TEBRİKLER SAYGI DEĞER ECZACI ARKADAŞLAR VE ECZACILAR ODASI. KALBİMİZ SİZLERLE. SİZİNLE GURUR DUYUYORUZ.
Mesleki haklarını arayan eczacılara devletle kavga ediyor vatan haini diyebilir miyiz?
ECZACI KAMUOYUNA !
Değerli meslektaşlarımız;
Bölgelerarası toplantıda alınan miting kararından önce yaptığımız tüm yayınlarda; asla mesleğimizden vazgeçmeyeceğimizi, 2009 yılının mesleğimize yönelik yıkıcı saldırıları yapanların sonuç almak için yasal değişiklikleri zorlayacakları bir yıl olacağını, ve bu süreçte eczacıların birlik ve beraberlik içerisinde kararlı bir karşı duruş sergilemesi gerektiğini, geniş katılımlı toplantılar yapılmadan alınan kararların ve tabana rağmen imzalanan protokollerin, ben yaptım oldu anlayışının bizi yöneten herkes tarafından terk edilmesi gerektiğini vurgulamıştık.
Zira; eczacı camiasının hata ve ihmale artık tahammülü kalmamıştır. Bu yüzden; ortaya konulacak eylem ve tavırların içeriğinin tam doldurulması, güven erozyonu oluşturacak davranışlardan uzak durulması gerekmektedir. Bu amaçla, çözümün bir parçası olmak adına, içinde bulunduğumuz hassas ve zorlu süreci aşmak için eczacı kamuoyuyla görüşlerimizi tekrar paylaşma ihtiyacı hissediyoruz.
Değerli meslektaşlarımız;
Yaşadığımız sorunların çözümü için yapılan bütün uğraşlara rağmen mesleğimizi yeniden şekillendirmeye yönelik girişimler hızını ve şiddetini arttırarak devam etmektedir. En önemli güvencemiz olan 6197 sayılı Eczacılık Kanunu dahil ilacı ve eczacılığı ilgilendiren tüm mevzuatta yapısal değişikliği sağlayacak yasal değişiklikler hazırlanmakta ve hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.
2002 yılında eczacıların %10 peşin iskontosunun kaldırılması ile başlayan ve 2004 yılındaki ilaç fiyat kararnamesiyle elimizden alınan ve halen elimizden alınmaya çalışılan haklarımız için zamanında yeterli direncin gösterilmemiş olması eczane ekonomilerimizi içinden çıkılamaz bir darboğaza sürüklemiştir. Bu ekonomik yıkımın yanı sıra hayata geçirilen ve geçirilmek istenen yasal değişikliklerle de mesleğimize son bir darbe vurulmak istenmektedir. 2002 yılında yapılan ve yarım bırakılan kapatma eyleminin ardından edilgen bir tutum içine giren meslek örgütlerimizin tümünün bir miting düzenlemiş olmasının bu olumsuz gidişe bir dur deme fırsatı yarattığını ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Öncelikle;
Çok değil, 4–5 ay önce eczanelerimizin vitrinini karartıp vazgeçilerek ertelenen kapatma eyleminin gündeme alınıp alınmadığını eczacı kamuoyunun bilmesi gerekmektedir. Çünkü, miting sonrası isteklerimizin kabul görmemesi durumunda izlenecek eylem takviminin yapılacak geniş katılımlı toplantılarla belirlenmesi ve eczacı kamuoyunun eylem sürecini sahiplenmesi ve bu sürece hazırlanması, yerel seçim çalışmalarında olanlar ile bölünmüş bir izlenim verenlerin mitingi sahiplenmesi, mesleğimiz açısından yaşamsal önem taşımaktadır.
Zira; miting sonrası anılarda kalacak birkaç fotoğraf mesleğimize hiçbir kazanım getirmeyeceği gibi eylem planı belirlenmemiş miting sonucu isteklerimizin elde edilememesi de hepimizin kaybı olacaktır.
BU MİTİNG , DAYATMALARA KARŞI SESSİZ KALINMAYACAĞININ “İLK ADIMI OLDUĞU” MESAJININ ÇOK KUVVETLİ VERİLDİĞİ BİR EYLEM OLMALIDIR.
Bu çerçevede de tertip komitesince belirlenen mitingin taleplerinin ve;
SGK ile yılbaşından itibaren geçerli olacak protokol görüşmelerinin eczacı kamuoyunun beklentilerine cevap vermemesi durumunda izlenecek yöntemin ve yapılacak eylemin,
5510 sayılı kanunda %75-90 olarak belirlenen avans ödemesine yönelik düzenlemenin değiştirilmesi için başlattığımız yasa değişikliği talebinin,
Tarım Bakanlığı'nın bitkisel ilaçları sahiplenmeye yönelik hazırlamış olduğu taslağa olan karşı duruşun,
Eczacı kar oranlarının arttırılması ve reçete başına meslek hakkının hayata geçirilmesi taleplerinin,
Tümünün ülke genelinde yapılacak geniş katılımlı toplantılarda karara bağlanması ve miting sonrası eylem sürecinin bir ve bütün olarak belirlenmesi gerektiğinin altını bir kez daha önemle çizmek istiyoruz.
Ortaya konulacak net taleplerin ve bunları elde etmek için gerçekleştirilecek eylem kararlılığının mitingin başarısını olumlu yönde etkileyeceği göz ardı edilmemelidir.
Değerli meslektaşlarımız;
Amacı mesleğin ve meslektaşlarımızın sorunlarını ortadan kaldırmak olan her girişim, emek ve sarf edilen çaba kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin bizler için değerlidir ve sendikamızca her türlü destek bundan önce olduğu gibi mesleğimiz adına her zaman verilecektir.
21 Aralık 2008 tarihinde Ankara’da yapılacak olan mitingin haklarımızın alınması için yapılan son eylem değil, eczacıların tüm hakları kazanılıncaya kadar devam edecek eylem sürecinin ilk adımı olacağını umut ediyor ve bu çerçevede yapılacak bütün eylemlerde diğer meslek örgütlerimizin yanında olacağımızın açıkça bilinmesini istiyoruz.
Bu eylemi başlatan meslek örgütlerimiz çok büyük bir sorumluluğun altına girmişlerdir. Bundan sonraki eylemler zincirini de korkusuzca belirlemek ve hayata geçirmek için şimdiden hazırlıklarını yapmak ve eczacıların haklarını arama yönünde ne kadar kararlı olduklarını ilgili tüm çevrelere açıkça göstermek zorundadırlar.
Bu zorlu süreci mutlaka aşmak zorundayız.
Bizler inanıyoruz ki;
Eğer bizler birlik olur ve istemezsek, BAŞARAMAZLAR!
Saygılarımızla...
TEİS YÖNETİM KURULU
|
21 ARALIKTA ANKARA KOLEJ MEYDANINDAYIZ!
|
|
|
|
|
|
Sevgili Meslektaşlarım,
Bizler Türkiye’de, Türkiye’nin en ücra köşesine dahi ulaşan bir yaygınlıkta sağlık danışmanlığı hizmeti veren bir mesleğin temsilcileriyiz. İlaç uzmanıyız. Sağlık danışmanıyız. Sağlık zincirinin ilk ve son basamağıyız. Bizler sağlık emekçiyiz.
Bugüne kadar kendi görevlerimiz ve sunduğumuz hizmetin niteliğini geliştirmek ve güçlendirmek adına en çok çaba harcayan meslek dallarından biri eczacılar oldu. Bu konuda herkes hakkımızı teslim etmek durumundadır. Yalnızca bununla sınırlı değil, bizler ilaç gibi hayati öneme sahip bir ürünün uzmanı ve sunucusu olarak defalarca çeşitli fedakarlıklarda bulunduk. Toplumun sağlığını her türlü değerin önüne koyduk ve türlü çeşit haksızlıklara farkında olarak göz yumduk dertlerimizi haklı taleplerimizi tüm muhataplara doğru anlatabilmek için insan üstü, kurumlar üstü çabalar sarf ettik. Yalnızca muhalif olmadık, nedenlerimizi bilimsel verilere dayanarak anlattık, alternatifler geliştirdik. Yılmadan, bıkmadan, usanmadan sorunlarımızı dillendirdik, taşı delenin suyun gücü değil sürekliliği olduğunu bilerek…
Ancak geldiğimiz noktada bıçak kemiğe dayandı. Bizlerin, büyük, küçük eczanelerimizin dayanacak gücü kalmadı. Sağlıkta dönüşümün faturasının topluma ve sağlık çalışanlarına çıktığı, bu arada sağlık harcamalarının özel kurumlarının lehine arttığına tanık olduk. Eczacılar içinse, dönüşüm her gün daha fazla fedakarlık, isteyerek yapmazsak da örgütlü gücümüzü ortadan kaldırmaya yönelik hamleler oldu. Bizlerin dayanışma içinde güçlü olduğumuzu bildikleri için önce dayanışmamıza, dayanışma biçimlerimize saldırdılar. Birliğimizin sözleşme yapma yetkisini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulundular, ilaç suiistimalini ve etik bozulmayı önlemek için kurduğumuz eşit dağıtım sistemini ortadan kaldıracak düzenlemeler yaptılar. Bizler, buna göz yummayacağız. Eczacılık mesleği için yıkım demek olan uygulamalara son vermek için direneceğiz.
· Muayene ücreti uygulamasına son verilmesi
· Kamu kurum ıskontolarının eczaneler üzerinden kalkması
· Provizyon sisteminde hasta ve eczacıyı mağdur eden uygulamalara son verilmesi
· 6197 sayılı yasamızın ihtiyaçlarımız (sınırlama) doğrultusunda değiştirilmesi, “eczanenin sahibi ve mesul müdürü eczacıdır” maddesine dokunulmaması
· Eczanelere yönelik %100 avans ödeme uygulamasının devam etmesi
· Faktör ve diyaliz reçetelerinin eşit dağıtımı uygulamasının devam etmesi
· Yeşil kart ve konsolide bütçede geri ödeme gecikmelerinin önlenmesi
· İlaç Fiyat Kararnamesi’nin değişen koşullara göre yeniden ele alınması
· Eczacıya karşıladığı reçete başına meslek hakkı ödenmesi
· İlaç Takip Sistemine depoların da geçmesi ve eczacıya yönelik stok affı
· Günübirlik tedavi uygulamasına son verilmesi
· Aşıların eczane dışına çıkartılmaması
· için mücadele edeceğiz.
Sevgili Meslektaşlarım,
Hep beraber bir yola çıkıyoruz. Geri dönüşü olmayan bir yol. Haklarımızı alıncaya kadar o yolda yürüyeceğiz. Kapı komşumuz, yan dükkandaki meslektaşımızla birlikte, Hastalarımızı gözeterek, onlarla dayanışma içinde, “Bizim eczane”yi yaşatmak için… 21 Aralık’ta Ankara’da olacağız. Türkiye’nin dört bir yanından geleceğiz. Ortak kaderimizi yeniden yazacağız. Sermayeye, bürokrasiye teslim olmayacağız. Sağlık, meslek ve yaşam hakkımız için alanları dolduracağız. Hep beraber “ARTIK YETER!” diyeceğiz!
Ecz.Erdoğan Çolak
Türk Eczacıları Birliği Başkanı
|
|
|