24 Mayıs 2012 8:32Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

TARİHE NOT DÜŞMEK !!!!! BUGÜNLERE NASIL GELDİK?

TARİHE NOT DÜŞMEK !!!!! BUGÜNLERE NASIL GELDİK? YARIN NERDE OLACAĞIZ? 

 

TARİHE NOT DÜŞMEK !!!!! BUGÜNLERE NASIL GELDİK? YARIN NERDE OLACAĞIZ?

Mesleğimiz, sistemli, planlı, sürekli olarak perakende ve tedarikte tekel oluşturmak isteyen sermayenin karını artırmaya yönelik biçimde dönüşüme uğratılmaya çalışılmaktadır.

“Siz zam istiyorsunuz ama bazı meslektaşlarınızda gelip bizlere diyor ki, devlet ödemeleri kaldırsın,biz daha çok kazanırız.””

 Taylan Küçüker

 Gerek SGK başkanı Sayın Fatih ACAR, gerekse GSS Genel müdürü Sayın Sami TÜRKOĞLU, yerlerine yakışan son derece zeki akıllı konularına hâkim bürokratlar. İyi dinliyor ve iyi analiz ediyorlar. Düşüncelerini çok açık dolandırmadan ifade ediyorlar.

Konfederasyon ile SGK yetkilileri arasındaki görüşmeler yemekle birlikte 2 saatten fazla sürdü. Çok sıcak seviyeli ve yararlı bir toplantı oldu.

Bu toplantı içerisinde üst düzey bir kurum yetkilisinin şu ifadesi en can alıcı sözlerdi,”tamam hocam söyledikleriniz doğru katılıyoruz bunlara,   Siz zam istiyorsunuz ama bazı meslektaşlarınızda gelip bizlere diyor ki,  devlet ödemeleri kaldırsın, biz daha çok kazanırız.” 

Tabiî ki bunları söyleyenler kim diye soramadık, sormamız etik ve doğru olmazdı, sorsak dahi, bu görüşleri sunanları deşifre etmeyeceklerdi. Devlet ödeme yapmasın diyenler kimler?

Neden böyle diyorlar? Neden böyle söylüyorlar? Amaçları nedir? İkiyüzlü politikaları bırakıp, kimliklerini mertçe açıklamalarını merakla bekliyoruz.

Bu küresel krizde gözlükçüleri ezecek politikaları teşvik etmek nasıl mesleğe hizmet oluyor?  Sektörün altını oyacak, geleceğine ipotek koyacak, bu çalışmaları yapanları bırakın, devlet ödeme yapmasın düşüncesini aklından geçiren bana göre meslek haini hatta vatan hainidir.

Niçin mi böyle söylüyorum?

Çağdaş kalkınmış toplumlar eğitim ve sağlık, problemlerini çözen toplumlardır. Bu yüzden gözlük kullanma oranları %60 lara ulaşmıştır. Bizde bu oran %15 lerdedir. Eğitimin temel şartı görmektir. Görmeden eğitim ve öğretim olur mu? Eğitim ve öğretimini geliştirmeyen toplum çağdaş olabilir mi? Bu zihniyetle Büyük Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyet seviyesini nasıl aşacağız?

 Asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının da altında, bu gelir dağılımı ile mi ,%60 gözlük kullanma oranına ulaşıp çağdaş olacağız? Gelir adaletli dağılmıyor ülkemizde.70 milyonluk ülkede 600 bin gazete satılıyor. Bunu sadece okuma özürlü bir toplumuz diye izah etmek mümkün müdür? Görmüyor ki okusun, görmenin kendi gördüğü kadar olduğunu zannediyor. Trafik kazalarının göz ardı edilen en önemli sebebi yeterli görme keskinliğine sahip olmayan bireylerin trafikte dolaşmasıdır. Bugün 4,5 milyon Norveç te 3 milyon gazete satılıyor, 4,5 milyon Norveçlinin yaptıkları harcama ülkemizdeki 35 milyon insanınkine eşit. Böyle ekonomik güce erişmiş toplumlarda devlet bir gözlüğe 20 Euro verse ne olacak? Vermese ne olacak? Japonya da günde 25 milyon gazete satılıyor.

 

Dünya sağlık örgütünün resmi verilerine göre ülkemizde körlük oranı AB ülkelerinden yüksektir. Göz ağrısız kör olur. Koruyucu sağlık hizmetleri sunulmazsa bu faciaya dönüşür. O zaman devlet sağladığı tasarrufundan, misli ile fazlasını harcama durumunda kalır.Bu konuya ticari değil mesleki yaklaşarak analiz etmek gerekir.

Batıda Sağlık ve Eğitim problemleri çözmeyen bir toplum var mı? Gelir adaletli dağıtılıyor. Asgari ücret 1500 Euro, sokakta boş gezenin cebine 750 Euro işsizlik sigortası primi veriliyor. Toplum göz ve görme sağlığında belli bir bilinç seviyesine gelmiş, görmenin ne olduğunu ve önemini biliyorlar. optometri ilmi sayesinde, görme testine kolay hızlı ucuz ulaşıyorlar. Özel sağlık sigortaları ödeme yapmayan ülkelerde bu ihtiyacı karşılıyor, özel sağlık sigortası ülkemizde daha %1 lerde.

Almanya’da devlet ödeme yapmıyor, biz Almanya’dan zengin miyiz diyene kadar, önce ürkeninizi Almanya daki sağlık, eğitim ve ekonomi seviyesini taşıyın, sonra bu politikaları savunun.? Sağlık harcamalarından aldığımız pay zaten çok küçük bir meblağ ( %1 den az)

Sağlanan 25 milyon TL, yarım günlük ilaç ya da tedavi giderini ancak karşılar.

Gözlükten yapılacak tasarrufla mı bu ülkenin sağlık sorunu çözümlenecek?

Tasarruf yapılabilecek o kadar çok alan var ki?

Ülkede 9,3 milyon insanın yeşil kartı var. Bunlara 4,5 katrilyon sağlık harcaması yapılıyor.

Bu alanda inanılmaz israf ve istismar var. En büyük kara delik hala yeşil karttır. Akıllı ilaç kullanımı ile 1 milyar dolar tasarruf sağlanabilir. Tedavi hizmetlerindeki artış devasa boyutlarda 13 katrilyon tedavi hizmetlerine gidiyor.

Diğer sağlık harcamaları misli ile artarken, Gözlük Fiyatları sürekli neden tasarruf adı altında 4 senedir baskı altında tutuluyor ve aşağı çekiliyor?

Müesseseleri ekonomik olarak güçsüz kılarak kapanmalarını sağlamak amaçlanıyor.

Sağlığı yani optisyenlik mesleğini piyasalaştırırsanız, bunu ekonomik gücü olanlar

yapar, yani zincirlerin eline geçer. Bu küreselleşme adı altında topluma yutturuluyor

Artık Allah'a şükürler olsun ki küreselleşmede duvara toslamış kapitalist sistemlerde

iflas etmiştir. Bugün kapitalist toplumlar şirketlerini kurtarıyor. Liberal ekonomi kapitalist ekonominin ta kendisi, bu ABD de AB dede iflas etti.

Almanya’da Filman Optik zincir mağazalarının sayısı 522 ancak yaptığı ciro 677 milyon Euro, bu rakam Türkiye’deki 4500 mağazanın yaptığı toplam cirodan fazla. Apollo optik mağazalar zincirinin 300 şubesi var. Yaptığı ciro 300 milyon Euro, Almanya da ilk on sırada bulunan 1555 zincir optisyenlik müessese zinciri toplam cironun %40 ‘ı kadar pay almaktadır. Almanya’da 9000 civarında optisyenlik müessesesi bulunmakta ama maalesef bireysel optisyenlik müesseseleri hızla kapanmaktadır.

Ülkemizdeki küçük küçük müesseseleri yaşatmamız sosyal devlet olmanın gereğidir.
 İşte bunları yok ederseniz asıl o zaman devleti ve halkı soydurur talan ettirirsiniz. Göz ve görme sağlığına da en büyük kötülüğü yapmış olursunuz Yunanistan ve İngiltere dışında ödeme yapılmıyor söylemi de eksik bilgilendirmedir.2 Ülke dışında, AB ülkelerinde tamamen kaldırılması söz konusu değildir. Özellik çocukların ve yaşlıların görme test ihtiyacı ve görme sağlık gereci camları yine karşılanmaktadır.

 Ülkemizde el sanatları kisvesinden mesleğimiz maalesef kurtulamamıştır AB de bu meslekler artık koruyucu sağlık meslekleri sınıfında değerlendirilerek, optometri ile entegre olmaktadır.

Devlet ödemeyi kaldırsın demek ülkemizde halk sağlığı adına cinayettir.!!! 

   Düşünün bir çocuk şaşı 6 yaşına kadar bunun gözlükle tedavisi mümkün. Basit ucuz bir optik sağlık gereci ile düzeltebilir, görmesini eğitimini almasını sağlayabilirsiniz 6 yaşından sonra geçmiş olsun ancak ameliyatla düzelebilir. Biz ilimizde yaptığımız göz taramalarında refraksiyon kururu düzeltilmediği için 3 cü sınıfa giden oluma yazma öğrenmemiş öğrencilerle karşılaştık.

Gözde Ampliyopi olursa, bu bir anlamda o gözün kaybolması kör olması anlamına  gelir. Bu yüzden batı toplumlarında bile günümüzde çocuklar ve yaşlılar için görme gereci, camlar ve görme testi ücretlerinin ödenmesi yönünde politikalar izlenir.

Bizim fiyatlar konusundaki mücadelemiz kesintisiz sürecek, bu aylar sürse de iyileştirmeleri sağlayacağız, artık geri dönüşler kayıplar söz konusu olmayacak ,

Bu konuda bazı çalışmalar konfederasyon tarafından planlanmakta ve yürütülmektedir.

Devletin gözlük ödemelerini kaldırması söz konusu değildir. Estetik cerrahi ve alternatif tıp hizmetleri dışındaki tüm sağlık hizmetleri ödenmektedir.

Eczacılar, Ankara da alanlara 32.000 Eczacı ve çalışanını toplayarak bir miting yaptı bu miting de 3.000 polis görev yaptı.81 ilden 500 otobüs kış kıyamette Ankara da toplandı. Temel itirazları SGK ile problemleri değildir. Eczacı –Eczacı ortaklığı ile eczacılık alanında oluşturulmak istenen zincirleşme sürecinin engellenmesiydi. TEB, 24 bin Eczacıya yazılı olarak dilekçe ile Eczacı –Eczacı ortaklığını istiyor musunuz diye sordu. Tamamına yakını bunu kabul etmedi. Bu dilekçeler ilgili Bakanlıklara sunuldu. AB ülkelerinde zincir Eczacılık uygulamaları olduğu ülkeler var. Örneğin İngiltere, Danimarka gibi, ama İspanya, Fransa, Avusturya, Yunanistan gibi ülkelerde ise kanuni mevzuat ülkemizdekine benzer. Zincir olan ülkelerin sağlık harcamaları daha da artmış şimdi bu uygulamadan dönmenin yollarını arıyorlar. TC Sağlık Bakanlığı’na ve Eczacılara rağmen böyle bir yasa meclisten geçirebilir mi? Geçirilebilir? ,böyle bir durumda en önemli ayrıntı böyle bir yasayı tek bir eczacının ya da meslek örgütünün desteklemeyeceğidir.

  Gözlükçülük alanında ise kanun ve kurs la birlikte yürütüldü. 23 dernekten sadece birisi mesul müdürlük sistemini istedi ve destekledi. Bir dernekte gözlükçü- gözlükçü ile ortak olsun önerisinde bulundu. Diğer derneklerin tamamı mesul müdürlüğe karşı çıktı. Böyle bir hayati konu üyelere sorulmadı. Görüşleri alınmadı. Bizler O günlerde bu uygulamanın sonucunun zincir olacağını söyledik. Ama o dönemde bir başkanımız, ben kursu açtırmayacağım, eğitimin alternatifi eğitimsizlik olmaz, Başbakan arkadaşım ona çıkar yine kursu açtırmam, bizlere, kurs isteyenlerde mesleklerini mesul müdürlük sistemi ile bu mesleği yapsın dedi.  Bildiğiniz gibi hem kurs açıldı hem de mesul müdürlük çıktı. Daha sonra öğrendik ki kursa karşı olan!!! bu meslektaşımız bir dernek başkanı ile AKP grup başkanının evine giderek kursun çerçevesini çizmişler.

 Daha sonra bu başkan mesul müdürlük için AB müktesebatıdır demeye başladı. Bunu da TEB ‘ne sorduk Sağlık AB müktesebatımıdır? Mesul müdürlük müktesebat gereğimidir diye? Gelen cevapta Sağlığın AB müktesebatı olmadığını, 25 AB birliği ülkesinin birliğe girerken sağlıkla ilgili hükümlere şerh koyarak girdikleri yönündeydi. Mesul müdürlük sistemi böyle bir oldubittiye getirildi. Oysa sektörü ilgilendiren böyle bir konuda tüm sektörün mutabakatının sağlanması şarttı. Bu yapılmadı.  

Bugün mesul müdürlüğe karşıyım demek mesul müdürlüğün var olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Geldiğimiz noktada; SGK ödemeleri devam ettiği sürece, 5 sene sonra benim kanımca Türkiye’de %35–45 piyasa payına hâkim olmuş zincirlerle birlikte çalışacağımızı bütün meslektaşlarımızın bilmesini isterim. Bu Pazar payının düşük ya da yüksek olması bizlerin duyarlılığına bağlıdır.  

Benim bütün meslektaşlarıma tavsiyem ve önerim şudur. Rekabeti fiyatla yapmasınlar bilgilerini satsınlar, bilgi ve teknoloji eksiklikleri varsa bunları giderip geliştirsinler. Katkı paylarını ve farklarını alarak müesseselerini yaşatmaya çalışsınlar. Bunları yapmayan ya da yapamayanlar 5 sene sonra bu sektörde maalesef olmayacaklardır.

  Mesleğimiz, sistemli, planlı, sürekli olarak perakende ve tedarikte tekel oluşturmak isteyen sermayenin karını artırmaya yönelik biçimde dönüşüme uğratılmaya çalışılmaktadır.

Bu gün yaşadığımız kaotik durumun mimarları, hala mesleğe hizmet ettiklerini iddia etmekte ve itibar görmektedirler.

Meslek örgütlerini ve başkanlarını izlerken, ne söylediğine, neye inandığına değil, ne yaptığına baksınlar. Söylemlerle sonuçların farklı olacağını unutmasınlar. Bazen güzel süslü (yalan ve içi boş sözler) gerçekleri örtebilir.

Saygılarımla

Taylan KÜÇÜKER

İŞTE  SÖZÜN BİTTİĞİ NOKTA BURASI. “ANLAMAYANA DAVUL ZURNA  AZ, ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ”

KAYNAK.     www.sigozder.com

 

 

 

 

 

 

 

 





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
Gönderen: efemera E-Posta Adresi: efemera_2007@hotmail.com Tarih: 20.01.2009 9:40:
Güzel bi yazı olmuş öncelikle teşekkür ederim.Daha önceki yorumumda göz rahatsızlıklarının devlet tarafındna galeye alınmadıgını bunun ölümcül vaka olmadıgını düşündüklerini fakat hayatı felç eden bi faktör oldugunu görmek istemediklerini sölemiştim.Sizin yazınızda bunu desteler nitelikte.Daha önceki yazılarımdan birindede devlet ödemesin daha iyi dmeiştim.Fakat sizin sölediğiniz kişilerle benim sölemim farklı benimki biyerde sitemdi.Anladıgım kadarıyla lüks markalaşmış ve zaten develtin 35 tllik ödemesini galeye almayan ve dediğiniz gibi küçük esnafı yok etmeye çalışan godaman kişiler tarafından bu isteniyo.Bunu iizn vermemeliyiz.Fark alınmadan gözlük veriliyor afişlerinin çogalacagından eminim bu sürürmden kazanmak mantıgını güden kişilerin kalitesiz iş yapmalarına sebep olacak ve elbette ceremesini gene kendileri göreceklerdir.Tekrar teşekkürler yazı için...
MERGOPDER - TARİHE NOT DÜŞMEK !!!!! BUGÜNLERE NASIL GELDİK?
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira