha okuma yazmayı öğrenememiş öğrenciler bulunmaktadır).Bu nedenle Devletin karşısına çıkıp ;Almanya gözlüğe para ödemiyor, biz onlardan zenginmiyiz?; Söylemi mesleki değil ticari yaklaşımdır. Tüm AB ülkelerinde her meslekte olduğu gibi, aldığımız bedel meslek bilgimizin karşılığı, yani yasal; MESLEK HAKKIMIZDIR; GÖZLÜKÇÜ/OPTİSYEN olmak mesleki bir formasyondur. .. Türkiye’de gözlük kullanma oranı%15, batı da bu oran%55 dir. Türkiye’de de gözlük kullanım oranı bu rakamlara ulaşana dek devletin gözlük yardımı yapması halk sağlığı adına anayasal görevidir.
Cam ve Çerçeve üretici için emtiadır maldır, biz cam çerçeve satmıyoruz cam ve çerçeveyi meslek bilgimizi de katarak gözlük yapıyoruz. Gözlük mal değildir sağlık ürünüdür bizim için. Bunun için eğitim, meslek bilgimiz +cam çerçeve girdileri ve diğer giderlerimizle görmeyi temin eden sağlık gereci gözlük yapıyoruz. Çalışanları ile 50 bin kişi ekmek yiyor vergi ödüyor istihdam sağlıyor. Toplumun görmesini temin eden sağlık ürünü gözlüğü yapıyor Bu konuda devletin ve bürokratlarının yanlış ve yanlı bilgilendirilmesi, göz ve görme sağlığı alanında ülke gerçeklerini örten, gizleyen, doğru olmayan örneklerin sunulması durumunda özetle şu son üç yılda izlenen politikaya devam edildiği takdirde, Bu bunlara benzer açıklamalar yapıldıkça SUT la yaptığı gözlük bedellerini ya düşürecek ya da kaldıracaktır. Bu durumda toplumun eğitim ve kültür seviyesinin gelişiminde ciddi zafiyetlerin doğacağı açıktır. Bu politikalar görmeyi temin eden optik sağlık gereci olan gözlüğü sadece ticari bir mal, optisyenlik müesseselerini ticarethane hastayı da müşteri gören tüccar zihniyetidir. Konuya ticari değil mesleki açıdan bakmak gerekir Tasarruf gerekçesi ile bu yardımın azaltılması ya da kaldırılması yönündeki izlenecek politikalar bu mesleğe, göz ve görme sağlığına yapılacak en büyük kötülüktür. Bunun vebalinin altından kimse kalkamaz. Sağlıkta tasarruf 227 trilyonda değil, yeşil kart, ilaç, hastane giderlerinde ve artışında aranmalıdır. Bu yanlışlıkları Sosyal önü ağır basan politikalar izleyen hükümetimizin kısa zamanda düzelteceğini umuyor ve bekliyoruz. Taylan KÜÇÜKER Anadolu Gözlükçüler ve optisyenler Federasyonu Başkanı Eczacı-Gözlükçü
kaynak. www.sigozder.com ________________________________________ Windows Live Messenger'ın için ücretsiz güncelleştirme! Buraya tıkla!
|