23 Mayıs 2012 3:00Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

KONFEDERASYONUN TÜRKİYE’DE LAZER CERRAHİSİ NEDEN ARTIYOR SORUSUNA CEVABI

Reklâmlar gündelik yaşantımızın bir parçası haline geldi, bu etkili tüketim kültürüne karşı ne yapabiliriz? Önceleri ilan tahtalarında olan reklâmlar, sonraları gazeteler, dergiler derken radyo televizyon ile bizi kuşatan ve sürekli bağıran bu mesajlara sırtımızı dönemeyiz

İnsanların her şeye sahip olabileceği ve olması da gerektiği şeklinde ki toplumsal telkin giderek temel yaşam aracı haline geliyor.

Reklâmların toplum üzerindeki etkisi yeni bir insan profili ortaya çıkarıyor, yurttaş değil tüketici olmak. Vatandaş olma kavramı tüketici olma ile eş anlamlı oluyor.

Çoğu reklâm, gerçeğe dayalı karar verme yerine mantıksız ve bilinçsiz seçme düşüncesine dayanır. Reklâmlar doğrudan ve dolaylı yollardan kişisel ve toplumsal sağlık sorunlarına yol açar.

Reklâmların artık sadece ilgili mesleki etik kurallar yönünden değil, tıbbi etik kuralları yönünden de değerlendirilmesi gerekir

Lazer Cerrahisi son yılların en tartışmalı konusudur.

İnsanların çoğu, etik olamayan pazarlama uygulamalarının etkisi altında kalarak ani karar verip cerrahiye yöneliyor.

Lazer teknolojileri “muhteşem”, “devrim” kelimeleri ile topluma sunuluyor.

Sağlıkla ilgili dürüst bir iletişimde reklâm-propaganda etik değildir.

Lasik Cerrahisi, reklâmı yapılan ürünler gibi bir mal olarak pazarlanamaz.

Hekimlik meslek etiği kurallarının ticari amaç ve reklâm yasağı ile ilgili 11.maddesi şöyledir.
(TTB 47. Genel Kurulunda kabul edilmiştir.,10-11 Ekim 1998)

Ticari Amaç ve Reklam Yasağı :Madde:11- Hekim, mesleğini uygularken reklam yapamaz, ticari reklamlara araç olamaz, çalışmalarına ticari bir görünüm veremez; insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamaz. Hekim, yayın araçlarıyla yapacağı duyurularda varsa, Tababet Uzmanlık Tüzüğü'ne göre kabul edilmiş olan uzmanlık alanını, çalışma gün ve saatlerini bildirebilir. Tabela ve benzeri tanıtım araçlarının biçim ve boyutları yerel tabip odası tarafından saptanır.

Karşımıza kapitalist tüketim toplumu-çok uluslu tekeller ve onların yasaları, özellikle günümüzün tek süper devleti ABD ve oradan tüm dünyaya dayatılan tüketim modelleri vardır.

Pazar incelenir “olabilirlilik araştırmaları yaptırılır, Büyük reklâm kampanyalarıyla topluma “ GEREKSİNİM “ OLARAK DAYATILIR.  Medya destekli etik dışı pazarlama uygulamaları ile tüketim çılgınca desteklenmekte ve artmaktadır

Bunun da aracı medya denilen basın, TV, reklâm araçları, hekim duyuruları, sözde tanıtıcı toplantı, kongre ve sempozyumlar gibi iletişim araçlarıdır

Eğer lazer cerrahisi alanında yeni teknolojileri tanıtmak amacıyla mutlaka reklâm yapılacaksa, TTB, Oftalmoloji Derneği, Sağlık Bakanlığı ve Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonun bunun sınırlarını ve kapsamını yeniden belirlemeli, ayrıca Sağlık Bakanlığının güncel, bilimsel, doğru bilgileri topluma sunan web sitesi kurması gerekir.

Gözlükçülerin lazer cerrahisinin artışında bir sorumluluğu olamaz, çünkü bizler çağdaş insanlarız. Çağdaş olmak teknoloji kullanmayı gerektirir. Bizler lazer teknolojisine değil, etik dışı pazarlanma uygulamalarına ve vatandaşlarımızın bu konudaki bilgi eksikliğinin istismar edilip cesaretlendirilerek, cerrahiye yönlendirilmesine karşıyız.

Her gün ihtiyaçtan fazla, lazer cerrahisi klinikleri mantar gibi çoğalmakta, birbirleri ile de kıyasıya rekabet etmektedirler.

Reklâmlarla gözlük kullanıcılarının beklentileri yükseltmekte asla gerçekleşmeyecek vaatler bilinçaltlarına kazınmaktadır.  Siz bu aşamadan sonra ametrop kişiye hangi lasik komplikasyonunu anlatırsanız anlatın dinlemez, artık onun beklentisi kartal gibi, süper vizyon görmek ve gözlükten kurtulmaktır.

Göze hangi lazer cerrahisi yöntemi uygulanırsa uygulansın, kartal kadar görme keskinliğine ulaşması mümkün değildir. Bu bilimsel ve etik bir yaklaşım olmadığı gibi kabul edilebilir bir durum da değildir.

Bu reklamları gazetelerde okuyan, televizyonlar da izleyen, gözlük kullanıcıları refractive cerrahinin PRK- LASİK, gözün kırılma kusurlarının düzeltilmesi için tek ve kesin bir çözüm olduğuna inandırılmakta, PRK LASİK cerrahisi yaptıran gözlük kullanıcısı yaşamı boyunca bir daha gözlük kullanmayacağına inanmakta, görme keskinliğinin daha da yükseleceğine yaşamı boyunca süreceğine ve yine yaşamı boyunca gözle ilgili bir problem yaşamayacağına inanmaktadır.

Uzak görme kusuru olan birçok kişi, bu problemini çözmek için lazer cerrahisini düşünüyor ve sırf gözlüklerden kurtulmak uğruna, cerrahinin risklerini hiç dikkate almadan ameliyat olma kararı verebiliyor.

Oysa lazer cerrahisi sağlık açısından yapılması zorunlu olmayan kozmetik bir işlemdir.

Sivil toplum örgütleri ve bu örgüt içinde var olan eğitimcilerin en önemli görevlerinden biri de toplumun göz ve görme sağlığının korunması ve devamlılığının sağlanmasıdır.

Yapılan reklamları ve uygulamaları izleyerek , bilimsel gerçekleri halkımıza, meslektaşlarımıza,sosyal güvenlik kurumlarımıza, tüm açıklığı ile anlatılması ve sunulmasıdır.

Ayrıca 5193 sayılı yeni kanunumuz amaç bölümünde toplumun ve fertlerin sağlığını korumayı bizlere  görev olarak  vermektedir.

Unutmayınız ki refraksiyon kusuru insanın en yakın dostu, arkadaşıdır.
İnsan dostundan, arkadaşından kurtulabilir mi?

Gözlük atılacak bir sağlık gereci değil,kültürün çağdaşlığın sembolüdür.

Bunun içindir ki çağdaş batı ülkelerinde gözlük kullanma oranı %55  Türkiye’mizde %13 dür.

Diyelim ki; "Türkiye'deki gözlükçüler yanlış yapmıştır ve Türkiye'deki lazer cerrahisinde bu sebeple artış olmuştur"

Peki Avrupa'dan Türkiye'ye "TURLARLA AMELİYATA GETİRMELER" ve yine Avrupalı hastalardan gelen "şiddetli lazer ameliyatı talebi" ne içindir?

Bunun bir açıklaması varmıdır?

OFTALMOLOGLAR, OPTOMETRİSTLER VE HER KATEGORİDE OPTİSYENİN BULUNDUĞU AVRUPA KENTLERİNDEN ÜLKEMİZE GELEN BU TALEP DE BİZİM GÖZLÜKÇÜLERİMİZİN YÜZÜNDEN MİDİR?

Türkiye’de lazer cerrahisinin artış nedeni, gözlükçüler değil, bu alanda yapılan ETİK DIŞI PAZARLAMA UYGULAMALARIDIR.


Yönetim Kurulu Adına
Başkan
Ali Adem ÖZKAN

Kaynaklar;
Uz DR. Bülent SAVRAN(Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı)(bilim ve Ütopya Temmuz 2000)
www.lasik.info.center

Eczacı-Gözlükçü Taylan KÜÇÜKER
www.sigozder.com

Kaynak: www.angoder.com

 





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - KONFEDERASYONUN TÜRKİYE’DE LAZER CERRAHİSİ NEDEN ARTIYOR SORUSUNA CEVABI
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira