Bir dernek böyle bir açıklamada bulunmuş “.İptal kararı ile ortaya çıkan boşluğun ve uygulamada karşılaşılan birçok aksaklığın (reklam faaliyetleri, tabelalar, vitrin yazıları vb) çözüme kavuşturulması adına gerekli olan yasal dayanağın oluşturulması için Sağlık Bakanlığı nezdinde yürüttüğümüz yasal düzenleme çalışmalarımız devam etmektedir.”
"Mesleğimizin Güvencesi" olduğunu iddia eden oluşumun yaptığı gibi, yapılan eylem hakkında yetkili makamın kararı olmadan, hiçbir meslektaşını teşhir etmemiştir ve etmeyecektir.”
73 milyon 'a GÖZLÜKÇÜLERİ TEŞHİR EDEN KİM?
Gözlükçünün ruhsatı ya sahte ya da ölülere ait
Tüm Optik ve Optimetrik Meslekler Birliği Derneği, gözlükçüler üzerinde yaptığı araştırmada ilginç sonuçlara ulaştı. Türkiye'de 2 bin gözlükçü, ölmüş kişilerin ruhsatlarıyla ya da sahte belgelerle çalışıyor.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=150117&keyfield=67C3B67A6CC3BC6BC3A7C3BC6C6572696E
İTO MESLEK KOMİTESİ ZÜMRE TOPLANTISI MAYIS AYINDA GERÇEKLEŞTİ
Abdullah AYDIN /Türkiye Optik ve Optometrik Meslekler Derneği Başkanı, yaptığı konuşmada şunları ifaede etmiştir. Resmi kurumların gözlük ödemeleri konusunda gözlükçüler devlette doğru anlaşılamıyor ve yanlış anlaşılmalar gözlükçülere zarar veriyor. Biz yalnız mesleğin çıkarlar doğrultusunda değil, devleti de düşünen projeler yapıyoruz. Resmi kurumlarda birkaç gözlükçü art niyetli olarak menfaat sağlıyor. Biz bunu engellemek için devletin ödediği organik cam paralarının Aşağı indirilmesini sağladık.
http://www.sigozder.com/icerikleri_goster.php?haberid=310
…………………………………………………………………………………………
TAŞ DEVRİ TAŞLARIN BİTMESİ İLE DEĞİL VİZYON VE KAFALARIN DEĞİŞMESİ İLE BİTMİŞTİR(ANONİM)
Sektörün sorunu, vitrin yazıları tabelalar ve reklamlar değildir. Sadece bu yönde bir çalışma yapılıyorsa palyatiftir. Taş devri taşların bitmesi ile değil vizyon ve kafaların değişmesi ile bitmiştir Teşhir ve ihbarın ağababasını yapıp sonrada meslektaşlarınızı teşhircilikle suçlamak en hafifinden ayıptır. Bu iddialara cevap bile verilmez. Kaldı ki mevzuatta hiçbir boşlukta yoktur. Gözlükçüleri talep yaratmaya haksız kazanç, haksız rekabet sağlamaya reklam yolu ile yönlendirme yapmaya özendirmenin neye hizmet olduğu, kimin değirmenine su taşındığı açıktır. Mesleki mevzuatımıza göre, reçete ile satılan optik ürünler için reklam kampanya yapılamayacağı çok açıktır Aslında çözmemiz gereken öncelikli sorunlar nelerdir? Sektör neden hala 1940 larda kalmıştır? Neden inkişaf edememiş değişememiş ve gelişememiştir.?
· Neden gözlük kullanma oranı batıya göre ülkemizde düşüktür?
· Neden Trafik kazaları ülkemizde batıya göre yüksektir? Her yıl kurtuluş savaşından fazla vatandaşımızı feci trafik kazlarında kaybediyoruz. Günde 30 kişi ölüyor bir o kadarda yaralı, mal kayıpları da cabası.
· Türkiye AB üyeliğe aday ülke henüz optometri eğitimi neden başlamamış, Okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüksek neden bu insanlar 8 sene zorunlu eğitim olan ülkede en basit eğitim formasyonu olan okuma yazmayı 8 senede öğrenemiyor?
· Neden gazete okuma oranları akıl almaz promosyonlara rağmen, 800 binler civarında kalıyor? Türkler okuma yazmayı sevmiyor diyerek bunu açıklamak bu insanlara saygısızlık değil midir?
· Neden körlük oranı batı ülkelerine göre bizde yüksektir.?Koruyucu sağlık hizmetlerini geliştiremezsek ,bu dayanılmaz acıları ailelere yaşatırız.
· Gözlük kullanmamanın ya da başka bir ifade ile görme keskinliğinin restore edilmemesinin ülke ekonomisine iş gücü kaybına maliyeti nedir?
Bu mesleğe katkı sağlamayı hedefleyen her meslektaşımızın meşgul olacağı ana meseleler yukarıda sıraladığımz ana başlıklar olmalıdır.
Bu tür reklamlar,vitrin yazıları ,tabelalar yukarda sıraladığımız problemlerin çözümünü, Sektör pazarının gelişmesini de sağlamaz. Bu sadece reklamı yapan firmanın pazarını genişletir. ODA BİRLİK VE OPTOMETRİ’Yİ KAPSAYAN YENİ BİR MESLEK KANUNU OPTİK SEKTÖRÜNÜN ÖZLEMİ VE BEKLENTİSİDİR.
Taylan KÜÇÜKER
|