24 Mayıs 2012 9:18Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

TURGUT ÇAKAR'DAN.....

      Gerçekten büyük olmayan insanlar, etraflarını küçük adamlarla doldururlar.
                                                                          
     Sektörde gündemi yakalamakta zorlandığımızı sanıyoruz. Oysa yaşadıklarımız bazı kişilerin bizler için hazırladığı bir senaryonun sahnelenmesinden başka bir şey değil.

   Uzaktan baktığınızda bir büyük dernek ve onun zincir dernekleri. öte yanda yılların özlemi olan federasyon ve konfederasyon çalışması. Tüm bunların seyircisi olan biz gözlükçüler.
   
   Neler olup bittiğini sadece denk geldiğinde seyreden bizler aslında alt yapısı yıllar önce hazırlanmış bir oyunu seyrediyoruz.

     Sayın başkanımız Abdullah AYDIN kongrede salonundaki kürsüden içerdekilere hitap ederken, göreve geldiğinde bazı büyüklerinin kendisini Anadolu derneklerine karşı uyardığını söylerken yalan söylemiyordu ( benzer uyarılar seçim sürecinde bizlere de yapılmıştı ).
   Fakat sayın başkanımız bir konuyu ya bilerek ya da bilmeden atladı. Aynı kürsüden ;ben tüm bu uyarılara rağmen birlik için mücadele etmeye devam ettim; diyordu. İşte sorun buradaydı.

İstanbul?da yönetim değiştikten sonra İstanbul derneğinin yöneticileri hiç kimseyle konuşmadan ( konuşmasına da gerek yoktur, çünkü bu kendi iradesidir) kendisini uyaran büyüklerinin ricasını göz önüne alarak ismini değiştirdi ve Tüm Optik ve Optometrik Meslekler Birliği Derneği  adını aldı.

Bu isimle birlikte meslek adına Türkiye genelindeki birçok derneğin bir araya geldiği İzmir toplantısında genel sekreterimiz Anadolu dernek başkanlarının gözlerinin içine bakarak ;Biz İstanbul?da böyle bir gelişmeyi meslek adına gerçekleştirdik. Sizler şehirlerinize dönün ve kendinizi feshederek bizim çatımız altında birleşin ve bizim şubemiz olun!; diyerek mesleğe ilk darbeyi vurdu. Bundan sonra İstanbul Derneği ile diğer dernekler arasında ki koordinasyon bozukluğundan dolayı bizim kayıplarımız artarak büyüdü. Meslek adına girdiğimiz her mücadeleyi kaybettik.


  Bu saygıdeğer büyüklerin kendi çıkarları için sektör temsilcilerini birbirine düşürerek perde arkasında yönettikleri oyun sahnelenmeye devam ediyor.


Evet, arkadaşlar şimdide birdenbire bir sosyalleşme atağı başladı. Oy kullanmaya kongre salonuna gelmeyen bazı arkadaşlar kongrenin iptali için imza toplamaya başladılar. Kendi dernekleri tarafından üyelikleri fesih edilen bazı arkadaşlar yargılandıkları halde (olay adliyede sonuçlanmadığı ve dava devam ettiği için bu konuda fazla açıklama yapamayacağım ) dernek şubesi kurabiliyorlar. Sektörde hiç sesi sedası çıkmayan bu güne kadar hiçbir toplantıda görmediğimiz ve hiçbir deklarasyonda imzası olmayan bir derneğimiz, kendini büyük derneğin şubesi yapıyor. Dahası, doktora açılan kapısını kapattığı yani yasaları çalıştırdığı için ağabeyine ve derneğine küserek dernek kuran sonrada bunu şubeye çeviren arkadaşlarımız, o gün İzmir?de  ;gelin bizim çatımızın altında toplanın; diyenlerle kendi çatılarını oluşturuyorlar.

Yani dostlar bazıları kıt kaynaklarla bizler için güçlü bir sivil toplum örgütü oluşturmak için mücadele ederken bazıları da bu büyüklerinin sponsorlukları ve bizlerin aidatları ile dernek zincirini kuruyorlar. Peki, ne için? 

Birkaç kişinin mesleği kendi çıkarları açısından yönlendirmeleri adına oynanan bir oyun için.
Peki, bizler ne yapıyoruz?  Bizler sadece seyrediyoruz.  Ya da internet sitelerinde kendimiz anlatıp kendimiz dinliyoruz. Bizler, üstümüze serpilen ölü toprağı ile yaşamımızı sürdürürken, onlar kendileri için yeni oyunlara imza atıyorlar.

Daha önce birçok yazıda değindiğim kayıplarımızı burada yeniden yazmaya gerek yok. Bundan sonra ne olacak onu da bilmiyorum.

çünkü son zamanlarda tanık olduğum olaylar doğrusu yorum yapılamayacak kadar şaşırtıcı.

Her şey öyle güzel organize edilmiş ki insan ne diyeceğini şaşırıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan değerli bir hocamız yine aynı kişilerin sponse ettiği bir dernekte eğitim komisyonu başkanı seçiliyor. Bunda garipsenecek bir durum yok, bu tür bir programa ihtiyacımız bile var. Asıl sorun optisyen yetiştiren bu hocamızın komisyonunda hemen hiç optisyen olmaması. Hatta bazıları da kursiyer. Bu hocamız aynı zamanda onlarca derneğin bir araya gelip federasyon ve konfederasyon çalışması hakkında hiç yorum yapmazken derneklerin şaibeli şubelerini tebrik etmekten kendini alıkoyamıyor.
Peki, hocam yarın amfide ya da laboratuarda optisyenlik öğrencilerine ve sektörde yerini almaya başlayan eski öğrencilerinize bu durumu nasıl açıklayacaksınız?

Ve yakında fuar var federasyonu destekleyen yüzlerce üyenin temsilcisi diğer dernek başkanlarının yüzlerine nasıl bakacaksınız? Bu durumu onlara nasıl açıklayacaksınız?

Değerli arkadaşlar. Ben kötü biri olabilirim. Hatta sürekli eleştirilerde bulunan bir huysuz olabilirim. Fakat dedikoducu bir değilim hiç kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğim bir sözü arkasından söylemem.

Yönetim titrini elinde tutmakla yönetim erkini elinde tutmak aynı şey değil. Sizler yönetim listesinde olabilirsiniz. Ama yönetim erkine sahip değilseniz sakın büyük söz etmeyin. Eğer kurumları sahaya indiremezsek ben istifa ederim diyenler. Bu gün cezalandırmak istedikleri ile aynı listede yer alıp onlara şilt vermek durumundaysalar bence düşünmeliler.

Ve kendinize sorun bizler bu güne kadar ne yaptık ve biz göreve geldiğimizden beri bu sektöre ne kattık.

Ben şöyle bir düşündüm:
Sizler göreve geldiğinizden beri hepimiz birbirimize düşman olduk. 
Bizler birçok konuda ekonomik kayıplar yaşadık.
Horlandık aşağılandık.
Küçük sanayici ya kapattı ya da üretim bandını daha da küçülttü.
Küçük ithalatçılar yok olma süreci içine girdiler.
Yerli cam sanayicimiz sıkıntı yaşamaya başladı bazıları el değiştirdi bazıları da fabrikayken atölye durumuna düştü.

Peki, kim kazandı?

 

Zincirine yeni halkalar eklemek için personeline ruhsat almayı başaranlar kazandı.

Mesul müdürlüğün kanuna girmesini sağlayanlar kazandı.

Babasından kalan ya da dişi tırnağı ile kazıyarak bu güne getirdiği firmaların sahiplerine isim hakkından daha düşük bir bedel ödeyerek ortak olanlar kazandı.

Oldukça büyük yatırımlarla üretim bandı kurmuş yerli cam sanayicisini bir depo ve iki makine ile fason yaparak rekabete zorlayan tedarikçi işletme sahipleri kazandı.

Mağazalarına bağlı doktorlara çok ödeme yapmaktan bıkmış büyük firmaların optometriyi gündeme taşıması ve kanunlaştırma çalışmalarına başlaması, böylece denklikle ucuz emek ithal etmek isteyenler kazandı.

Reçete naklini ve simsarlık eylemini sözleşmede fesih maddesi olma nedeni olmaktan kurtarmaya çalışanlar kazandı.

 

Değerli dostlarım şimdilerde yeni bir bölüm sahneleniyor. Yakın tarihimizde ithalata kota kondu. Bu bilinçli yapılmış bir eylemdi. Kota hammadde, yarı mamul ve mamule konmuştu. Yan sanayisi olmayan bir imalat sektöründe yarı mamule kota konması yeterli stoku olmayan birçok imalatçı arkadaşımızı sıkıntıya sokmuş bazıları imalatı durdurmak zorunda kalmıştı. Yine aynı grup için hazırlanmış bu senaryo başarılı olmuş ayakta kalanlar masum bir ifade ile biz hata yaptık diyerek kotayı kaldırmışlardı. Ama yetmedi, bu günlerde üç dolarlık bir fon konuşuluyor. Sahnede yine aynı aktörler… Ankara?da bürokrasinin işlediği koridorlarda ve toplantı odalarında bizi yakından ilgilendiren bu konu hakkında yerli sanayici, ithalatçı ve gözlükçü temsilcisi olduğunu söyleyen aynı kişi, fonu istediğini söylüyor. Bu durumda fon gelecek; hepimize hayırlı olsun. Ama bu sefer bir farkla yarı mamule ve ham maddeye fon yok. Yani aynı anda dünya markalarını elinde tutan, perakende zincirlerinin sahibi ve ortağı olanlar ve ticari sermayelerinin çok küçük bir bölümü ile fason üretim yapıp kendine yerli sanayici diyenler, fonumuz hayırlı olsun arkadaşlar, cebimizden beş yeni lira kadar bir para yine aynı adamlara gidecek. Ve bu kişiler biraz daha zenginleşerek bizi yok etmek adına kendilerine yakın buldukları kişileri sponse edip onları tribünlerin karşısına çıkaracaklar. Yaptıkları yardımlarla yeni kazançlara yelken açacaklar.

Sermayenin küreselleştiği bir zaman diliminde arkasına uluslar arası desteği alarak ülkemizde bu tür oyunlarla parasına para katan bazı kişileri anlıyorum ve onlara davalarını bu kadar içten savundukları için saygı da duyuyorum. Anlamadığım ne biliyor musunuz?

Bizlere bu kadar kabus yaşatan insanların hala rüya görecek kadar rahat uyumayı nasıl başardıkları,
Birçok şeyi bildikleri halde bazı dernek başkanlarının hala neden konuşmadıkları,
Kendilerine dergilerde internet sitelerinde ağır hakaret edenleri neden dava etmedikleri,
Dün inanarak savundukları ve içinde yer aldıkları bir davayı ayaklarının altına alarak çiğneyen insanla bu gün aynı listeden seçilmiş ve onları yanında yer almalarını sağlayan nedenleri neden bizimle paylaşmadıkları…

Sanırım ben yine çok ileri gittim elimde belgesi olmayan şeyler söylemeden bana müsaade.


Turgut çAKAR
Dolunay Eczane Optik
İstanbul
 


 

 

 

 





Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - TURGUT ÇAKAR'DAN.....
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira