23 Mayıs 2012 14:31Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

MESLEK ÖRĞÜTÜ KÜLTÜRÜ, EĞİTİM VE GÜVEN

    Günümüzün yöneticisi, çabalarını sürdürdüğü ortamda çalışma koşullarını etkileyen faktörleri bilmek, çalışan meslektaşlarının davranışlarını önceden tahmin edebilmek istemektedir. Davranış ve yeteneklerinin önceden bilinmesi, toplumun çeşitli özelliklerinin tanınması, kişi ve toplum kültürün oluşturulması ile olur. Bir bakıma kültür, yaşama tarzıdır. çalışma ve etik kuralları, ilgili meslek örgütlerinin kültüründen doğmaktadır. Kısaca, ilgili meslek örgütünün üyelerinin kendilerine özgü inanç, değer yargıları, çeşitli olaylar karşısında gösterdikleri tavır kültürün sonucu olarak karşımıza çıkar.

 

    Meslek örgütünün içinde oluşturulan alt kültürün, toplumun oluşturduğu üst kültürden etkilenmeyeceğini ifade etmek son derecede yanlış olur. Kültürü oluşturan önemli öğelerden birisi eğitimdir. Eğitimin meslek örgütü kültürünün oluşturulması içindeki fonksiyonu; bilgi, yetenek, proje ve fikirlerin ortak akılla ortaya konulması, geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Ayrıca, bu kültürel değerlerin nesilden nesile ve özellikle günümüzde kurumdan kuruma taşınması, aktarılması eğitimle mümkün olur. Meslek örgütünün kültürünün geliştirilmesinde eğitim çok önemli bir rol oynamaktadır.

   

    Canlı varlıklar içerisinde sadece insan eğilip bükülerek şekillendirilebilir. İnsan şu veya bu yönde geliştirilebilecek ham yeteneklere sahiptir. İnsana bir form kazandırılması bu kazandığı biçimi (rolü) yaşamı boyunca geliştirebilmesi ve işleyebilmesi eğitimle mümkün olabilir. Eğitim günümüzde; sadece geçmişten gelen değer ve kavramların aktarılmasında değil, değişimin sağlanması görevini de yüklenmektedir. Eğitimle, geçmişten gelen ve gerekli olan kültürel değerlerin yeni nesile aktarımı sağlanırken, başka toplum veya kurumlardaki gelişmelerinde alınmasına ve kurum kültürün gelişimine ve değişimine de katkıda bulunulmaktadır. Kültür, sadece güzel ve fazlaca itibarlı olan operaya gitme, güzel resimler satın almak ya da dostlarla güzel bir yemek yemek şarap içerek nutuk atmak, para ile seminerlere katılmak veya benzeri konularla uğraşma değildir. özel çabaların sonucunda da ortaya çıkmazlar. Kültüre, kişiler arası ilişkiler ve etkileşim bakımından topluluğun hislerini ve hareket tarzlarını içine alan bir kavram olarak bakmak gerekmektedir.

 

    Her toplumda benzer kurumlar olabileceği gibi farklı kurumlar da olabilir. Her kurum farklı görev ve işlev gösterebilir. Kurumlar arasındaki farklılığa rağmen ilgili üyelerinin biyolojik, fizyolojik ve duyuşsal alandaki ihtiyaçlar arasında benzerlikler bulunabilir. İnsan topluluklarında olduğu gibi, kurumlar da devamlı olarak teknolojik evrim geçirmektedir. Bu değişim, bilişim çağında ulusların diğer ulusların kültürlerinden etkilenmesine, kurumlarında diğer toplum kurumlarından bilgi ve teknoloji aktarmaları ve değişim sürecinin hızlanmasına neden olmuştur. Bu durum kaybedilmemesi gereken ve geliştirilmesi gereken özgüvenin veya başarılabilecek faaliyet ve gelişimin olumsuz etkilenmesine de neden olabilmektedir. Hızlı değişimin hazmedilmesinde ve güven unsurunun geliştirilmesinde eğitimin önemli bir yer tuttuğu değerlendirilmektedir. özellikle meslektaşlarımız ve yönetim kademesinde yer alacak/alan yöneticilerimizin daha yüksek düzeyde eğitim alması gerekmektedir. Nitelikli insan kaynaklarına sahip olmayan, insan kaynaklarını niteliksel açıdan geliştiremeyen, nitelikli insan kaynağına yükselme ve kendini geliştirme fırsatı sağlayamayan buna bağlı olarak da bu kaynağın kurumda kalmasını ve kurum kültürünü geliştirmesini sağlayamayan organizasyonlarında nitelikli hizmet üretmesi mümkün değildir. Bu nedenle, etkin kariyer yönetimi ve üstün hizmet kalitesi arasında doğal bir korelasyon bağlantısı bulunduğunu ifade etmek yanlış değildir.

   

 

    Kurum içi ve kurum dışı iletişim etkinliğinin ve meslek örgütüne olan saygınlık ve güvenin artırılmasında nitelikli ve eğitimli meslek adamlarının etkisi tartışılmayacak kadar büyüktür. Toplumların teknolojik düzeyi ve kültür düzeyi zamana bağlı olarak değişmektedir. Bu değişimin sebebi toplumun kendi yarattığı teknolojik evrimi olabileceği gibi, başka toplumlardan teknik bilgi sağlanarak da gerçekleşebilir. Teknik gelişme; ülkelerin, teknolojik gelişimi, kültür yapısı, sahip olunan doğal ve ekonomik kaynaklar, karşılanması gereken ihtiyaçlar, karşı karşıya bulunulan şartlar dikkate alınarak önceliklendirilir. Yeniliklerden korkmak çalışma ortamı içerisinde uygun bir güdü kaynağı değildir.

 

    Korkunun ve kişisel egonun hâkim olduğu her ortamda yaratıcılık azalır ve güven kaybolur. Bu nedenle etkili, insan ilişkileri ortadan kalkar. Ancak gerek sosyal gerekse teknolojik anlamdaki yenilik ve gelişmeler eğitim yolu ile tam olarak aktarılamadığı takdirde eksik ve yanlışlıklar yaşanacaktır ve artması gereken güven azalacaktır. Meslek örgütleri meslektaşlarının değerini yükseltecek ve geliştirecek işlev üstlenmelidir. Onları asla toplum önünde küçük düşürmemeli(2000 gözlükçü sahte ölü ya da kaçak gibi), eksikliklerini gidecek projeler üretmelidir. Meslek örgütlerinde siyaset değil mesleğe meslektaşa hizmet üretilmedir.(Sözde! Kursa karşıyım eğitimin alternatifi eğitimsizlik olmaz diyeceksin. Sonra mezun olan kursiyerlere otobüs tahsis edeceksin. Ya göründüğün gibi olacaksın ya da olduğun gibi görüneceksin) Moral ve kendine güvenin kazanılmasında en etkili unsur eğitimdir.

 

    Doğal olarak iyi yetişmiş ve bireysel gelişimini tamamlamış meslektaşlarımızın daha iyi gelişmesinde diğer etkili unsur ise; yaptığı görev ve başarıdan duyulan hazzın hissedilmesidir. Moral ve kendine güvenin artırılmasında diğer argümanlara göre ikinci derecede etkili olmaktadır. Maslow?un ihtiyaçlar pramiti moral ve güven faktörünün geliştirilmesinde takip edilmesi gereken etkili yolu göstermektedir. Meslektaşlarımızın temel ve güvenlik ihtiyaçları karşılandıktan sonra bir grubun üyesi olma ihtiyacı doğmaktadır. Bunu sağlamanın en önemli koşulu ise etkili, ısrarcı ve ihtiyaçlara cevap veren, görev ve yaşam kalitesi ile ilgi alanlarını artıran tüm meslek yaşamına dağıtılmış eğitimdir. Eğitimin adil, taraf gözetmeden hak edenin hak ettiği kadar alacağı bir plan ve program içerisinde yürütülmesi, ait olduğu kurum içerisinde hak ettiği rolü oynaması ayrıca önem taşımaktadır Bir meslek grubu içerisindeki insanların yetiştirilmesi toplum yaşamı içerisinde çok önemli yer tutmamaktadır. Toplumun tüm kesimlerinde genel başarının yakalanabilmesi için eğitimin tüm kademelerinin hatasız, ısrarcı, bütünlük ve koordineli şekilde çalışması ve ihtiyaçları karşılayacak şekilde faaliyet göstermesi gerekmektedir. çok önemli bir sağlık mesleğinin mensuplarıyız. Bu sorumlulukla her zaman ticari değil mesleki düşünmek zorundayız.(bir dolara alıp 40 milyona satıyorlar deme yerine alınan ücretin meslek bilgimizin bedeli olduğunu söylemek gibi). Kurumsal kimliğini tamamlamış meslek örgütlerinin, bir meslek kültürü olur ve daha sağduyulu davranır. Bu kültür oluşmamış derneklerde meslek etiği olmaz meslektaşlarına hırsızda der hakaret de eder, çamurda atar. Birbirimize daha hoşgörülü ve saygılı olmalıyız. Unutmayınız ki öğretim ayrı eğitim ayrı, öğretim ve eğitimini yurt dışında! Almış olmak apayrı şeydir. Bireyin iyi insan olabilmesi insanlığa ve mesleğine ne kadar yararlı olabildiği ile orantılıdır, bu sebeple

 

    Konfüçyüs?un şu sözleri ile yazımı bitirmek istiyorum ?Kişi bilgi sahibi olamadan nasıl insanca olabilir ki?? Hepinizi saygı sevgi ve dostlukla selamlıyorum değerli meslektaşlarım.

 

Kaynaklar; Bayram KAYA Yönetsel ve iş iletişimi siyasal kitapevi 2003 ANKARA Yrd. Doç. Dr Adem. Bilgi çağında yönetim. öğüt ANKARA Nobel yayın dağıtım 2001 Kendinizi ve başkalarını motive –Timaş basım Ticaret 1997 İstanbul Song H. Kim İşletmelerde Davranış Prof Dr İlhan ERDOĞAN İstanbul üniversitesi 2003

Yazan:Taylan KüçüKER

Kaynak:Optimedia Optik Haber Dergisi(Haziran 2006)





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - MESLEK ÖRĞÜTÜ KÜLTÜRÜ, EĞİTİM VE GÜVEN
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira