24 Mayıs 2012 11:19Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

5193 Oylanırken!

BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.00
22 Haziran 2004 Salı
BAŞKAN: Başkan vekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Mehmet DANİŞ(Çanakkale)
-----0-----
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104 üncü Birleşimini açıyorum.
Çalışmalarımıza geçmeden evvel, bir iki gün önce Ankaramızın Çubuk İlçesinde, hortum ve tabiî afet sebebiyle meydana gelen bu büyük kazada, hasarda bütün Çubuklularımıza geçmiş olsun diyorum; başsağlığı diliyorum. İnşallah, ülkemizde, bu tip büyük tabiî afetler meydana gelmemiş olur.
Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere geçiyoruz.
 
 
 BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince sözlü sorular ile diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.
 
 
 
1. Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)
3. Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Danış ve İbrahim Köşdere’nin; Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN – Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının ve Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Danış ve İbrahim Köşdere’nin; Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporları henüz gelmediğinden, tasarıların ve teklifin müzakerelerini erteliyoruz.
Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
 
4. Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S. Sayısı: 349)
BAŞKAN – Komisyon?.. Yok.
Komisyon bulunmadığından, tasarının müzakeresini erteliyoruz.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan vekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve 3 Milletvekilinin; Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.  
 
5. Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan vekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve 3 Milletvekilinin; Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/294, 1/785) (S. Sayısı: 509) (X)
 
BAŞKAN – Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Komisyon raporu 509 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Teklifin tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Mersin Milletvekili Sayın Hüseyin Güler söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Güler. (CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 20 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi İle Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla ilgili Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Bu kanun tasarısı, daha önce de komisyonda onaylanarak, Genel Kurula indirilmişti; ama, ne hikmetse, anlaşılmadan, usulüne de uygun olmadan, milletvekili arkadaşlarımızın teklifi olarak yeniden komisyonda görüştük. Biz, genel anlamda, usul yönünden, bunun tekrar gündeme alınmasının karşısında olduğumuzu ifade ediyor; ama, genel anlamda da, bu kanun tasarısına evet oyu vereceğimizi bilmenizi istiyoruz. Birkaç çekincemiz var; bunları da, sizlerle paylaşmak istiyoruz.
1990 yılında Sağlık Bakanlığınca düzenlenen kurs programı dahilinde, bu soruna, bir derece bilimsellik katılmış olsa da, 1992 yılında, yüksekokul düzeyinde Optisyenlik eğitimine başlanarak, bu iş üniversitelere havale edilmiştir. 
Gözlükçülük mesleğini icra edebilmek için üniversitelerimizin iki yıllık Optisyenlik programlarından mezun olmuş; ama, ülkemizdeki bürokratik engeller ve aksaklıklar neticesinde ruhsat hakkı elde edemeyen mağdur durumdaki gözlükçülerimizle ilgili 1940 yılından kalma 3958 sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanunun -günümüzün ihtiyaçlarına yanıt veremediğinden dolayı, tekrar gündeme alınarak- yapılan bu düzenlemeyle, günümüzün ihtiyaçlarına yanıt vermesini bekliyoruz. Buna karşın, işin sosyal tarafları, çok ciddî bir şekilde, katılımcılık anlayışından yoksun olduğundan, kısmen de olsa, bu çelişkileri de sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Sağlık Bakanlığı, son olarak, 1992 – 1993 döneminde, son defaya mahsus olmak üzere, gözlükçülük hakkında ihtiyaç olan kurs programını düzenlemiş; ancak, yaklaşık onbir yıldır bu ihtiyaca yanıt verilmediğinden, bugünkü kaos yaşanmaktadır.
Yılların verdiği bürokratik ihmaller neticesinde, durum, karmaşaya dönüşmüştür. Bir yandan Optisyenlik ruhsatı olanlar, bir yandan, ruhsat fotokopileri yoluyla veya denetimsizlik neticesinde ruhsatsız olarak gözlükçülük yapanlar mağduriyetlerini dile getirmişlerdir.
Bugünkü koşullar altında baktığımızda, Optisyenlik meslek yüksekokulundan mezun olanların sayısı yeterli gözükmemektedir. CHP olarak, her zaman, tercimizi eğitimden yana koymaktayız.
Bugünkü koşullarda, 2 000 – 2 500 civarında mağdur olduğunu görmekteyiz; bu sorunun çözümünün de bugünkü Meclisimize kısmet olacağını düşünmekteyiz. Biz de çözümden ve Optisyenlik kurumunun kurumsallaşmasından yanayız; ama, bu arada, mağdur olanların, eğitim sürecinden geçmesini istiyoruz. YÖK ve Sağlık Bakanlığı arasında koordinasyon sağlanarak, özellikle, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Bölümünde, önlisans eğitim programı dahilinde bir eğitim süzgecinden geçmesini istiyoruz. Bu konuda da önerilerimiz mevcut; inşallah, bu konuda da desteğinizi verirsiniz diye düşünüyoruz.
AKP hükümetinin bugün yaptığı, sadece geçici bir çözüm arayışı içerisinde görülmektedir ve altı aylık bir kurs eğitim programı dahilinde, olan sorunun çözümünden yana tavır koymaktadır. Biz ise bu konuda, eğitimin kurumsallaşmasından yana öncülük etmesini bekliyoruz. Bu doğrultuda da, bugünkü eğitim sürecine baktığımızda, Anadolu Üniversitesinin açık öğretim programı dahilinde bu sürecin çözümleneceğini düşünüyoruz.
Komisyonda kendi vermiş oldukları değişiklik önerilerine baktığımızda, en az lise mezunu ve altı aylık eğitim gibi görülmekteyse de, buna bir meslekî eğitim açısından baktığımızda, ilkokul mezunu ile lise mezunu arasında en ufak bir farkın olmadığını görmekteyiz, meslek eğitimi açısından bahsediyorum. Bu yüzden de biz diyoruz ki, önlisans eğitim programı süzgecinden geçirilerek, bu konunun bir an önce çözümlenmesinden yanayız.
Bugün, Sağlık Bakanlığının yapacağı şey, ülkemizin optisyen ihtiyaç tablosunu gözeterek, planlayıcı bir anlayış içerisinde, önümüzdeki 20 yılı gözlemleyerek, gerekli optisyen açığının kapatılması ve bu doğrultuda bunların teşvik edilerek eğitim planlaması açısından da yarınlarımıza              -günübirlik çözümden çok- yapıcı, bilimsel bir çözüm önermekteyiz. Bugün, ülkemizin 15-20 yıllık nüfus planlaması dahil olmak üzere, ihtiyaç olan Optisyenlik öğrenci sayısı da göz önünde; mezuniyetini ona göre planlamak zorundayız.
Ülkemizin sosyal güvenlik kurumlarının giderlerinin kamu maliyesi üzerinde ciddî problemlere yol açtığı malumunuzdur. Evet, asıl, tabiî ki, bu işin bir eğitim kısmı, bir de bugün pratik anlamıyla üretim kısmı sorunu yaşanmaktadır. Bugün baktığımızda, gözlükçülük kavramında üretmekten çok ithalatın ağır bastığı bir hâkimiyeti görmekteyiz. Biz de diyoruz ki, bugün, ülkemizde ithalatın ciddî bir boyuttan üretken bir boyuta doğru dönüşmesi, ama, buna karşı bir oyuna gelmemek lazım diye düşünüyorum. Büyük bir kısmı Çin ve Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen gözlüklerin daha büyük oranda İtalya üzerinden ülkemize sokulmak istendiğine ve maliyet açısından da baktığımızda ek külfetlerin oluştuğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Üretimin bir an önce teşvik edilmesinin ülkemizde hem istihdam alanı hem de döviz açısından çok ciddî yararları olduğunu düşünüyoruz. Hükümetimizin de bu konuda gerekli tedbirleri almasını öneriyoruz. Tabiî ki, temennimiz, yine, temenniden öteye gitmiyor.
Bugün, gözlük sektörüyle ilgili baktığımızda, yine, sorunların, ciddî sıkıntıların bugün için sosyal taraflarını dinlediğimizde, mağdur olan kesimler de bir an önce çözüm önerisi beklemektedir. Evet, hepimiz ifade ettiğimiz gibi, Grup olarak da önerdiğimiz önergelere destek vermenizi bekliyoruz. Bunun haricinde genel anlamda destek vereceğimizi şimdiden beyan edebiliriz.
Gözlükçülük hakkında teklifin yasalaşmasında, bugüne kadar, tıbbın ve tıbbî teknolojinin gelişmesiyle gözlükçülük sektörüyle ilgili büyük ve öngörülmeyen değişimler gerçekleştirilmektedir. Göz sağlığı ve tedavisiyle ilgili tedavi araçları ve metotları gözlük sektöründe yer almıştır. Buna paralel olarak, serbest pazar ekonomisinin gelişmesi ve şirketleşme oranının yükselmesiyle, gözlükçülük sektöründe sermaye şirketlerinin egemenliği ortaya çıkmıştır. Gözlükçülük sektörü, her ne kadar ticarî gibi algılansa da, ayrı bir yasanın bulunması ve tıp dünyasındaki yeri dikkate alındığında halkın göz sağlığıyla birebir ilişkili olduğu inkar edilemez. Göz hastalıkları tedavi araçlarındaki gelişmeler, teknolojik ilerlemeler ve sermaye gruplarının bu meslek kolunda çok yoğun olarak bulunmaları karşısında, mevcut yasayla bu yasanın icra edilebilmesi ve göz sağlığının titizlikle korunmasına ilişkin düzenleme ve uygulama yapabilme imkânı bulunmamaktadır. Gözlükçülük Hakkında Yasanın mevcut haliyle yetersizliği ve değişiklik yapılması gerekliliği, önemi ortada dururken, Sağlık Bakanlığı, sadece Gözlükçülük Hakkında Kanunda gözlükçülük yapabilecek kişilerin yeniden belirlenmesine yönelik bir kanun teklifi vermiştir. Teklifin yasallaşması süreci dikkate alındığında, bir yasada yapılması gereken tüm değişikliklerin birbirleriyle uyumlu olması kanaatindeyiz. Gözlükçülük Hakkında Kanunda yapılması gereken değişikliklerin daha köklü ve reformist bir yaklaşımla olması gerekmektedir.
Değerli arkadaşlar, birazdan maddeler üzerinde değişiklik önergelerimizi sunacağız ve arkadaşlarımızla maddeler üzerinde gereken uyarı ve görüşlerimizi anlatacağız. Bu konuyu da dikkatle irdelemenizi ve gereken desteği vermenizi bekliyoruz. İnanıyorum ki, sizler de bizim gibi sağduyulu davranarak bilime ve eğitime gereken desteği vereceksiniz; yoksa, yarınlarda, karşınızda asgarî düzeyde sıkıntı yaratacak bir anlayışın hâkim olması sizleri bekliyor olacaktır.
Yine de olur ya, kuş taşı değeri misali bir şansın olduğu kadar da umutlarımız devam ediyor. Çoğunluğunuza dayanarak karar veriyorsunuz; bu kararlar ülkemize zarar vermektedir. Bunun en son örneği –hep beraber yaşadık- YÖK tasarısı gibi.
Bizim görüş ve yasa üzerindeki değişiklik önergemize destek vereceğinizi umarak hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Güler.
Sayın milletvekilleri, Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
 Kapanma Saati: 16.37
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 16.45
BAŞKAN: Başkan vekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Mevlüt AKGÜN (Karaman)
-----0-----
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
509 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
 
 
 
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan vekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve 3 Milletvekilinin; Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi İle Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/294, 1/785) (S. Sayısı: 509)--- (Devam)
BAŞKAN – Komisyon ve Hükümet yerinde.
Şimdi, teklifin tümü üzerinde söz sırası, şahsı adına söz isteyen, Adana Milletvekili Sayın Gaye Erbatur’a aittir.
Buyurun Sayın Erbatur.
 
 
 
N. GAYE ERBATUR (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine, görüşlerimi sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.
Ülkemizde, şu anda, 1940 yılında çıkarılmış olan 3958 sayılı Fennî Gözlükçülük Hakkında Kanun yürürlüktedir. Geçen süre içinde koruyucu göz ve görme sağlığı ve optik teknolojisi alanında dünyada büyük ilerleme ve değişimler olmuştur; ancak, ülkemizde, teknoloji, eğitim ve mevzuat açısından aynı paralelde değişiklikler olduğu söylenemez. Aksine, ebelik, hemşirelik, sağlık teknisyenliği gibi sağlığa yardımcı bir ara sağlık mesleği olan optisyenliğin sağlık yönünden uzaklaşılarak âdeta bir ticaret mesleğine dönüştürüldüğünü görüyoruz.
Altmış beş yıllık bir yasanın bugünün koşullarına ve gereksinimlerine yanıt vermesi olası değildir ve bu alanda gelişme sağlamak için, günümüz koşullarına uygun yeni bir yasa çıkarılması doğrudur. Aslında, 1989 yılında Yüksek Öğrenim Kurulu Optisyenlik eğitiminin ön lisans düzeyinde verilmesi gerektiği yolunda karar verir vermez, bu eğitimi alacak gençlerin bu alanda çalışabilmeleri için hemen, 3958 sayılı Yasanın değiştirilmesi gerekirdi; ne yazık ki, bu yapılmamış ve 1992’den itibaren ön lisans düzeyinde Optisyenlik eğitimi alan gençler, bugüne dek hâlâ 3958 sayılı Yasa geçerli olduğu için mesleklerini icra edemeyerek mağdur olmuşlardır.
Bu yasa değişikliğiyle hem bu mağduriyeti sona erdirebilir hem de özellikle eğitim ve trafik açısından büyük sakıncalar yaratabilen görme bozukluklarına karşı gözlük ve kontakt lens kullanımında insanlarımızın en iyi hizmete en güvenli biçimde erişebilmelerinin koşullarını oluşturabiliriz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasadaki bazı maddeler üzerinde değişiklik yapılması gerektiğine inanıyorum. Geçici 1 inci maddede, halen yürürlükte olan 3958 sayılı Yasaya uygun olarak gözlükçülük ruhsatnamesi sahibi olanların da optisyen unvanını kullanarak bu mesleği icra edebilecekleri hükme bağlanmıştır. Oysa teklifin 3 üncü maddesinde konuyla ilgili tanımlar yapılırken optisyen terimi de tanımlanmış ve optisyen unvanını taşıyacak kişilerin kimler olabileceği belirlenmiştir: Optisyenlik alanında en az ön lisans seviyesinde meslekî eğitim ve öğretim veren yüksekokul mezunu kişi.” Dolayısıyla, geçici 1 inci maddeye göre, gözlükçülük ruhsatnamesi almış kişilere optisyen unvanı verilmesi, 3 üncü maddedeki tanımla çelişmektedir ve optisyen olmak için gerekli eğitimi almamış olan kişilere optisyen unvanı verilmesi sakıncalıdır. Bu kişiler, müktesep haklarına sahip olmalıdırlar ve işlerini sürdürmelidirler; ancak, bunu, halen olduğu gibi, fennî gözlükçü unvanıyla yapabilirler ve bu yönde bir meslek tanımı da, 3 üncü maddeye mutlaka eklenmelidir. Aksi takdirde, Optisyenlik meslek tanımında öngörülen nitelikleri haiz olmayan bazı kişilere optisyen unvanını kullanma hakkının verilmesi, ileride, Avrupa Birliğine girdiğimizde de, bu alanda Avrupa normlarıyla uyum açısından sorun yaratacaktır. Şu anda fennî gözlükçü unvanını taşıyanlar, fennî gözlükçü olarak kalmalıdırlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğitim ve meslekî nitelikler bağlamında büyük sakıncalar taşıyan diğer bir madde ise, geçici 3 üncü maddedir. Ülkemizde, Yüksek Öğretim Kurumunun 1989’da aldığı karara dayalı olarak, ilk kez, 1992’de, Sivas’ta, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde, iki yıllık Optisyenlik programı başlatılmıştı; ancak, o güne dek bu mesleği 3958 sayılı Yasa uyarınca icra etmiş olanların haklarını korumak için, iki sınav açılmak üzere, bir yönetmelik çıkarılmıştır. Sağlık Bakanlığı, iki kez, gözlükçülük ehliyet sınavı yapmıştır. Onbeş yıl içerisinde, üniversitelerin meslek yüksekokullarındaki optisyenlik programlarını tamamlayan gençlerin mesleklerini icra edebilmeleri için yasal düzenleme bir türlü yapılamamış ve bu süre içerisinde, her yıl sayıları artan bir mağdurlar grubu yaratılmıştır. Sayıları 5’e çıkan programlar, bugüne değin, 650 dolayında mezun vermiş olup, yıllık mezun sayısı da 150 kadardır; bu gençler isyan içindedir. Dolayısıyla, geçici 3 üncü maddeyle, bu mağdur gençleri haksız bir rekabet ortamına atacak ve mesleğin standartlarını aşağı çekecek bir düzenleme yapılmak istenmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ikinci ve son sınavın yapıldığı 1993’ten bugüne dek geçen sürede, dört yıl süreyle optisyenlik mesleğiyle ilgili olarak çalıştığını kanıtlayabilen ve üç aylık bir kursa devam ederek sınavı geçenlere gözlükçülük ruhsatnamesi verilmesi öngörülmektedir.
Optisyenlik programına devam ederek optisyen olanların aldıkları bazı dersleri size aktarmak istiyorum: Fizik, temel matematik ve kimya 30’ar saat, fizik ve geometrik optik 90 saat, göz anatomisi ve fizyolojisi 30 saat, optik aletler ve kullanımı 45 saat, halkla ilişkiler 30 saat, gözlükçülük pratiği 315 saat, göz hastalıkları 30 saat, davranış bilimleri 30 saat, yabancı dil 120 saat. Üç ay içinde bu bilgilerin ne kadarı verilebilecektir ki, liseyi bitirince üniversiteye girememiş ve tesadüfen bir gözlükçünün yanında dört yıl çalışma fırsatı bulmuş bir kişi, üniversiteyi kazanmış, ana babasının özverili desteğiyle iki yıl dirsek çürütmüş, gerekli tüm bilgilerle donanmış ve Onbeş yıldır çalışabilmeyi bekleyen gençlerle eşit hak sahibi olsun?! Kaldı ki, bir fennî gözlükçünün yanında çalıştığına dair SSK’da kaydı olan bir kişinin optisyenlikle ilgili bir iş yaptığını tespit etmek ne ölçüde mümkündür?! Bu, kabul edilemez bir düzenlemedir. Ayrıca, bu kişiler onbeş yıldır maaş aldıklarına göre, mağduriyetleri de söz konusu değildir.
Onbeş yıldır bir yasa çıkarılmamış olması nedeniyle doğan fiilî durumun çözümü, kısa süreli bir kursla yeniden ruhsatname dağıtımı olamaz. Optisyenlik eğitiminin önlisans düzeyinde olması gerektiği yolundaki karar 1989 yılında alındığına ve 1993’te sonuncu sınav yapıldığına göre, son oniki yılda bu alanda ruhsatsız çalışmış olanlar, ancak bu eğitime eşdeğerde bir sertifika programına katılıp, bir dizi sınavdan geçmeleri halinde ruhsatname alabilmelidirler. Halen çalışan insanlardan söz ettiğimize göre, bu eğitimin açık öğretim şeklinde düzenlenmesi gerekecektir. Bu konudaki düzenlemeler Yüksek Öğrenim Kurumuna danışılarak Parlamentomuz tarafından yapılabilir. Halen ruhsatsız çalışanlara bu düzeyde bir eğitimden sonra ruhsatname verilmesi yoluna gidilmesi hem Anayasamızın eşitlik ilkesinin hem de Avrupa Birliği müktesebatına uyumla ilgili ulusal programın gereğidir.
Tasarının 7 inci maddesine göre, gerçek kişiler yanında, özel hukuk tüzelkişileri de optisyenlik müessesesi açıp işletebileceklerdir. Bu, çok sakıncalıdır; çünkü, optisyenlik, kamu yararına yapılan bir sağlık işidir; oysa, resmî hukuk tüzelkişileri ticarî şirketler olabilirler. Kâr elde etme amacıyla sağlık hizmeti bağdaştırılamaz. Bu nedenle, bu madde optisyenlik müessesesi gerçek kişiler tarafından açılıp işletilebilir” şeklinde değiştirilmelidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son zamanlarda çeşitli çalışma alanlarıyla ilgili olarak profesyonelliğin önemine vurgu yapma gereği duyduğumuz durumların sık sık ortaya çıkması bir rastlantı değil diye düşünüyorum. Profesyonellik bilimsel bilginin kullanımıyla ilgilidir. Dolayısıyla, profesyonelliğe yaklaşım da bilime yaklaşımla koşutluk göstermektedir. Bilim, çağdaş toplum olan bilgi toplumu için ekonomik ve sosyal gelişmede kullanılan en değerli hammaddedir.
Bilimsel bilginin ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde giderek karmaşıklaşan ürün ve hizmetler alanında çalışan kişilerin meslekî niteliklerinin her zamankinden daha ön plana çıkması gerekirken, aksine meslekî niteliklere sahip olmayan kişilerin önünü açan düzenlemeler yapılmaktadır. Bir bilim insanı olarak, eğer Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye’yi Avrupa Birliğine taşıma ve gelişmiş ülkeler düzeyine ulaştırma hedefinde samimiyse, bilim ve bilimsellik konularındaki konumunu gözden geçirmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Erbatur, mikrofonunuzu açıyorum; buyurun, tamamlayın.
N. GAYE ERBATUR (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Halkımızın sağlığı gibi çok hassas bir konuyla ilgili bu teklifin, hem halkımız hem de bu alanda çalışan insanlar için yarar sağlamasını istiyorsak, yukarıda açıklamaya çalıştığım nedenlerle, 3, 7, geçici 1 ve geçici 3 üncü maddelerde gerekli değişiklikleri yapmadan bu teklifin yasalaşmasına izin vermeyelim.
Kamu yararı için ve bilime, bilimselliğe inanç adına, iradenizi ortaya koymanızı bekliyorum.
Beni dinlediğiniz için teşekkür eder, hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Erbatur.
Sayın milletvekilleri, başka söz isteği yok.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
SABRİ VARAN (Gümüşhane) – Sayın Başkan...
EYÜP FATSA (Ordu) – Sayın Başkan, Ak Parti Grubu adına, Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan konuşacak.
BAŞKAN – Efendim, şu ana kadar, bize, Grup adına bir talep gelmedi;ancak, şahsı adına söz verebilirim.
Sayın Varan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 10 dakika.
SABRİ VARAN (Gümüşhane) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten, şu anda görüşmekte olduğumuz 509 sıra sayılı gözlükçülükle ilgili yasa teklifini hepinizin merakla beklediğini biliyorum. Zira, üç haftadır, Genel Kurulun gündemine geliyor, sıra gelmediği için erteleniyor. Gözlükçülükle ilgili faaliyette bulunan arkadaşlar, gerek komisyonumuza gerekse Meclisteki bütün milletvekili arkadaşlarımıza konuyu taşıdıkları için, hassasiyetle bu saati beklediğinizi biliyorum. Grup adına konuşma süresi daha uzun olduğu için konuşma metnimiz daha tafsilatlıydı; ama, Grup adına değil de şahsım adına söz alabildiğimden, konuşma sürem 10 dakikaya düştü ve konuyu özetleme durumu hâsıl oldu; bunun için, tafsilatı, özetin özeti yaparak zatıâlilerinize sunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, yıllardır çözüm bekleyen, halkımızın da göz sağlığıyla yakından ilişkili olan Gözlükçülük Hakkında Kanun, 3958 sayısıyla 1941 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanun, 1940 yılında çıkarılmış; ancak, 1941 yılında yürürlüğe girmiştir; yani, 63 yaşında yaşlı bir kanun üzerinde görüşmeler yapıyoruz.
Gözlükçülük sektörü her ne kadar bir ticaret gibi algılansa da, ayrı bir yasanın bulunması ve tıp dünyasındaki yeri dikkate alındığında, halkın göz sağlığıyla bire bir ilişkili olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Göz hastalıklarıyla ilgili tedavi edici araçlardaki gelişmeler, teknolojik ilerlemeler ve sermaye gruplarının, bu meslek kolunda çok yoğun olarak bulunmaları karşısında, mevcut yasayla bu mesleği icra edilebilmesi ve göz sağlığının özenle, titizlikle korunmasına ilişkin düzenleme ve uygulama yapabilme imkânı bulunmamaktadır.
1941 yılından bu yana dört aylık kurslarla verilen optik diplomalarına 1983 yılında son verilmiştir. 1993 yılında ise, dört yıl öncesinden gözlükçülük yapanlara -yaklaşık 2 000 kişiye- tek bir imtihanla gözlükçülük belgesi verilmiştir. 1941-1993 yılları arasında 47 kez sınav açılmıştır. Bu sınav neticesinde, 4 596 kişiye gözlükçülük ruhsatnamesi verilmiştir. Sağlık Bakanlığı 1988’den beri gözlükçülük kursu açmamıştır. 1992 yılında 5 üniversitemizde, önlisans seviyesinde optisyenlik yüksekokulu açılmış ve bugüne kadar 600’e yakın gencimiz bu okullardan mezun olmuştur; ancak, bürokrasi de burada yapabileceğini yapmış, önlisans mezunu olan üniversite gençlerimize de, gözlükçülük müessesesi açma yetkisi, maalesef, verilmemiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, çok karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Bir tarafta, dört aylık kurslarla mesleği icra etme yetkisi almış, gözlükçülük ruhsatnamesine sahip ve mesul müdürlük hakkını kazanmış bir kesim; diğer tarafta, Sağlık Bakanlığına müracaat etmiş, Sağlık Bakanlığının siz, bir mesul müdür tutun, müesseseyi açın; biz, zaten kurslar düzenliyoruz, sizlere gözlükçülük ruhsatnamenizi vereceğiz” demesiyle bekleyen ve mesul müdürünün gözlerine bakan, onun mahkûmu olan 2 200 işyeri sahibi, milyarlarca lira yatırım yapmış, geleceğini bu mesleğe bağlamış işverenler; diğer tarafta da, iki yıllık önlisans seviyesinde okulunu bitirmiş, ancak gözlükçülük müessesesi açma hakkını elde edememiş 600’ün üzerindeki gencimiz; yani, karmakarışık bir durum.
Değerli arkadaşlar, zaman sınırlı olduğu için konuyu özetlemek istiyorum. Burada komisyonumuzun yaptığı nedir: Konuşmacı arkadaşlardan birisi bu tasarı geldi, geri gitti, tekrar geri geldi” gibi bir açıklamada bulundu. Bu, tamamen teknik bir ayrıntıdır. Hükümetten gelen tasarının komisyonumuzda hazırlanan teklifle teknik olarak komisyonda birleştirilmesi gerekiyordu; aksi takdirde, yapılması gereken değişiklikler Genel Kurulda önergeyle yapılacaktı. Bu, teknik bir sebepten kaynaklanmıştır; yoksa, sonradan eklenen maddelerin tasarının geliş gidişiyle ilgisi, alakası yoktur.
Değerli milletvekilleri, takdir edersiniz ki, 2 200 işyeri sahibi, devletin, Bakanlığımızın daha önce bir mesul müdür bulun, çalışın, biz, kurslar düzenleyeceğiz, sizlere bu hakkı vereceğiz” demesi üzerine, mesul müdürlerini bulmuşlar ve müesseselerini açmışlar; ama, devlet, 1993 yılından bugüne kadar 2 200 işyeri sahibine bu hakkı vermemiş, bu düzenlemeyi sağlamamıştır. Burada işyeri sahiplerinin bir kusuru yoktur; varsa, devletin bu işyeri sahiplerine karşı bir ihmali, bir gecikmesi vardır. Komisyon olarak, bu arkadaşların da mağdur olmamasını istedik; zira, bundan önce, hatırlarsanız, muhasebeciler ve malî müşavirlerle ilgili de yasa çıkmıştı. Orada da, bir sebeple belge sahibi, muhasebeci açma durumunda olan kişilere tahsiline bakılmaksızın bu hak verilmişti ve bunu Sayın Özyürek gayet iyi bilir geçmişten. Bu vesileyle, biz de, bu işyeri sahiplerimize çok sıkı bir kurs yapalım. Kurs neticesinde -altı ay olacak bu kurs; inşallah, önergeyle, bu üç aylık süreyi de altı aya çıkarıyoruz- altı aylık sıkı bir kurs yapalım, sınav yapalım; sınavı kazanan bu belgeyi alacak, sınavı kazanamayan bu belgeyi alamayacak ve bu sınava girmek için de, 1993 yılından 2004 yılına kadar geçen süre içerisinde dört yıldır bu işle iştigal etmiş, bu işle uğraştığını sigortayla, Bağ-Kur primiyle, vesaireyle ispatlayan kişilere bu sınava katılma hakkını verelim istedik ve sınavın da çok ciddî olacağını, hem Komisyon üyelerimiz hem de Sağlık Bakanlığımız olarak deklare ettik. Sınava girilecek, sınav kazanılacak, sonra bu belgeler verilecek. Bu vesileyle bedavadan gözlükçülük ruhsatı veriliyor” diye bir eleştiriyi kabul etmemiz mümkün değildir.
Değerli arkadaşlar, tüzelkişilerle ilgili eleştiri geldi. Bakın, bu tasarı hazırlanmadan Avrupa Birliğine yazı yazıldı. Avrupa Birliğine yazı yazıldı ve mesul müdürlük müessesinin orada da olduğu cevabını aldık. Bu vesileyle, Avrupa Birliği eşiğindeki bir Türkiye’nin çıkardığı yasanın da, Avrupa Birliğiyle uyumlu olması kadar normal bir durum yoktur. Niye 2 200 işyeri sahibine bu hakkı vermek istedik?
Değerli arkadaşlar, elimde iki dosya var. Bunlar, gözlükçülerle ilgili iki ayrı derneğin üyelerinin oluşturduğu dosyalar. Şimdi, müessese sahibi olan, aynı zamanda da ruhsatname sahibi olan arkadaşlar, mesul müdürle çalışan diğer arkadaşlarını gidiyor A kurumuna, B sosyal güvenlik kurumuna şikâyet ediyor. Diyor ki siz, mesul müdürle çalışan gözlükçünüzle sözleşme yapmayın.” Ve bunu başarmışlar. Geçmişte, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünden, mesul müdürle çalışan gözlükçü işverenlerini mağdur etmişler. Daha sonra, bin bir zorlukla bu aşılmış, mesul müdürle çalışan gözlükçüler de Bağ-Kurla sözleşme imzalayabilmiş. Bunun gerisinden sigorta ve Emekli Sandığıyla ilgili sözleşmeler gelecek; yani, mesul müdürle çalışan işyerleri, kesinlikle, bu belgeyi alması durumunda rahat edecekti. Zira -bu belgeyi- hem mesul müdür hem de işyeri sahibi olan kişilerin onlarla ilgili şikâyetleri devam ediyordu. Yani, istenen şuydu: Bu hak bizim, bizde kalsın, başka kimse bu hakka sahip olmasın. Biz de, takdir edersiniz ki, iktidar olarak, hükümet olarak kimseyi mağdur etmemek, kimsenin yatırımını öldürmemek ve işsizler ordusuna yeni işsizler katmamak durumundayız. Bu vesileyle, bu geçici 3 üncü madde düzenlenmiştir; en az lise mezunu olacaktır, lise mezunu olmayan ve bu şartları taşıyanlar da kursa giremeyecektir.
Geçmişte ne olmuştur? İşte, burada, dosyada var...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Varan, tamamlayın konuşmanızı lütfen.
SABRİ VARAN (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
Geçmişte, 4596 kişiye ruhsatname verilmiş, bunlardan 60’ının okuryazarlığı yok; 42 kişi ilkokul mezunu, 1 411 kişi ortaokul mezunu, 1 923 kişi lise mezunu, 1 160 kişi de üniversite mezunu. Yani, geçmişte yapıldığı gibi bir şey de yapmak istemedik. Tahsile, öğrenime saygı göstermek durumundayız; ama, işyerine, emeğe, işverene de saygı gerekir. Bu vesileyle, kursun, üç ay değil altı ay düzenlenmesini önergeyle inşallah biraz sonra düzenleyeceğiz. Kurs altı ay içerisinde açıklanacak, daha sonra kursa katılanlara çok sıkı bir eğitim, sıkı bir sınav... Sınavı başaranlar bu belgeyi alacak. Onun için, gözlükçülük belgesi, işyerinde çalışan çaycıya, kapıcıya veriliyor gibi eleştirilere katılmak mümkün değil. Bunu, zabıtlara geçsin diye buradan söylüyorum. Bu belgeye, ancak, gözlük montajıyla ilgili faaliyette bulunan kişiler sahip olacak; bunu da buradan söylemek istiyorum.
Önlisans düzenlenebilir miydi?.. Arkadaşlar, çıkacak bu yasadan istifade edecek kişilerin sayısı zaten az; az olduğu için, sınırlı sayıdaki kişiye Açık öğretim Fakültesinin önlisans programı düzenleme ihtimali çok zayıf. Bunun için, biz, bunu, Bakanlık nezdinde, altı aylık ciddî bir kursla çözmek istedik.
Çıkacak bu yasanın, başta gözlükçülük mesleğiyle iştigal eden ticarethane sahiplerine, işyeri sahiplerine veya gözlükçülük ruhsatı sahiplerine ve bugüne kadar haklarını alamamış optisyenlik meslek yüksekokulu mezunu olan kardeşlerime de hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Varan.
Teklifin tümü üzerinde başka söz isteği?.. Yok.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
 
OPTİSYENLİK HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı; fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenlemektir.
BAŞKAN – Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Denizli Milletvekili Sayın Mehmet Uğur Neşşar; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Neşşar, süreniz 10 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sabri Bey, bu yasa tasarısının, komisyondan çıktıktan sonra, neden tekrar komisyonda geri görüşülüp, şekil değiştirilip getirilmesini burada açıklamak için epeyce gayret gösterdi; ben, doğrusu ikna olmadım ve esas eleştirimi de bunun üzerine bina etmek istiyorum.
Şimdi, önce bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Bu yasa tasarısı hazırlanırken, tamam diyoruz, hakikaten güzel bir yöntem izleniyor. Komisyon, Sağlık Bakanlığı, Oftalmoloji Derneğiyle, optisyenlerle, değişik sivil toplum örgütleriyle görüşüyor ve bir yasa tasarısı  hazırlanıyor. Bu tasarı komisyondan geçiyor. Eğitime, bilgiye, beceriye önem veren, arkadaşımın dediği gibi de Avrupa Birliğine uyuma” önem veren bir yasa tasarısı; fakat, aniden ne oluyorsa, birdenbire bu yasa tasarısı geri çekiliyor, bazı teknik ayrıntılar için geri çekiliyor. Teknik ayrıntı, eğer, eğitime verilen önemi ortadan kaldırıp, birtakım insanlara daha ruhsatname vermekse, öyle kabul edelim; ama, bence, bu, AK Partinin hükümet etme anlayışının ve iki yüzünün güzel bir göstergesi; ben, onun üzerine konuşacağım daha çok. Yani, AK Parti dediğiniz, hakikaten, çağdaş, reformist, ilerici, eğitime öncelik veren ve bu yasa tasarısı ilk hazırlandığı zaman da, hakikaten, öyle davranan yüz; ama, öteki tarafta da, bizim sıklıkla dile getirdiğimiz AKP yüzü; tipik bir sistem partisi. Yasa tasarısı hazırlanıp da gündeme gelince toplumda oluşan baskılara ödün veren, bunlara boyun eğen, kabadayılığını birdenbire unutuveren bir sistem partisi. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Bir dakika, ben düşüncelerimi aktarıyorum.
OSMAN KILIÇ (Sivas) – Hakaret oluyor, yakışmıyor; AK Parti ikiyüzlü mü?
MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) – Rica ederim. Ben görüşlerimi aktarıyorum, siz de söylersiniz. Ben öyle görüyorum.
Birinci yasa tasarısını biz de komisyonda onayladık.
Şimdi, arkadaşımız diyor ki: Geri çektik; çünkü, birtakım teknik ayrıntılarla ilgili değişiklikler yapmamız lazımdı.” Teknik ayrıntıya bakıyorsunuz, yasanın özünü temsil eden, yani, 6 okul, 600 yükseköğretim görmüş insan var ve bu yükseköğretim görmüş insanlar artık optisyen olsun, gözlükçülük, esnaflıktan bir mesleğe, bir sağlık mesleğine dönsün diye bir yaklaşım varken, birden bire yeniden şu kadar insana imkân tanımak için bir teknik değişiklik yapılıyor.
Peki, bunu yapıyorsunuz, sizi kimler ikna etti,nasıl etti; bilmiyorum; ama, dışarıda bir sürü de ortaokul mezunu arkadaşımız var. Bu insanlar da diyorlar ki:” Bakın, 1992,1993’te yapılan sınavda ortaokul mezunlarına da bu hak tanındı; madem, geçici bir hak tanınıyor, o zaman, bu sefer bize de tanısınlar.”
Şimdi, madem yüksekokul mezunlarına bu hakkı tanımayı öngören bir yasa çıkartıyoruz, sonra birden bire değişiyoruz, o halde, toplumun     -arkadaşımın dediği gibi, yine kendi sözleriyle dile getirmek istiyorum- tahsiline saygı gösterin hem tahsile saygı göstereceğiz hem emeğe, işyerine,işverene saygı...”dedi. O zaman ortaokul mezunu arkadaşlarımızın da işyeri var...
O halde, bu yasanın gidiş gelişinde hakikaten bir ikili davranış kalıbı karşımıza çıkıyor; bu da, açıkçası beni oldukça rahatsız ediyor.
Bu değişikliğin nasıl olduğunu öğrenmek istedik. Kulağımıza gelen bir sürü değişik söz var; fakat, yine ben, sabah da söylediğim gibi, dedikodularla iş yapmayı sevmiyorum; ama, bakıyorsunuz bu aradaki eğitim meselesiyle ilgili bir yasa hazırladıktan sonra, bunun değiştirilip yine bir kısım insana sınav hakkı veren bir yasa haline dönüştürüldüğü zaman ihtiyaç mı var, acele mi var?” diyorsunuz; hayır, yeterince lisanslı optisyen var, yeterince eğitim görmüş insan var, toplumda beş tane yüksekokul var, giderek de mezunların sayısı artıyor; o zaman, ilk yasayla çelişen bir ikna mekanizmasının arada işlemiş olduğu ortaya çıkıyor.
Arkadaşım sınavdan söz etti; ”çok sıkı bir sınav yapacağızdedi. Sabahki konuşmamda sayın müsteşar yoktu; burada olduğuna sevindim. Eğer, sınavı Sağlık Bakanlığı yapacaksa, o zaman, o sınavın ne kadar sıkı olacağı, şeflikle ilgili sınavlarda, sabah anlattığım tarzda, karşımıza çıkan kuşkularla beraber geliyor; yok, eğer, sınavı Sağlık Bakanlığı başka bir yöntemle, daha objektif bir yöntemle yapacaksa, o da ayrı bir düşünce ortaya çıkartıyor.
Evet, çok fazla konuşmayacağım. Biz, eğitimden yanayız; biz, eğitim görmüş insanların yapacağı çağdaş dünyanın kabul ettiği tarzdaki optisyenliğin bir sağlık mesleği olduğuna inanıyoruz ve bu konudaki önergemizi de vereceğiz.
Sınav hakkı tanınacaksa, bu sınav hakkının herkese tanınmasını; eğitim hakkı tanınacaksa, herkese tanınmasını; emeğe, işverene, iş yerine ve tahsile beraber riayet edeceksek, toplumun bütün kesimlerini kucaklayacaksak, hep birlikte kucaklanmasını diliyorum.
Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Neşşar.
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) – Sayın Başkan, bir düzeltme yapabilir miyim?
BAŞKAN – Efendim, Komisyon Başkanının bir söz isteği vardır.
Buyurun.
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarımızın konuşmalarından sonra şunu söylemek istiyorum: Bu tasarı, Hükümetten bizim Komisyonumuza ilk geldiğinde 3 maddelik bir tasarıydı. Bunun üzerine bir alt komisyon kurularak bütün taraflar dinlendi; hem optisyenlerin temsil edildiği dernekler hem de Ankara’daki, İstanbul’daki ve Türkiye’nin diğer birçok yerindeki gözlükçü dernekleri, oftalmologlar, tümüyle hepsi dinlendi.
Bizim bu tasarıyı çıkarış amacımız, hedefimiz, hiçbir kesimi mağdur etmemekti. Tasarı ilk geldiğinde, demin de söylediğim gibi, 3 maddelik bir tasarıydı. Bunu alt komisyona havale ettiğimizde, arkadaşlarımız, kanun tekniğine uygun olsun diye, 19 maddelik bir tasarıyı önümüze getirdiler. Tasarı, Komisyondan geçtik ten sonra, Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğüne indi. Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğündeki müdür arkadaşlarımız, teknisyen arkadaşlarımız, tasarının bu haliyle Genel Kurula inemeyeceğini, bunun bir teklif haline dönüştürülmesi gerektiğini söylediler. Dolayısıyla, bu düzenleme, tasarının teklif haline dönüştürülüp, tekrar bize geri gelmesiyle yapıldı. Yoksa, biz, hiçbir şekilde, geçici 3 üncü maddeyi koymak için bu tasarıyı geri çekmedik. Doğrudur, geçici 3 üncü maddeyle ilgili sıkıntılar vardır, bize kamuoyundan birçok şikâyet geldi. Biz, o şikâyetleri burada bir önergeyle düzeltmeyi düşünüyorduk, eğer bir düzeltme yapılacaksa, Genel Kurulda bir önergeyle düzeltmeyi düşünüyorduk; ama, buna fırsat kalmadı. Hazır, kanun tasarısını teklif haline dönüştürdükten sonra, nasıl olsa yine Komisyonumuzda görüşüldü, görüşülmüşken, bu geçici 3 üncü madde ilave edildi. Bunu arz etmek istiyorum. Yoksa, tasarının komisyona geri çekiliş amacı, geçici 3 üncü maddeyi koymak değil.
Sayın Başkanım, bunu arz etmek istiyordum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Komisyon Başkanı, bu konuda gerekli açıklamayı yaptı.
1 inci madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
 
KAPSAM
MADDE 2. - Bu Kanun; optisyenlik mesleğini icra etme yetkisini haiz kişiler ile optisyenlik müessesesinin sahip ve işletenleri ile bunların faaliyetlerini kapsar.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
 
 
Tanımlar
MADDE 3. - Bu Kanunda geçen;
Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,
Optisyen : Optisyenlik alanında en az ön lisans seviyesinde mesleki eğitim ve öğretim veren yüksekokul mezunu kişiyi,
Gözlükçülük Ruhsatnamesi: Sağlık Bakanlığı tarafından verilen gözlükçülük yapabileceğine dair belgeyi,
Optisyenlik Müessesesi Ruhsatnamesi: Optisyenlik müessesesi açılabilmesi için ilin en yüksek sağlık idaresince verilen belgeyi,
Mesul Müdür: Optisyenlik müessesesinde optisyenlik mesleğinin icra edilmesinden bizatihi sorumlu kişiyi
ifade eder.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
Bir önerge var; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 509 sıra sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 3 üncü maddesine aşağıdaki bendin eklenmesini arz ederiz.
 N. Gaye Erbatur Güldal Okuducu Mustafa Gazalcı
 Adana İstanbul Denizli
 Atilla Kart İzzet Çetin Hüseyin Güler
 Konya Kocaeli Mersin
  Mehmet Yıldırım
  Kastamonu
Madde 3.- Fennî gözlükçü: 3958 sayılı Yasaya göre fennî gözlükçü unvanını almış olan kişiyi,”
BAŞKAN – Önergeyi dinledik.
Komisyon önergeye katılıyor mu?
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Hükümet katılıyor mu?
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) – Takdire bırakıyoruz.
BAŞKAN – Sayın önerge sahipleri, önergenizi açıklamak mı istiyorsunuz, gerekçeyi mi okutayım efendim?
N. GAYE ERBATUR (Adana) – Gerekçeyi okutun efendim.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Optisyen unvanını yalnızca Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunun Optisyenlik Programını bitirenler kullanabilirler. Müktesep haklarını kullanacak olan ve halen fennî gözlükçülük yapan kişilerin işlerine mevcut unvanlarıyla devam edebilmeleri için bu yasada böyle bir terime yer verilmesi gereklidir.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, verilen önergeyi, Komisyon ve Hükümet takdire bırakmıştır. Biraz önce de, önerge sahiplerinin, önergeleriyle ilgili gerekçelerini dinledik.
Şimdi, önergeyi oylarınıza sunuyorum: Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
4 üncü maddeyi okutuyorum:
 
İKİNCİ BÖLÜM
Optisyenlik Mesleğinin İcra Edilmesi
Optisyenlik mesleğini haiz kişiler
MADDE 4. - Numaralı (mihraklı) gözlük camı ve gözlük çerçevesi satmak, gözlük montajı ve her türlü reçeteli lens satışı yapmak üzere optisyenlik mesleğini icra edebilmek için, optisyenlik alanında en az ön lisans seviyesinde mesleki eğitim ve öğretim veren yüksekokul mezunu olmak gerekir.
Yurt dışındaki eğitim ve öğretim kurumlarından alınmış diplomalara dayanılarak optisyen unvanını alabilmek ve bu mesleği icra edebilmek için, yurtdışında görülen eğitimin birinci fıkrada belirtilen mesleki eğitime denk olduğunun yetkili makamlarca kabul edilmiş olması şarttır.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 4 üncü madde Kabul edilmiştir.
5 inci maddeyi okutuyorum:
 
Tabipler
MADDE 5. - Göz hastalıkları uzmanı tabipler optisyenlik müessesesi açarak optisyenlik yapabilirler. Ancak optisyenlik yaptıkları sürece tabiplik yapamazlar.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?... Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 5 inci madde kabul edilmiştir.
6 ncı maddeyi okutuyorum:
Optisyenlik uygulamaları
MADDE 6. - Optisyenler, yalnız koruyucu gözlükleri, güneş gözlüklerini ve göz hastalıkları uzmanı tabipler tarafından verilen reçetelerde yazılı numaralı gözlük camlarını, her türlü lensleri, optik görme gereçlerini ve gözlük çerçevelerini satabilirler.
Optisyenlerin reçetesiz olarak numaralı gözlük camı satmaları, vermeleri veya tavsiye etmeleri, otorefroktometre ve keratometre gibi bilgisayarlı aletler ile olanlar da dahil olmak üzere her nevi göz ve görme muayene ve testleri yapmaları veya müesseselerinde bu işlere yarayan her türlü aletleri ve cihazları bulundurmaları yasaktır.
Optisyenler, gözlük veya gözlük camlarının muayene ve kontrolü veya tamir konusunda ve reçetelerde yazılı camları çerçevelere takmak ve kişinin gözüne en uygun şekilde uygulamak için gerekli olan aletleri kullanabilirler.
Optisyenler, optisyenlik yaptıkları sürece müesseselerinde başka bir iş yapamaz ve müesseselerini muayenehane gibi kullandıramazlar.
Optisyenlik müessesesinde her türlü kontakt lens uygulanması yasaktır.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 6 ncı madde kabul edilmiştir.
7 inci maddeyi okutuyorum:
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Optisyenlik Müesseseleri ile İlgili
Esas ve Usuller
Optisyenlik müessesesi
MADDE 7. - Optisyenlik müessesesi gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri tarafından açılıp işletilebilir.
Optisyenlik müessesesi açıp işletmek  isteyenler, müessesenin açılacağı ilin en yüksek sağlık idaresinden optisyenlik müessesesi ruhsatı almak zorundadırlar.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.
Önerge vardır; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 509 sıra sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının” 7 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ederiz.
 N. Gaye Erbatur Feridun Ayvazoğlu Mahmut Duyan
 Adana Çorum Mardin
 Mehmet Uğur Neşşar Mustafa Özyurt
 Denizli Bursa
Madde 7.- Optisyenlik müessesesi gerçek kişiler tarafından açılıp işletilebilir.
BAŞKAN- Sayın Komisyon?..
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl)- Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN- Sayın Hükümet?..
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)- Katılmıyoruz.
BAŞKAN- Komisyon takdire bırakıyor, Hükümet katılmıyor.
Efendim, önerge sahipleri?..
N. GAYE ERBATUR (Adana)- Gerekçe okunsun Sayın Başkan.
BAŞKAN_ Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Teklifimizin gerekçeleri aşağıda ayrı ayrı açıklanmıştır.
1- Türk Ticaret Kanunu ile ticaret şirketleri tariflerini bulurken kâr elde etme amacı” temel niteliklerinden birisi olarak gösterilmiştir. Bu durumun, optisyenlik gibi kamu hizmeti niteliğindeki bir sağlık mesleğiyle bağdaştırılması mümkün değildir.
2- Tüzelkişilerde yetkili organların aldığı kararlar uygulanır. Oysa, optisyen, hekimin reçetesi ve meslekî bilgisi dışında hiçbir kararın etkisi altında olmaksızın ve böyle bir karara uymak zorunda kalmaksızın, sadece hastanın göz ve görme sağlığını düşünmek zorundadır. Asıl maksadı kâr elde etmek olan bir ticarî şirkette bu ilkeyi uygulaması zorlaşır ve çoğu zaman imkânsızlaşabilir.
3- Kaldı ki, kanunun 6 ıncı maddesi gereğince, zaten optisyen müessesesinde göz tedavisine veya kontrolüne ilişkin pahalı ve fazla sermaye birikimi gerektiren cihazlar bulundurulamayacağına göre, ne birden fazla optisyenin sermayelerini ve ne de her bir reçete sadece bir optisyen tarafından yapılıp tatbik edilebildiğine göre, birden fazla optisyenin emeklerini birleştirmelerine ihtiyaç duyması da söz konusu değildir.
4- Sağlıkla ilgili kanunlar içinde buna en açık ve en güzel örnek ise, 6197 sayılı Eczacılık ve Eczaneler Hakkında Kanundur. Bu kanunun 18 inci maddesine göre, eczanelerin eczacıların ortaklığı suretiyle açılıp işletilmesi mümkün değildir. Bu yüzden, yine bir Sağlık Kanunu olan 6197 sayılı Kanundaki bu prensipten ayrılmak uygun olmayacağı gibi, kanunlarımız arasındaki ilke uyumsuzluğuna yol açacağından isabetli olmayacaktır.
BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katılmadığı ve biraz önce de gerekçesini beraberce dinlediğimiz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Şimdi 7 inci Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
8 inci maddeyi okutuyorum:
 
Mesul müdür
MADDE 8. - Optisyenlik müessesesi açmış olanlar, müesseselerinde optisyen unvanına sahip bir mesul müdür bulundurmak zorundadırlar.
Optisyenlik müessesesi ruhsatnamesi tek bir müessese için geçerlidir.
7 nci maddede sayılanlar, birden fazla optisyenlik müessesesi açmak isterse, her bir müessese için ayrı optisyenlik müessesesi ruhsatnamesi almak ve ayrı mesul müdür bulundurmak zorundadır.
Mesul müdür tek bir optisyenlik müessesesinde mesul müdürlük görevini yapabilir.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
9 uncu maddeyi okutuyorum:
 
Müessesede bulunma
MADDE 9. - Optisyenin, mesleğini icra ettiği müessesede bizzat bulunması esastır.
Optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabipler, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekanda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemez. Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamaz.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
10 uncu maddeyi okutuyorum:
 
İstisnalar
MADDE 10. - Optisyenlik müessesesine sahip ve optisyenlik mesleğini icra etmekte iken;
a) Milletvekili veya belediye başkanı seçilenler ile askerlik hizmeti sebebiyle silah altına alınanlar, bu görev hizmeti süresince,
b) Hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olanlar, cezanın infazı süresince,
c) Hastalık ve sair zorlayıcı sebeplerden dolayı bir aydan fazla müesseselerinin başında bulunamayacak olanlar, bu mazeretleri süresince,
d) Hacir altına alınanlar, vasilerinin talebi üzerine, hacir altında bulundukları sürece,
Optisyenlik müessesesi ruhsatı veren makama yazılı olarak bildirmek şartı ile, optisyen unvanını haiz bir kimseyi mesul müdür tayin ederek müesseselerinin faaliyetlerini sürdürebilirler.
Ölüm halinde ise kanuni mirasçıları en çok iki aylık süre içinde mesul müdür tayin etmek zorundadırlar.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
10 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
11 inci maddeyi okutuyorum:
 
Optisyenlik unvanı
MADDE 11. - Optisyen unvanını haiz olarak müessese açmış olanlar, yalnız optisyen unvanını kullanabilirler. Başka bir unvan kullanmaları veya gerçeğe uymayan reklam yapmaları yasaktır.
 
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
11 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 12’yi okutuyorum:
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kayıt ve Denetim
Kayıt
MADDE 12. - Optisyenler müesseselerinde mahallin en yüksek sağlık idaresince yaprak adedi tasdikli bir defter tutmaya ve bu deftere sıra numarasıyla ve tarih sırasıyla reçeteleri ve sahiplerinin isimlerini kayda mecburdurlar.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
12 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
13 üncü maddeyi okutuyorum:
Denetim
MADDE 13. - Optisyenlik müesseseleri, Bakanlığın ve mahallin en yüksek sağlık idaresinin teftiş ve denetimine tabidirler.
Optisyenler, bu teftiş ve denetimlerde her türlü kolaylığı göstermeye, talep edilen bilgileri, müessese kayıt belgesini ve teftiş defterini vermeye ve faturalarında optisyenlik ruhsatnamelerinin veya diplomalarının tarih ve sayısını belirtmek zorundadırlar.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
1 önerge var; önergeyi okutuyorum:
Türkiye büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Kanun Teklifinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz
 Salih Kapusuz Mustafa Demir Cüneyt Karabıyık
 Ankara Samsun Van
 Ali Yüksel Kavuştu Yahya Akman
 Çorum Şanlıurfa
Optisyenler, bu teftiş ve denetimlerde her türlü kolaylığı göstermek, talep edilen bilgileri, müessese kayıt belgesini ve teftiş defterini vermek ve faturalarında optisyenlik müessesesi ruhsatnamelerinin tarih ve sayısını belirtmek zorundadırlar.”
BAŞKAN – Önergeye Sayın Komisyon katılıyor mu?
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) – Olumlu görüşle, takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükümet katılıyor mu efendim?
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) – Katılıyoruz.
BAŞKAN – Önerge sahipleri?..
EYÜP FATSA (Ordu) – Gerekçe...
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Mesul müdürle çalışan optisyenlik müesseselerinde, mesul müdürün değişmesi halinde tüm belgelerin değiştirilmek zorunda kalınması ve uygulamada farklılıklar yaratmaması için, metindeki veya diplomalarının” ibaresinin çıkarılması amaçlanmaktadır.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, komisyonun olumlu görüşle takdire bıraktığı, hükümetin katıldığı ve gerekçesini dinlediğimiz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge, kabul edilmiştir.
13 üncü maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
14 üncü maddeyi okutuyorum:
BEŞİNCİ BÖLÜM
Cezai Hükümler
MADDE 14. - Optisyen unvanını haiz olmadığı halde optisyenlik yapanlar veya optisyen olduğunu ilan edenler hakkında otuz milyar lira idari para cezası alınır ve müessesesi kapatılır.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği? Yok.
 
14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
15 inci maddeyi okutuyorum:
 
MADDE 15. - 11 inci maddede belirtilen yasaklara uymayanlardan onbeş milyar lira idari para cezası alınır.
6 ncı maddede zikredilen yasaklar hilafına hareket eden optisyenler hakkında beş milyar lira idari para cezası uygulanır ve üç ay süre ile optisyenlik mesleğini icra etmelerine izin verilmez.
Bu Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı şarta üst üste iki denetimde de uymadığı belirlenen optisyenler ile 9 uncu Maddenin ikinci fıkrası ile 8, 10, 12 ve 13 üncü madde hükümlerine uymayanlar hakkında  beş milyar lira idari para cezası alınır.
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 üncü maddelerdeki yasakların tekerrürü halinde idari para cezası iki kat olarak uygulanır.
İdari para cezalarından müessese sahibi de müteselsilen sorumludur.
Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere yürürlükteki  tebligat kanunları hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı, tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Davalar, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
15 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
16 ncı maddeyi okutuyorum:
         ALTINCI BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
MADDE 16. - Optisyenlik müesseselerinin  açılışına ve sahip olmaları gereken şartlara dair usul ve esaslar ile optisyenlerin yapacağı ilan ve reklamlar, tutacakları defterler ve diğer hususlar Bakanlıkça bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
 
BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
16 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
17 nci maddeyi okutuyorum:
 
MADDE 17. - 30.12.1940 tarihli ve 3958 sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
17 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Geçici Madde 1’i okutuyorum:
 
GEÇİCİ MADDE 1. - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 30.12.1940 tarihli ve 3958 sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak gözlükçülük ruhsatnamesi sahibi olanlar, optisyen unvanını kullanarak optisyenlik mesleğini icra edebilirler.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.
Madde üzerinde İki önerge var; geliş sırasına göre okutup, aykırılık derecesine göre işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 509 sıra sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın geçici 1 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ederiz.
 N. Gaye Erbatur Hüseyin Güler Atilla Kart
 Adana Mersin Konya
 Güldal Okuducu Mustafa Gazalcı İzzet Çetin
 İstanbul Denizli Kocaeli
Geçici Madde 1. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 30.12.1940 tarihli ve 3958 sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak gözlükçülük ruhsatnamesi sahibi olanlar, fenni gözlükçü unvanını kullanarak optisyenlik mesleğini icra edebilirler.
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun teklifinin geçici 1 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
 Salih Kapusuz Mustafa Demir Yahya Akman
 Ankara Samsun Şanlıurfa
 Ali Yüksel Kavuştu Cüneyit Karabıyık
 Çorum Van
Geçici Madde 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 30.12.1940 tarihli ve 3958 sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanun hükümlerine ve bu Kanunun Geçici 3 üncü maddesine göre gözlükçülük ruhsatnamesi sahibi olanlar, gözlükçü unvanıyla optisyenlik mesleğini icra etme hak ve yetkisine sahiptirler ve optisyenlerle aynı sorumlulukları taşırlar. Ancak bunlar optisyen unvanını kullanamazlar.”
BAŞKAN – Okuttuğum ikinci önerge en aykırı önerge.
Komisyon önergeye katılıyor mu?
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) – Olumlu görüşle takdire bırakıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Takdire bırakıyorsunuz.
Sayın Hükümet katılıyor mu efendim?
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) – Katılıyoruz.
BAŞKAN – Katılıyorsunuz.
Önerge sahipleri...
EYÜP FATSA (Ordu) – Sayın Başkan, gerekçe okunsun.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Optisyen, optisyenlik alanında en az ön lisans seviyesinde meslekî eğitim alan kişi olduğundan, bu eğitimi almayanların bu unvanı kullanmalarının engellenmesi amaçlanmaktadır.
BAŞKAN –Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katıldığı ve gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, Sayın Salih Kapusuz ve arkadaşlarının geçici 1 inci maddeyle ilgili önergesi kabul edildiğinden, Adana Milletvekili Sayın Gaye Erbatur’un aynı maddeyi değiştiren önergesini işleme koymam mümkün değildir.
Şimdi, maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Geçici madde 1 kabul edilmiştir.
N. GAYE ERBATUR (Adana) – Sayın Başkan, bir sorun var o zaman; şimdi, geçici 1 inci maddeyle optisyenlik unvanını kullanamazlar” denildiğine göre, 3 üncü maddeye fenni gözlükçü” tanımı konulmalıdır verdiğimiz önerge doğrultusunda; ben, yeniden Komisyonun dikkatine sunmak istiyorum. Şimdi, bu önergede yapılan düzenlemeyle, o zaman fenni gözlükçüler ne olacak; öyle bir tanım yok, tanımı koymamız gerecek.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Bu konuyu, Komisyon ve Hükümet değerlendirsin.
Ş

Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - 5193 Oylanırken!
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira