üLKEDE HEKİM ENFLASYONU MU VAR? Şüphesiz sağlık konusunda en güvenilir ve tek resmi kaynak Sağlık Bakanlığının kendi internet sitesinde bulunan veriler. Gelin, burada yazılanları değerlendirelim. Biraz dikkatle bakarsanız sitede inanılmaz bir yetersizlik var. Hiçbir veri güncel değil. Sağlık bakanının çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalarda bile en son 13.05.2005?de kalınmış. İstatistik verilerin neredeyse tamamı 1999 yılından kalma. Bunun nedeni acaba ne olabilir. Birincisi kendi dönemlerinde yapılan çeşitli çalışmaların sanal aleme aktarılmasındaki beceriksizlik. İkincisi, daha önce yapılmış araştırmaların güncel konumlarını ortaya koyacak yeni kapsamlı bir çalışma yapılmamış veya yapılmışsa da bunları süzgeçten geçirip yayınlayacak bir irade ortada yok. O halde internet sitesinde ne varsa bunları sizinle paylaşmaya çalışacağım. Eğer sağlık bakanlığından düzeltici bir yanıt gelirse onu da yorumlarıyla beraber sizlere aktaracağım.
ülkemizde içinde hekimi olmayan sağlık ocağı adedi ile ilgili bir bilgi vermek istiyorum. 2000 yılında 5700 sağlık ocağı var ülkede. Bunların 665 adedinde hekim yok. 2004?de sağlık ocağı sayısı 6066?ya çıkıyor. Fakat bunlarda hekim olmayanların adedi ise 1353?e yükseliyor. Yani hekimsizlik oranının % 11.6?dan 2004?de % 22 3?e yükselmesinin sorumlusu kim?
Belki de artık kimse doktor olmak istemiyor olabilir. Zira çeşitli nedenlerle eskisi kadar cazip değil. Bizim kuşağımızın çocukluğunda ;Büyüdüğünde ileride ne olmak istiyorsun?; diye sorulduğunda ben dahil çok kişinin doktor olmak isteriz yanıtları belki de artık pek duyulmuyor olabilir. Veya, sağlık bakanının dediği gibi ,TTB?nin ileri sürdüğünün aksine nüfusa oranla hekim adedimiz gerçekten yetersiz mi? Yoksa sağlık ocaklarına çalışmak için hekimler gitmek istemiyor mu? Bunun için özendirici bir çalışma yapılamaz mı?
Belki de eskiden olduğunun tersine pratisyen hekim sayısı uzman hekimlerden daha az mı? Zira, küçük Anadolu şehirlerinde hatta ilçelerde bile eskiden ender bulunan uzman hekimlerin sayısı olması gerekenlerden daha fazla olduğu göze çarpıyor. Bu anlamda ne sağlık bakanlığında ne de hekimlerin üye olmak zorunluluklarının olduğu TTB?de bu amaçla hazırlanmış demografik duruma indeksli bir güncel envanter ortada yok.
Türkiye?de bugün için ve önümüzdeki 10 yıl ve daha sonrasında hekim sayısı ne olmalı? Bir icracı bakanlık olan Sağlık ve Milli eğitim bakanlığı herkesin bildiği gibi YöK ile kavgalı. Her iki tarafta yapması gereken görevlerden buna sığınarak kaçınıyor. Belki de tam bu şekilde değil ama dışardan bu şekilde algılanıyor. Halbuki biz toplum olarak her iki taraftan aklın öne konulduğu ortak bir platformda sağlık konularının hem bugünü hem de ilerisi için planlamaya dayalı reformist kararlar alabilecek açılımlarının olmasını bekliyoruz. Böylece kör döğüşü halinde süregelen hekim sayısı yeterliliği konusu çözüme kavuşmuş olur. üstelik sağlık bakanlığı bu konuda en pratik çözümü bulmakta gecikmedi. Hekim sayısı yetersiz dedi ve içinden çıktı. çözüm olarak da ülkeye dışarıdan ithal doktor getirmenin kanunu çıkardı. Yani hükümet isterse dışarıdan hekim getirerek sorunu kendi kafasına göre çözmeye kararlı.
Böyle aymazlık ve kurumlar arası bu kadar kopukluk olur mu?
Hekim ithal olursa çözüm olacak mı? Türkiye?de bakanlığın maaş verdiği bir uzman hekim kaç YTL alıyor ve bu paraya hangi ülkelerin hekimleri çalışabilir?
Habeşistan bazı yoksul Afrika ülkeleri- Türki Cumhuriyet hekimleri belki de Rus hekimler. Bunların kendi dilleri dışında bilebilecekleri tek dil olsa olsa İngilizce. Peki bizim halkımızın özellikle hekimin olmadığı bölgelerdeki sağlık ocakları İngilizce biliyor mu? Diyecekseniz tercümanla bu konu aşılır. O zaman tercümana doktordan daha fazla para vermek gerekecek. O halde bu yasa boşa çıkmış bir efelenme yasası. Yani hekimlere bir gözdağı. Siz gitmezseniz bile biz paramızla yabancı doktor ile bunu hallederiz.
Fakat madalyonun diğer cephesi de var. Arap ülkelerinin sağlık alanında yatırım yapma niyetleri var. Beklide sırada diğer yabancı ülkeler. İşte bu yasayla lüks ve yabancı kaynaklı hastanelerde yabancı doktor çalıştırılabilmesine olanak tanınıyor.
Gelelim sağlık ocaklarına. Bu binalar olması gerçekten gerekli olan yerlerde mi yapılıyor Yoksa politik gerekçeler mi ön plana çıkıyor? Buralarda bulunması gereken pratisyen veya aile hekimlerine dayalı sağlık sisteminin işleyişine dayanan model rafa mı kaldırıldı?
Hekimi olmayan sağlık ocağı sayısının 1353 olduğunu söylemiş ve bunun gerekçelerini ortaya koymuştuk. Bu ara aklımıza geldi. Hekimsiz sağlık ocakları sanıldığı gibi hep Doğu Anadolu ve Güneydoğu?da olmadığını da ortaya koymak gerek. Zira başkent Ankara?nın da içinde bulunduğu İç Anadolu bölgesinde hekimsizlik oranı % 28. Hatta Marmara bölgesinde % 12, Ege?de % 19. O halde konunun bu boyutunun da ortaya konması gerek.
Bir de sağlık ocaklarından daha küçük çapta yapılan ve neredeyse her büyük köyde bulunan köy sağlık evleri var. Bunlardan tam 5101?de ebe?nin olmadığını biliyor musunuz? Madem ebe yok buraları kim açıyor kim kapıyor. Bunlar hangi yıllarda ve kaça yapıldı bir bilen var mı? Yani köy sağlık evlerinin %66?da ebe olmayan bir sistemimiz var? Ve biz sağlıkta çağ atladık diyoruz? Ne dersiniz çağ atlamış mıyız?
Bölgelere Göre Hekimi Olmayan Sağlık Ocağı ve Ebesi Olmayan Köy Sağlık Evi Sayıları ve Oranları (%),Türkiye, 2004
Bölgelere Göre Hekimi Olmayan Sağlık Ocağı ve Ebesi Olmayan Köy Sağlık Evi Sayıları ve Oranları (%),Türkiye, 2004 Hekimi Olmayan Hekimi Olmayan Ebesi Olmayan Ebesi Olmayan Sağlık Ocağı Sağlık Ocağı Köy Sağlık Evi Köy Sağlık Evi Bölgeler Sayısı Oranı (%) Sayısı* Oranı (%)* Marmara Bölgesi 121 12 623 65 Ege Bölgesi 191 19 616 60 Akdeniz Bölgesi 118 14 332 53 İç Anadolu Bölgesi 316 28 750 72 Karadeniz Bölgesi 288 27 1.093 58 Doğu Anadolu Bölgesi 221 38 1.169 83 Güneydoğu Anadolu Bölgesi 98 22 518 72 Türkiye 1.353 22 5.101 66
KAYNAK www.haberturk.com Okunma Sayısı:19 26-08-2006
Yazdır Arkadaşına Yolla Geri
|