24 Mayıs 2012 11:22Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

Avrupa Topluluğu Komisyonu -Avrupa’da Sağlık Ortaklıkları

Önemli : Bu evrak Avrupa Komisyonunun resmi bir dokümanı değildir
ve komisyon görüşlerini yansıtmamaktadır.

Avrupa’da Sağlık Ortaklıkları

Özet

BÖLÜM I : NEREDEYİZ

1. Avrupa’da sağlık ve sağlık mücadeleleri

1.1. Hastalıkların yayılması

1.2. Sağlıkta eşitsizlikler ve Avrupa sağlık boşluğu

2.  Sağlık konusunda AB eylemi

2.1. Halk sağlığında eylem ve politikaların özeti

2.2. Sağlıkta bilgi ve bilgilendirme

2.3. Sağlık tehditlerine karşı mücadele

2.4. Sağlık belirleyicilerinin ele alınması

BÖLÜM II : HEDEF : HERKESE SAĞLIKLI YAŞAM

1. Sağlığı AB politikalarının merkezine yerleştirmek

1.1. Ekonomik gelişim için sağlığı bir sürücü olarak nitelendirmek

1.2. Sağlık boşluğuna köprü

1.3. Halkı sağlık tehditlerine karşı korumak

1.4. Sağlıklı yaşamı ve sağlığın gelişimini tüm politikalara dahil etmek

2. Avrupa’nın kapasitesini genişletmek: sağlık ortaklıkları

2.1. Vatandaşların sağlığı için ortaklıkların oluşturulması

2.2. Sağlık sistemleri arasında Üye Devletlerin işbirliğini kolaylaştırmak

2.3. Avrupa eylemi için güçlü bir bilgi temeli sağlamak

2.4. Uluslar arası işbirliğinin kuvvetlendirilmesi

3. Statü ve araçlar

ÖZET

Sağlıklı yaşam hayatı dolu dolu yaşamak için fiziksel ve zihinsel refah durumudur. Sağlıklı hayat sürdüren halk - uzun yıllar yaşayan, üretken ve sağlıklı insanlar - modern toplumları geliştirmek için önemli bir unsur ve iyi bir ekonominin temel taşıdır.

Bunu başarmak Avrupa Birliğinin karşılaştığı önemli sorunları başarıyla çözmek anlamına gelmektedir; yaşlanma ile ilgili sağlık durumları, yüksek hayat standartlarında görülen hastalıklar mesela aşırı şişmanlık ve sigara tüketimi, HIV/AIDS gibi ciddi rahatsızlıklar ve SARS gibi yeni hastalıkların tehdidi.

Bu sorunlarla mücadele etmek ortak bir sorumluluktur. Vatandaşların sağlığı insanların yeme, içme, sigara kullanma ve hareketlerine ilişkin yaptıkları bireysel seçimleri ile yakından ilgilidir. Üye Devletler, ulusal sağlık sistemlerinden ve sağlık bakımından sorumlu olarak, sınırlı bütçelerle yüksek kaliteli sağlık hizmetleri sunmak için ortak bir mücadele vermektedirler. Avrupa Birliği çapında sağlıklı yaşama ulaşılması için Üye Devletler arasında işbirliği ve sağlıklı yaşamın geliştirilmesi, sağlıkta eşitsizliklerin en aza indirilmesi ve sağlığı belirleyen faktörler ile ilgilenilerek hastalık yükünün azaltılması konularında ulusal çalışmaları güçlendirecek bir Avrupa Birliği eylemi gerekmektedir.

Sağlığı AB politikalarının merkezine yerleştirmek

Avrupa’nın tüm vatandaşlarını sağlıklı yaşama ulaştırmak ve tüm Topluluk politikalarının sağlığa bir katkıda bulunmasını sağlamak AB Anlaşmasında yer alan ortak değerlerdir. Yeni Anayasa onaylandığında AB’ne ayrıca tıbbi ürünler ve cihazlara ilişkin kalite ve güvenlik standartlarını belirleme ve ülkeler arası sağlık tehditlerini kontrol edip mücadele etme görevi yüklenecektir. Sağlık tedbirleri konusunda AB’nin Üye Devletler arasında işbirliğini kolaylaştırması geçen sene Aralık ayında AB Sağlık Bakanları ile paydaşlar tarafından kabul edilen tavsiyelerde vurgulanmış olup yeni Anayasa’da yer almaktadır.

Ancak sağlıklı yaşam sadece sağlık bakanları ve sağlık uzmanlarını ilgilendiren bir konu değil. Sağlık, ekonomik büyüme ve gelişimin sürdürülmesi ile yakından ilgilidir. Avrupa Komisyonu, sağlığı bir rekabet ve süreklilik gelişimi olarak Lizbon gündemine  entegre etmeyi amaçlamıştır. Sağlıklı yaşamın” gelişimine ilişkin yapısal göstergenin izlenmesi ve ekonomik gelişmelere ilişkin kontrolü hazırlık aşamasındadır. Ve Mart 2004 Avrupa Konseyi makro-ekonomik gelişim için ulusal hükümetleri sağlık reformlarını güçlendirme konusunda teşvik etmeye başlayınca Maliye Bakanları dikkatlerini sağlığa çevirmişlerdir.

Sağlık konusunun AB politikalarının merkezine yerleştirme zamanı gelmiştir. Sağlığın ekonomiyi geliştiren bir sürücü olarak kabul edilmesi bu sürecin bir parçasıdır. 25 Üye Devlete sahip genişleyen AB’de açıkça görülen ve bir an önce çözülmesi gereken sağlık ve ekonomi konusunda dengesizlikler mevcuttur.

Sağlık yatırımlarının ekonomik gelişim için önemli faydaları olduğunun kanıtları mevcuttur. Ancak sağlık harcamaları, genellikle uzun vadeli yatırımlar olarak değil de kısa dönem masrafları olarak nitelendirilmektedir ve daha yenilerde ekonomik büyümenin önemli faktörü olarak kabul edilmeye başlanmıştır.

Avrupa Birliği GSMH’nın büyük bir kısmını sağlık  için kullanmakta fakat solunum hastalıkları  yüzünden yine de 100 milyar Euro ve 135 milyar Euro kalp ve damar hastalıklarından kaybetmektedir  ; 8 milyon sakatlığa göre düzenlenmiş yaşam süresi kaybı dahil olmak üzere  ve işle ilgili sağlık problemleri ve iş kazaları  yüzünden yılda 500 milyondan fazla iş günü kaybetmektedir . Hastalık yükü sadece sağlık bakım masraflarında uzun vade de artışa neden olmuyor aynı zamanda iş değişikliği, erken emeklilik veya malulen ayrılık gibi ağır sosyal yüke neden olmaktadır.

Sağlık için doğru şekilde harcanan her Euro hem bireylere hem de AB ekonomi rekabeti için refah getirecektir. Böyle ağır bir hasta yükü ile sağlığı geliştirmek ekonomide bir öncelik haline gelmelidir. Sağlığa uzun vadeli yatırım yapılmazsa sağlık bakım ve sosyal maliyetler artmaya devam edecektir ve ekonomi bundan zarar görecektir. Tabii sorun sadece sağlığa yatırım yapmak değil. Önemli olan sağlık sistemlerini daha etkin ve masrafsız hale getirmektir, başka bir ifadeyle paranın doğru ve iyi harcanması gerekiyor. 

Sağlık sektörü bilimsel ve teknolojik gelişmelerle yürütülmektedir. Herkes en iyi ve en son tedavi şekillerine ulaşmak istiyor ve bekliyor. Yeni sağlık teknolojilerin ve ilaçların belli bir maliyeti var ve uygun şekilde etkin olarak kullanılmalıdırlar. Daha ucuz ve etkili tedavi biçimleri mevcut iken daha pahalı olanları tercih etmek vergi ödeyenlerin parasını ziyan etmek anlamına gelir ve ekonomi için net bir kayıptır. Bu yüzden teknolojinin de yerinde uygun olarak kullanılması önemlidir. Avrupa Birliği bu alanda ekonomi dengelerini güçlendirebilecek ve Üye Devletler arasında birliktelikler kurabilecektir. Avrupa Komisyonu AB’de sağlık teknoloji değerlendirmesinin koordinasyonuna katkıda bulunabilir ve bu yüzden AB sağlık Bakanlarının bu alanda adım atmaları Komisyon tarafından talep edilmiştir.

Doğru harcama yapılması aynı zamanda sigara ve aşırı şişmanlık gibi konularda yatırım yapılarak gelecekte sağlık bakım masraflarında tasarruf edilmesi anlamına gelmektedir. Önlemenin maliyet etkinliği üzerinde daha fazla araştırma yapılması gerekiyor iken sağlıklı hayat tarzları konusunda bilinçlenme, tarama ve mevzuat gibi tedbirlerin masrafları genellikle düşüktür ve önemli tasarruflara sebep olabilir. Sigara her 3 kanser vakasının birinin nedeni  ve %90 akciğer kanserine neden olmakta iken  önlemenin potansiyel yararı çok yüksek olabilir. AB, uzmanları bir araya getirmek ve en iyi uygulamaları yaygınlaştıracak konumdadır. Ayrıca, yeni Anayasa sigara ve alkol tüketimine karşı sağlığın korunması için alınması gereken AB tedbirlerini açıkça belirtmiştir.

Bu kapsamda, sağlığa yatırım yapılması konusu büyümeye ve sürdürülebilir gelişmelere yönelik uzun vadeli ekonomik öncelik haline getirilmelidir. Komisyon 2007-2013  mali perspektiflerin yerine getirilmesi konusunda ekonomik gelişim için bir ön şart olarak sağlık konusunda daha büyük yatırım yapılması ihtiyacını vurgulamıştır. Komisyon ayrıca Üye Devletlerle birlikte çalışarak Yapısal Fonlar gibi Topluluğun mali imkanlarının sağlıkta yatırım için kullanıldığını temin etmektedir (özellikle yeni Üye Devletlerde). Fakat daha çok şey yapmamız gerekiyor.

Sağlığın sadece ekonomiye yüklediği yükü değil aynı zamanda katkılarını da tartışmalıyız. Bu da sağlık masraflarını bir maliyet olarak görmekten, etkin sağlık politikaları için bir yatırım olarak görmeye yönelmek anlamına gelmektedir. İnsanlar sağlık konusunu sadece hastalandıklarında düşünmektedirler ve o zamanda bazen çok geç olabiliyor.

Bulaşıcı hastalıklar gibi sağlığı tehdit eden hastalıkların ülke sınırlarında sona ermemekte ve AB’nin ekonomisi ve halkı için çok ağır önemli ciddi sorunlara neden olabileceği unutulmamalıdır. Avrupa SARS’ta edindiği bilgileri arttırıp grip salgını ve diğer pandemikler ve bioterörizm gibi başlıca halk sağlığı tehditlerine karşı daha düşük maliyetlerle daha iyi koruma sağlayacak planlama ve kapasite kaynaklarını Avrupa çapında geliştirmelidir. HIV/AIDS konusu, yakın gelecekte bir sağlık felaketini önlemek için AB ve Üye Devletlerin acilen üzerinde birlikte çalışmaları gereken bir alandır. Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi bu tür sağlık tehditlerin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Avrupa yaşam tarzına bağlı olan dengesiz beslenmeden, fiziksel hareketsizlik, sigara ve alkolden kaynaklanan hastalıklardan çok zarar görmektedir. Bu alan, AB’nin daha yoğun olarak üzerinde çalışması gereken ortak endişelerin olduğu bir alandır. AB birçok eylemle birlikte tütün kullanımı ile sigara içeriğini kontrol edebilmek, reklamcılığın kurallarını koymak ve bilinçlenmeyi sağlayan propagandalar ile ilgilenmeye başlamıştır. Eğer AB herkesi sağlıklı yaşama ulaştırmak için katkıda bulunacaksa sağlığı belirleyen davranışsal, sosyal ve çevresel faktörleri tespit etmesi gerekmektedir. Bu demektir ki, sağlık Topluluğun bütün politikalarına dahil edilmelidir. Bu durum ulaşım, çevre, bölgesel ve sosyal tedbirler gibi farklı politikaların sağlığı nasıl etkilediğini daha iyi anlamayı ilgilendirmektedir. Sağlık etki değerlendirme sistemi sağlığın takibi ve diğer politikaların sağlığı nasıl etkilediğinin değerlendirilmesinde etkin bir araçtır.

Sağlığın gelişimi kısa vadeli bir faaliyet değildir. Sağlığın gelişimi ve hastalığın önlenmesi kısa vade de sonuç vermez – bazen uzun yıllar  alır sonuca ulaşmak. Bu yüzden sağlık AB’nin stratejik politikalarının merkezine yerleştirilmelidir ve bir Avrupa sağlık stratejisi geliştirilmelidir. Sorun : Bunların hepsini uygulamada nasıl yapacağız?

Farklı aktörlerin harekete geçirilmesi : sağlık ortaklıkları

Sağlığın AB politikalarının merkezine yerleştirmek ortak bir sorumluluktur. AB’de herkesi sağlıklı yaşama ulaştırmak için farklı aktörler birlikte çalışmalıdır.

Vatandaşların sağlığı bir bakıma insanların yemek, içmek, sigara ve ne yapacakları konusunda bireysel tercihlerle belirlenmektedir. Bu tercihler, bilgiden sosyal-ekonomik belirleyicilere kadar farklı faktörlere bağlıdır. Üye Devletler, sağlığın geliştirilmesi  ve sağlık bakımına erişimin sağlanmasından sorumlu oldukları gibi vatandaşlar da kendi sağlıklarını geliştirmekten sorumludurlar.

İşbirliği, danışmanlık ve bilgi alış verişi için çok uygun alan mevcuttur. Üye Devletlerin sağlık sistemlerini geliştirmek amacıyla Üye Devletler arasında işbirliğini teşvik etmekte olan Anayasa’da bu durumun altı çizilmiştir. Vatandaşlar Avrupa’nın karşılaştığı sorunlara ilişkin etkin çözümler beklemektedirler. Bu demektir ki Üye Devletler ile AB etkin bir şekilde işbirliği yaparak Anlaşma kapsamındaki farklı sorumlulukları göz ardı etmemelidir ve en iyi çözüme ulaşılması için AB çapındaki ortaklıkların yararlarını dikkate almalıdır. Avrupa Komisyonu ulusal yetkililerle, paydaşlarla ve uluslar arası kurumlar arasında birlikteliği sağlamak ve Üye Devletler arasında işbirliğini güçlendirmekle yükümlüdür.

İyi yönetime dair yeni Anayasa’da artık çok özel bir yeri olan iki temel ilke, yani açıklık ve sivil toplum katılımı, sağlık alanındaki AB politika yapımı için kilit konumdadır. Sağlıkla ilgili Topluluk girişimlerinde paydaşların hemen ilk aşamalardaki katılımı artık bir şarttır. Komisyon, Sağlık alanına dahil tüm mercilerle hiç olmadığı kadar yakın çalışabilecek mekanizmalar oluşturabilmek adına AB Sağlık Forumu gibi somut başarılarını da ekleyerek yoluna devam etmelidir. Ayrıca AB’nin, ortaklıkları kuvvetlendirmek adına, vatandaşların karar verme sürecine katılımlarını teşvik etmek ve sağlıkları hakkında bilinçli seçimler yapabilmelerinde yardımcı olmayı planlamaktayız. Hasta örgüt ağlarını desteklemek ve bir AB Sağlık Portalı kurmak (sağlık bilgisine erişmede İnternete dayalı bir açılım)  bu amacı gerçekleştirme yararlanılabilecek yollar arasında sıralanabilir.

AB Sağlık politikası sağlam temeller üzerine dayandırılmalıdır, yani gerçekleri, veriler ve bilimsel kanıtlar.  Sağlık yetkililerinin, vatandaşların ve sağlık mesleği mensuplarının güvenilir bilgilere ihtiyacı var.  Avrupa Komisyonunun, Avrupa eylemlerinde sağlam bir bilgi tabanını sağlama gayretinin arkasında bu neden yatmaktadır.  Bu da, üzerine hem ulusal düzeyde hem AB düzeyinde daha etkin sağlık politikalarının konulabileceği nesnel, kıyaslanabilir bilginin zamanında sağlanabilmesi için sağlık verilerinin AB çapında analizini geliştirilmesini gerektirir.

Sağlık bakımı ve sağlık sistemleri her bir Üye Devletin bireysel sorumluluğu olmasına rağmen sağlık sistemleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesinden kazanılacak çok şey var. Birlikteliklere ve kazançlara ulaşılacak o kadar çok alan vardır örneğin; Avrupa uzman merkezlerinden yararlanmak ve kalite gelişimi veya klinik seçkinliği gibi konularda bilgi alışverişinde bulunmak gibi. Avrupa Komisyonu ayrıca, kapasite yoğunluğu olan bölgelerin rahatlatılması amacıyla mevcut kapasitenin kullanılmadığı bölgelere aktarılması konuları ile de ilgilenmektedir. 

Uzun vade de bu tür işbirliği, sağlık bakım idaresi için somut bir kanıt sağlayacak ve Avrupa’daki sağlık bakım sistemlerinin etkinliği ve verimliliğini kuvvetlendirecektir. Komisyon Üye Devletlerin işbirliğini kolaylaştıracak konumdadır ve bu süreci AB Sağlık Bakanlıklarını oluşturan üst düzey yetkililerini bir araya getiren Sağlık Hizmetlerinde ve tıbbi bakımda yeni Yüksek Düzey Grubuna kadar götürecektir.

Son olarak, sağlık global bir boyut kazanmaktadır. DSÖ-Dünya Sağlık Örgütü ve sağlık alanında aktif olan diğer teşkilatlarla yapılan işbirliği, çalışmalarımızda şimdiden temel bir rol oynamaktadır. AB’nin sağlık alanındaki uluslar arası rolünün güçlendirilmesine öncelik verilmelidir. Avrupa Komisyonu, hem AB sınırları dahilinde hem de ötesinde daha yüksek sağlık standartlarına ulaşma ve ortak sorunlara ortak çözüm bulma adına uluslar arası kuruluşlarla yakın işbirliği içerisinde çalışmalıdır.

Sağlık, kaliteli yaşamın, verimliliğin ve ekonomik büyümenin merkezidir. Sağlıklı bir halk olmazsa Lizbon hedefine ulaşmak – bilgiye dayalı en dinamik ve rekabet edebilir düzeydeki ekonomi haline gelmek – boş bir hayal olarak kalır. Sağlığı bulunması gereken konuma yerleştirmek zamanı gelmiştir : AB politikalarının merkezine. Riskler yüksek zaman az.
Bu doküman nerede olduğumuzu, nelerin başarıldığını ve nelerin yapılması gerektiğini göstermektedir. Fakat paydaşların da gelecekte neler yapılması gerektiği konusunda görüş ve düşüncelerini sunmaları önemlidir. İleri sürülen öncelikli konular doğru olanlar mı? AB’nin ilgilenmesi gereken daha önemli konular var mı?

Etkin bir Avrupa sağlık stratejisini geliştirip yürütmeye yardımcı olmak amacıyla Avrupa Komisyon hizmetleri hükümetlere, paydaşlara, uluslar arası kuruluşlara, sağlık meslek mensuplarına ve vatandaşlara güvenmektedir.

BÖLÜM 1 : NEREDEYİZ

1. AVRUPA’DA SAĞLIK VE SAĞLIK MÜCADELELERİ

Avrupa Birliğinde insanlar daha uzun yaşamakta ve daha önce hiç yaşamadıkları kadar sağlıklı günler geçirmektedir .   Emeklilik yaşının çok üstünde aktif ve sağlıklı yaşam sürdürme ihtimalinin insanlara verilmesi halk sağlığının en büyük başarısıdır. Ancak, Avrupalılar yine de sağlık konusunda birçok mücadelelerle karşı karşıya kalmaktadır. Bunların bazıları kronik fiziksel hastalıkların artması ve hastalıklarda meydana gelen diğer değişiklikler, zihinsel hastalıkların önemi, halkın artan uzun ömürlülüğü, yeni davranış biçimlerinin büyük etkisi ve tüketici tercihleri, sağlık ve tedaviye ilişkin vatandaşların artan beklentileri ve tüketici ürün ve hizmetleri için AB pazarlarının entegrasyonu.

1.1. Hastalıkların yayılması

Enfeksiyon hastalıklarının geleneksel etkilerinin yerini genellikle artmakta olan kronik bulaşıcı olmayan hastalıklar almıştır. Örneğin birçok kanser türü ve kalp/damar hastalıkları tütün kullanımından ve aşırı şişmanlıktan kaynaklanmaktadır; yaşam tarzlarındaki değişiklikler ve tüketici pazarları bu yüzden önemlidir. Alerji ve şekerin yayılması gibi genç erkeklerde yüksek oranda trafik kazaları, sağlığı belirleyen çevresel ve sosyal-ekonomik faktörlere kadar geri izlenebilir.

Son yıllarda Avrupa’da astım ve alerjilerin artışı çevrenin sağlığı nasıl etkilediğinin göstergesidir. Ortalama olarak Avrupalı çocukların % 10’nunun astımı vardır. Çevresel tütün dumanı ve hava kirliliği sağlığı tehdit eden başlıca unsurlardır ve sigara kullanmayanlarda akciğer kanser riskini %20-30 oranında arttırmaktadır . 124 Avrupa şehrinde bu duman ve hava kirliliğine uzun süreli maruz kalmadan kaynaklanan tahmini ölüm sayısı yılda 60.000’ni bulmuştur .

Sosyo-ekonomik faktörler HIV/AIDS gibi yayılan hastalıklar ile bağlantılıdır. Avrupa’da yenice teşhis edilen HIV enfeksiyonunun artışı endişe vericidir: Avrupa’da 500.000 kişiden fazlası HIV/AIDS ile yaşamakta ve yılda 6.000 kişinin üstünde kişi bu HIV/AIDS’den ölmektedir . Bazı Üye Devletlerde örneğin Estonya ve Letonya ve Doğu Avrupa ile Orta Asya komşu ülkelerinde durum çok çarpıcıdır; yaklaşık 2 milyon kişi’de HIV/AIDS bulunmaktadır. Cinsel ilişki ile bulaşan diğer hastalıklar yanı sıra HIV/AIDS yoksulluk ve toplumdan dışlanma gibi sosyal sorunlar ile yakından ilgilidir.

Zihinsel hastalıkların yükü genellikle küçümsenir. Halkın yaklaşık ¼’ü herhangi bir zamanda bir çeşit zihinsel rahatsızlık yaşamıştır . Depresyon %14.4 oranı ile Avrupa’da en sık görülen rahatsızlıktır . Zihinsel bozukluklar ayrıca diğer bazı hastalıklarla da yakından ilgilidir: depresyonlu hastalar diğer hastalar nazaran tıbbi tavsiyeleri 3 kat daha az dinlemektedir; kanserli hastaların % 33’ünde ve HIV/AIDS ile tüberküloz hastalarının yarısında depresyon görülmektedir .

Ayrıca, sağlığı tehdit eden yeni faktörler de mevcuttur. Human prion hastalıkları gibi enfeksiyonlar ile ciddi akut solunum sendromu (SARS) insanların yaşamını etkilemekte ve önemli sosyal ve ekonomik sıkıntılara neden olmaktadır. Avian grip salgını, herhangi bir yerde aniden çıkabilecek yeni problemlerin göstergesidir ve bunların Avrupa için bir tehdit oluşturabileceğini göstermektedir. New York’daki 11 Eylül 2001 terörist saldırısı ile Madrid’deki 12 Mart 2004 saldırısı ve diğer olaylar Avrupa halk sağlığını insanların nasıl tehdit edebileceğinin altını çizmektedir. Bu nedenle yeni Anayasa yürürlüğe girdiğinde kanunla ülkeler arası sağlık tehditlerinin takibini, erken uyarı yapılmasını ve mücadelesini bu bölgede AB sağlık hedefini teşvik edecektir.

Ulusal sağlık sistemleri hastalıklarda görülen değişiklikler, artan hasta beklentileri, yeni tedavi şekilleri, finans sıkıntıları ve küreselleşen sağlık bakım piyasası ile ilgilenmektedirler. Birlikte sağlığı koruyup geliştirmeyi amaçlayan AB politikaları yeni durumlara adapte olmalıdır. Hastalıkların seyrinde meydana gelen değişiklikler yaşlı halka bağlıdır. 80 yaş ve üzeri kişi sayısının 2010 ile 2030 yılları arasında % 44 artması beklenmektedir; bu da  AB-15 ülkesinde toplam 8.1 milyon kişi anlamına gelmektedir .

Hastalık yükünün büyük bir kısmını birkaç bulaşıcı olmayan hastalık oluşturmakta; bunlar hastalık yükünün % 75’ini temsil etmektedir  sakatlığa göre düzenlenmiş yaşa süresi kaybı (DALY) . Zihinsel hastalıklar tek başına DALY açısından Avrupa’daki toplam hastalık yükünün % 20’sini kapsamakta .  Zihinsel bozukluklar AB-15 ülkesinde sakatlıkların 1/4üne neden olmaktadır .

Kalp/damar hastalıkları ve kanser hastalık yükünün bir sonraki en büyük payını kapsar. Kalp/damar hastalıkları dahil olmak üzere dolaşım sistemi hastalıkları AB-15 ülkesinde ölümlerin %42’sini kanser ise % 25’ini kapsar . Ancak  bu hastalıkları önleme veya tedavisinde ümit verici gelişmeler meydana gelmiştir. Bazı ülkelerde kanser yüzünden ölüm oranları düşmektedir. AB kanser ölüm oranı 1987-1997 yılları arasında % 7.9 oranında düşmüştür bu durum diğer faktörler yanı sıra sigara kullanımındaki düşüşü ve yeni tedavi şekillerinin gelişimini yansıtmaktadır. Kalp/damar hastalıklarında AB-15 ülkesinde ölüm oranı 1970-2000 yılları arasında yarı yarıya düşmüştür .

                                             En İyileri      En Kötüleri
Ortalama Ömür Uzunluğu/
Erkeklerde                           77.4 : İsveç   72.7 : Portekiz
                                            76.1 : Malta   64.8 : Letonya
                                                     Kıbrıs
__________________________________________________________________
                                                 Akciğer Kanseri
Vaka sayısı/100.000erkekte 
                                      21 : İsveç   85 : Hollanda
                                      32 : Finlandiya    102 : Macaristan
___________________________________________________________________
Tüberküloz (verem)
100.000 kişide            6.4 : İtalya   45.2 : Portekiz
                                   6.7 : Yunanistan  86    : Litvanya
___________________________________________________________________
Ischaemic kalp rahatsızlığı
Ölüm oranı/100.000 kadında  29 : Fransa   240 : İrlanda
                                          47 : Portekiz   115 : Finlandiya
                                             226 : Slovak Cumhuriyeti
___________________________________________________________________
İntihar
(her 100.000 erkekte ölüm oranı) 
                                 4.9 : Yunanistan  31.4 : Finlandiya
                                 7.5 : Portekiz   44.4 : Macaristan
____________________________________________________________________
 Kaynaklar: AB-15 ‘e kıyasla yeni 25 AB,  Eurostat, Mart 2004; Bir Bakışta Sağlık, OECD göstergeleri 2003, Sağlık İstatistikleri, Sağlıkla ilgili ana veriler” 2002.

Bu ümit verici ve teşvik edici eğilimlere rağmen gelişim konusundan daha yapılacak çok şey var. AB’de değişik şartlardaki hastalık ve ölüm oranlarındaki farklılıklara bakarak açıkça görülmektedir. Ischaemic kalp hastalıklara sahip bayanların sayısı Fransa’ya kıyasla Slovak Cumhuriyetinde 8 mislidir (Finlandiya’da da 4 katı) . Akciğer kanserinden ölen erkek sayısı İsviçre’ye kıyasla Macaristan’da 5 kat daha fazla ve Hollanda da 4 kat fazladır. Tüberküloz  Litvanya’da 17 kat daha fazla ve Portekiz’de 7 kat daha fazla İtalya ile kıyaslandığında . Trafik kazalarında kaynaklanan ölümler Yunanistan’da 3 misli fazladır Birleşik Krallıkla karşılaştırıldığında .

1.2. Sağlık’ da ki eşitsizlikler ve Avrupa sağlık boşluğu

Avrupa çapında sağlık ve hastalık yüküne ilişkin ulusal rakamlar ülkeler arasındaki başlıca farklılıkları gizlemektedir. Hayat ve iş şartları yanı sıra sosyal sınıf ve istihdam durumu sağlığı etkilemektedir. Ekonomik ve sosyal kaynaklardan en az yararlanabilenlerin en kötü sağlık durumuna sahip oldukları bilinen bir gerçektir.

Farklı nedenlerden kaynaklanan erken ölümler zengin insanlardan çok yoksul insanlarda görülmekte olup, zenginler ile yoksullar arasındaki boşluğun günden güne büyüdüğü açıkça görülmektedir. Bu konu büyümekte olan AB için önemlidir çünkü sağlıkta en iyiler ile en kötüler arasındaki eşitsizlikler  artmaktadır.

Yeni Üye Devletlerin çoğunda ve diğer aday ülkeler ömür uzunluğu ve diğer kilit sağlık göstergeler açısından AB-15 ortalamasının arkasında seyretmektedir.   Bu durum söz konusu ülkelerin ekonomik gelişiminin başlıca belirtileridir. Tüberküloz ve hepatit artışı ise bazı ülkeler için büyük sorun haline gelmiştir. 1990’lı yıllardan beri birçok Üye Devlette frengi ve cinsel ilişki ile geçen diğer hastalık salgınları görülmüştür.  Şu an ki gelişmeler bakarak sağlık boşluğunun 2030 yılına kadar kapanamayacağı düşünülmektedir. Bu durum halkın sağlığını ve ekonominin tümünü etkileyecektir.

Bir AB üye devleti ile diğer bir üye devletin sağlık için ayırdığı bütçe miktarı farklı olsa da AB-15 ortalamasından daha az harcamaktadırlar (AB-15 ‘de GSMH’nin % 8.6’sı, yeni üye devletlerde % 5.8 . Sağlık konusunda yatırımın az olması, başlıca sağlık sorunları ile ilgilenme, gözetim ve salgın hastalıklara karşı koyma veya kan ile dokular ile ilgilenme konularında  sağlık hizmetlerinin kapasitesini de kısıtlamaktadır.

Ayrıca, genişleyen Birlik, AB ülkeleri ile kıyaslandığında sağlık durumunun çok kötü seviyelerde olduğu ülkelerle sınır komşusu olmuştur. Bu demektir ki tüberküloz ve HIV/AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski artacaktır. Genişleyen Avrupa’nın Komisyon Bildirimi  halk sağlığını gelecekte ülkeler arası işbirliği için önemli (kilit) konu olarak tanımlamıştır.

Sağlık konusunda artan eşitsizlikler yoksulluk ve az eğitim, işsizlik ve sosyal dışlanma ile yakından ilişkilidir. Sağlıkta görülen bu eşitsizliklerin giderilmesi birçok politikaya bağlıdır.

2. SAĞLIK KONUSUNDA AB EYLEMİ

Avrupa Topluluğunun kamu sağlığı alanındaki sorumluluğu 1995 ve 1999 yıllarında yürürlüğe giren iki Anlaşma ile genişlemiştir. Avrupa Topluluğunu oluşturan Anlaşmanın 152. maddesi AB’ne tüm politikalarında yüksek düzeyde insan sağlığının korunması konusunu temin etme sorumluluğu yüklemektedir. Topluluğun eylemleri ulusal politikaları tamamlamakta ve halk sağlığını geliştirmeyi, hastalıkları ve başlıca sağlık felaketleri ile mücadele gibi tehlikeleri önlemeyi   amaçlamaktadır. AB, insan orijinli organ ve maddeler ile kan ve kan maddelerin kalitesi ve güvenliği için yüksek standartlar koymaktadır ve teşvik edici tedbirleri kabul etmektedir. Ancak Üye Devletlerin kanun ve yönetmeliklerinin uyumlaştırılması konusu dahil edilmemiştir.

17-18 Haziran 2004 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen yeni Anayasa yürürlüğe girdiğinde AB sağlık hedeflerini daha da sağlamlaştırmış olacaktır. İlk olarak yeni Anayasa tıbbi ürün ve cihazların kalite ve güvenliği için yüksek standartların konulması ve kanunla ülkeler arası sağlık tehditlerinin takibini, erken uyarı yapılmasını ve izlenmesini sağlamaktadır. İkinci olarak Anayasa tütün ve alkol tüketimine ilişkin belirli Avrupa standartlarını sunmaktadır. Üçüncü olarak da Üye Devletlerin sağlık sistemlerini tamamlayıcı nitelikte gelişmelerini sağlamak için Avrupa Birliği eylemlerinin Üye Devletler arasındaki işbirliğini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Anlaşma Topluluğa politika ve programlarını koordine etmeleri gereken Üye Devletler arasında işbirliğini teşvik etme ve destekleme sorumluluğunu yüklemektedir. Mevzuat faaliyetleri alanının kısıtlı olması nedeniyle Üye Devletlerden başlayarak özel kurumlara ve ekonomi operatörlerine kadar tüm paydaşlar arasında ortaklıkların kurulmasına büyük ihtiyaç vardır. Ortaklıklar, Avrupa Birliği Forumu kapsamında geliştirilmiş olup , geniş sağlık alanındaki kurumları Komisyona sağlık politikası ve diğer birçok projenin halk sağlığı eylem programı kapsamında finanse edildiğini teminen bir araya getirmektedir . 

2.1. Halk sağlığında eylem ve politikaların özeti

Son beş yıldır Avrupa düzeyinde başlıca sağlık sorunlarına ilişkin önemli adımlar atılmıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz; 1996-2002  yılları arasında sekiz halk sağlığı programının tamamlanması, 2003-2008  yeni halk sağlığı programının hazırlanması, sağlık danışma sisteminin geliştirilmesi çalışmaları, tütüne karşı mücadele, alkol ve beslenme konularındaki politika çalışmaları, kan, doku ve hücrelerin kalite ve güvenlik gereksinimlerine ilişkin mevzuat çalışmaları, bulaşıcı hastalıkların denetimi, kontrol ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, sağlık güvenliği ve özel kurumlara birlikte AB Sağlık Forumunun oluşturulması.

Bu eylemler öncelikle Dünya Sağlık Örgütü ile diğer uluslar arası kurumlarla desteklenmiş olup, ikinci olarak da diğer politika sektörleri ile yakından çalışarak desteklenmiştir. Örneğin, bilgi toplum sektörü ile yapılan girişimler sağlıkla ilgili web sitelerine ilişkin kalite kriterlerine kadar götürmüştür olayı  ve sağlık telematikleri ile elektronik sağlık hizmetlerinde en iyi uygulamalar geliştirilmiştir. Belirleyicilerin gelişim ve sağlığa etkilerini daha iyi anlamak amacıyla araştırma projeleri başlatılmıştır. Farmasötik alanında meydana gelen hareketlilik beraberinde Yüksek düzey grubunda halk sağlığı konusunda ve 2002 yılında hastaların çıkarlarını geliştirerek ve AB’nin bilimsel temelini kuvvetlendirerek farmasötik sanayisinin gelişimine ilişkin bir seri tavsiyelerde bulunan G10 İlaçları” olarak adlandırılan sürece ilişkin sinai endişelere neden olmuştur .

2.2. Sağlıkta bilgi ve bilgilendirme

AB sağlık bilgisi, sağlığı izleme programı (1997-2002) ve yaralanmaları önleme programı (1999-2002) aracılığıyla sistematik olarak geliştirilmiştir. Temel bilgi ve bilgilendirmeye ilişkin projeler de diğer halk sağlığı programları kapsamında  yürütülmüştür. Bu çalışma, sağlıkta bilgi kaynaklarını planlayan, sistematik çerçeve içerisinde göstergeleri tanımlayan ve metodoloji ile sağlık konularında bilgi veren raporların hazırlanmasına neden olmuştur. Üye Devletlerden gelen sağlık verilerinin karşılaştırılmasını geliştirmek ve bilgisayar platformunda veri paylaşımı için büyük çabalar sarf edilmiştir(Euphin ).
Bu sonuçlara binaen, AB için kısaltılmış bir sağlık göstergeleri listesi üzerinde mutabakata varılmıştır. Bu göstergeler sağlık durumu, sağlık belirleyicileri ve sağlık sistemlerine ilişkin özet bilgi sağlayacağı gibi onların gelişimini de gösterecektir. Yaşam biçimi ve diğer sağlık belirleyicileri, zihinsel sağlık, yaralanma ve kazalar, hastalık ve ölüm, nadir görülen hastalıklar, kronik ve ciddi hastalıklar, sağlık sistemleri ve çevresel sağlık  üzerine bir sağlık bilgi otorite ağı ve bir seri çalışma grubu kurulmuştur. Sağlıklı yaşam” gelişimini izleyecek ve onu ekonomik gelişmeler açısından kontrol eden yapısal bir gösterge  şu an geliştirilmektedir.

2.3. Sağlık tehditlerine karşı mücadele

AB sağlık tehditlerine karşı mücadele verebilmek amacıyla etkin bir kapasitenin oluşturulması için önemli adımlar atmıştır. Bulaşıcı hastalıkların kontrolü, sağlık güvenliği ve hazırlığı, kan, doku ve organ güvenliği ve nadir görülen hastalıklar ile ilgili bir çerçevenin oluşturulmasına ilişkin harekete geçilmiştir. AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıklar ile nadir görülen olağanüstü hastalık programları kapsamında projeler finanse edilmiştir.

Epidemiolojik denetim ve bulaşıcı hastalıklar kontrolü için AB ağı  iş birlik yönünden önemli bir mekanizmadır. Bağlı gözetim ağılarının oluşumu, epidemioloji alanında eğitim ve bir yayın forumu, Eurosurveillance.geliştirilmesine kadar ilerlemiştir. Erken uyarı ve yanıt sistemi  hastalık salgınları ile ilgili olarak alınan (veya planlanan) tedbirlere ilişkin karşılıklı bilgi ve danışmanlığı temin etmektedir. 2005 yılında hizmete başlayacak olan Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi (bkz.II.1.3)  hastalık gözetiminde gelişimi sürdürecek, reaksiyon kapasitesini güçlendirecek ve uzmanlığı geliştirecektir.
 
Grip ve SARS ile ilgili olarak özel eylemlerde bulunulmuştur. 2004 yılında bir AB grip pandemik hazırlığı ve yanıt planı sunulmuştur ve SARS üzerine alınan bu bağlı AB tedbirlerinin Mart 2003 ’de yeni bulaşıcı  hastalıkların global salgını açısından ne kadar yerinde ve gerekli olduklarını  göstermiştir. 

Eylül 2001 olayları, AB’nin bio-terörizm konusunda  tekrar teşvik etmiştir. Komisyon  Üye Devletlerle birlikte AB vatandaşlarına yönelik sağlık tehditlerini en aza indirmek amacıyla mevcut koruma sistemlerini tekrar gözden geçirmiştir. Haziran 2002 tarihinden beri hızlı bir alarm sistemi işlemektedir.

1999 yılından beri, kan, doku, hücre ile organ kalite ve güvencesini teminen AB mevzuat çerçevesinde Anlaşma üzerinde çalışmıştır. 2003 yılında bir direktif kan güvenliğinde yüksek ortak standartlar getirmiştir .  İnsanlarda nakil işlemlerinde, tıbbi ürünlerin imalatında veya tıbbi cihazlarda kullanılmak üzere tasarlanan kan ve kan ürünleri için geçerlidir. 2004 yılında kabul edilen diğer bir direktif  tedavi de kullanılan insan doku ve hücresi için kalite ve güvence standartları getirmiştir.

2.4. Sağlık belirleyicilerinin ele alınması

Sağlık belirleyicileri AB mevzuatın ve sağlık gelişimi, uyuşturucu bağımlılığından korunma, kanser ve hava kirliliği ile ilgili hastalıklara ilişkin diğer projeler aracılığıyla ele alınmıştır.

Tütün ürünlerinden kaynaklanan sağlık tehlikelerine karşı mücadele etmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Buna mevzuat, global tütün kontrol girişimlerine katılım, ağın desteklenmesi ve Avrupa çapında bilgi kampanyaları dahildir. Sigara içeriğinin  kontrolü ve tütün ürünlerinin  tanıtım ve reklam işlemlerinin ve reklam  direktiflerinin idaresine ilişkin olarak AB tütün ve onunla ilgili mevzuatı düzenlemeye başlamıştır. Dünya’nın ilk uluslar arası sağlık anlaşması olan Tütün Kontrolüne İlişkin Çerçeve Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için AB’nin görüşmelere büyük katkıları olmuştur. Mayıs 2003’de Dünya Sağlık Örgütünün Genel Kurulunda kabul edilen bu anlaşma dünya’da tütün kullanımı ile mücadeleyi ve sağlık üzerindeki negatif etkilerini ele almayı amaçlamaktadır.

AB gençlerin alkol kullanımına ilişkin aldığı tavsiye kararı  dahil olmak üzere aldığı diğer tüm tedbirlerle alkolün neden olduğu tehlikelere de tepki göstermiştir. Yanıt olarak kamu sağlığı örgütleri ve ekonomi operatörleri konu ile ilgili çalışmalarını arttırmışlardır. Halk sağlığı açısından uyuşturucu kullanımında uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili sağlık tehlikelerinin önlenmesi ve azaltılması konuları tavsiye kararında  ele alınmıştır.

Beslenme ve fiziksel faaliyetlerde girişimler; mevcut bilgileri geliştirme ve en iyi uygulamaları yaygınlaştırma faaliyetlerini kapsamaktadır. Farklı ve sağlıklı rejimleri geliştiren tedbirlerin desteklenmesi, aşırı şişmanlık ile mücadele edilmesi ve fiziksel hareketliliğin teşvik edilmesi amacıyla bir uzman kurum ağı 2003 yılında kurulmuştur. Bu çalışma kalp hastalıkları ile yakından ilgilidir, örneğin Avrupa Kalp Hastalıkları Girişimi. Ekonomi operatörleri konuya ilgi göstermekte ve katkıda bulunabilmek için adımlar atmaktadır.

Cinsel ve üreme sağlığına ilişkin hareketler cinsel yolla geçen hastalıkların önlenmesini amaçlamaktadırlar. Projeler cinsel eğitim ve genç kızlarda hamileliğin önlenmesi konularında en iyi uygulamaları araştırmaktadır.

Depresyon ve stres ile ilgilenme metotları ve önleme gelişimini de dahil eden zihinsel sağlıkta doğum ile mücadele başlangıç noktası olarak nitelendirilebilir. İlk rapor , 2003 yılında tüm AB ülkelerinde zihinsel sağlık konularını içermektedir. Konsey 2003 yılında bazı kararlar almıştır . 

Avrupa çevre ve sağlık stratejisi hakkındaki bir Komisyon Tebliği  toplumun en zayıf kesimine odaklanmış bir entegre yaklaşımı teklif etmektedir. Stratejinin amacı çevresel faktörler ve öncelikli hastalıklar, solunum rahatsızlıkları, çocuk kanserleri nöro-gelişim bozuklukları arasındaki bağlantıların anlaşılmasını sağlamaktır. Son zamanlarda, Sağlık ve Çevre Hakkında bir Eylem Planı kabul edilmiştir .
Birçok proje sosyal ve istihdam politikaları ile yakından ilgili olan sağlığın sosyal belirleyicilerini ele almıştır. Sağlık konusunda karşılaşılan eşitsizlikler, sosyal dışlanma, istihdam durumu ve şartlar ve barınma ile ilgili konuları kapsamaktadırlar.

BÖLÜM II : HEDEF : HERKESE SAĞLIKLI YAŞAM

1. SAĞLIĞI AB POLİTİKALARININ MERKEZİNE YERLEŞTİRMEK

Genel amaç: Avrupa vatandaşlarının fiziksel ve zihinsel sağlığını geliştirmek için katkıda bulunmak ve Avrupa Birliği ülkelerinde sağlık konusunda eşitliğin sağlanması.

Avrupa bu amacını sağlığı AB politikalarının merkezine yerleştirerek başaracaktır. Bu durum, sağlığı geliştirmek, hastalıkları önlemek, sağlık tehditleri ile mücadele etmek, vatandaşlarının sıkıntıları ve sağlık konusunda daha yüksek düzeyde korunmaya yönelik beklentileri ile koordineli ve tutarlı bir şekilde ilgilenmek anlamına gelmektedir.

Bu dokümanın I.Bölümünde açıklanan önemli sağlık mücadelelerinin ele alınabilmesi için sağlık konusu AB politikalarının merkezine yerleştirilmelidir. Tüm Avrupa’da vatandaşların yüksek düzeyde sağlığa ve refaha kavuşmasını ve Topluluğun tüm politikalarının sağlığa katkıda bulunmasını teminen AB Anlaşmasında yer alan önemli ortak değerlerdir. Fakat sağlık kompleks bir alandır, öncelikle ekonomik büyüme ve sürdürülebilir gelişim ile yakından ilişkilidir. Farklı diğer konularda mesela beklenmedik hastalık salgınları (tehditleri), hayat biçimleri, çevre ve sosyal şartlarda sağlığı etkilemektedir. Sağlık gündemi ile ilgilenmenin en etkin yolu sağlığı AB politikalarının merkezine yerleştirmektir.

1.1. Ekonomik gelişim için sağlığı bir sürücü olarak nitelendirmek

Amaç: Ekonomik büyüme, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir gelişimlerin sağlanması  ve sağlıkta kaynakların optimal kullanımının gelişimine katkıda bulunmak amacıyla sağlığın bir sürücü olarak geliştirilmesi.

Sağlık ve ekonomik büyüme arasındaki bağlantının dikkate alınması sağlığın politikaların merkezine yerleştirilmesi için atılacak ilk adımdır. Ekonomik gelişim ve daha uzun, sağlıklı, verimli hayat birbirleriyle ele ele ilerlemektedir. Eğitim, yenilik, ve artan verimlilik uzun sağlıklı yaşama bağlıdır. Dünya Sağlık Örgütünün çalışmaları sağlığa yatırım yapılmasının ekonomik gelişime önemli yararlar getireceğini ve sağlıklı bir halk verimlilik için anahtar bir faktör olduğunu açıkça göstermektedir.

AB-15 ülkesi sağlık için yıllık olarak kişi başına 1,700 Euro harcamakta olup, bu GSMH ’nın ortalama %8.6’sına tekabül etmektedir. AB-25 ülkesinde sağlık yatırımları değişmekte olup,  Almanya’da %10.8, Estonya’da %5.5 ve Slovakya ’da %5.7’dir bu da % 7.76’lık bir ortalamaya karşılık gelmektedir.

Sağlık ekonomik gelişim için önemli bir sürücüdür ve büyüme ile birleşime büyük etkisi vardır. İlk olarak, sağlık sektörü önemli bir işveren olduğundan (AB’de ortalama %10 bazı bölgelere daha yüksek) , yerel tedarikçilerden mal ve hizmet talep etmektedir ve yüksek teknoloji ile R&D de en büyük yatırımcıdır. İkinci olarak, sağlık verimli bir yatırım olduğundan: sağlıklı bir halk daha verimli işgücü anlamına gelmektedir ve ekonomik büyümeye vesile olmaktadır.

Denklemin diğer tarafında, sağlıksız bir halkın ekonomiye negatif etkileri vardır. Sağlıksız halkın yükü sadece yüksek sağlık bakım maliyetlerine değil aynı zamanda hastalıktan dolayı işten ayrılma, yerine başkasının konulması, düşük verimlik ve devamsızlıktan erken emekliliğe kadar, ağır sosyal maliyetlere neden olmaktadır. Sağlıkta uzun vadeli yatırım yapılmazsa sağlık bakım ve sosyal maliyetlere sürekli artacaktır, bütçe baskıları artacak ve ekonomide sıkıntılar yaşanacaktır.

Söz konusu meblağlar gerçekten çok yüksek. AB-15 ülkesinde solunum hastalıklarının yıllık mali yükü 102 milyar Euro , kalp ve damar hastalıkları için 135 milyar Euro  ve astım hastalarının tedavisinde de  17.7 milyar Euro  olarak tahmin edilmiştir.
    
Sağlıksız halkın sosyal maliyeti gerçekten endişe vericidir. İş yerinde meydana gelen sağlık sorunları ve iş kazaları  AB-15 ülkesinde 500 milyon işgünün kaybına neden olmuştur 1998/99 , kalp ve damar hastalıklarında da 8 milyonun üzerinde sakatlığa göre düzenlenmiş yaşam süresi kaybı söz konusudur . Sadece Birleşik Krallık ’ta aşırı şişmanlık 18 milyon gün hastalıktan devamsızlık ve 30.000 erken ölümlere neden olmuştur 1998’de .

AB’de sakatlığa göre düzenlenmiş yaşam süresinin yaklaşık % 10’u kötü beslenme (%4.5), aşırı şişmanlık (%3.7) veya hareketsizlikten (%1.4)  kaynaklanmaktadır . Gelişmiş ülkelerde zihinsel hastalıkların maliyeti GSMH’nın %3-4 olarak tahmin edilmektedir . Depresyon geçiren işçiler tıbbi maliyetleri açısından %70 oranında daha ‘pahalıdır’  ve % 20 oranında daha az verimlidir . Sadece Almanya’da 2002 yılında  depresyon yüzünden 18 milyon işgünü kaybı olmuş bu da işverene 1.59 milyar Euro maliyet yüklemiştir . Finlandiya’da zihinsel sağlık sorunları GSMH’nın toplam %2.4’e karşılık gelmekte ve bunun %80’i verimlilik kaybından kaynaklanmaktadır .

Hastalıkların böyle yüksek maliyetleri yüzünden halkın sağlığını iyileştirmek ekonomik bir öncelik haline gelmelidir. Bu yüzden Mart 2004 Avrupa Konseyi, makro-ekonomik durumlarını geliştirmek amacıyla sağlık reformlarını güçlendirmeleri için ulusal hükümetleri teşvik etmiştir.

Üye Devletlerin sağlık bütçeleri değişkendir. Toplam bütçe kadar önemli olan diğer bir konu da bütçenin ne kadar etkin harcandığı ve sağlığa neler kazandırdıkları.

Sağlık büyük ölçüde R&D ve yüksek teknolojiye güvenmektedir. Yeni teknolojilerin gelişim ve tanıtımı, örneğin tıbbı cihazlar ve farmasötikler güçlü bir sağlık teknoloji sektörün gelişimine ve sağlık harcamalarında önemli bir yükselmeye neden olmuştur. Yeni teknolojilerinin maliyet etkinliği sağlayacak uygun bir şekilde değerlendirilmeleri önemlidir. İlaç ve teşhislerin rasyonel kullanımı ileri tedavi şekillerine ilişkin daha fazla bilgi gerektirmektedir. Maliyet etkinliği, AB sağlık sistemleri arasındaki işbirliğinin güçlü birlikteliklere ve tasarrufa götürecek bir alandır. Bu sebepledir ki AB Sağlık Bakanları Komisyondan bu alanda koordinasyonu güçlendirmelerini talep etmiştir.

Avrupa ileride aşırı yüksek tedavi masraflarından sakınmak için sigara, alkol ve aşırı şişmanlık gibi konularda yatırım yapması gerekiyor. Yeni Anayasada ilk iki konunun yer alması sağlık tehditleri maliyetleri açısından önemli olmalarının göstergesidir. Sadece tütün kullanımı tek aşına 3 kanserden birinin  sebebidir ve akciğer kanserlerinin % 90’ına neden olmaktadır. Avrupa’da kasti ve kasti olmayan yaralanmalardan kaynaklanan ölümlerin %50’si alkol tüketimindendir . Sadece İngiltere’de her yıl alkol tüketiminden dolayı 17 milyon iş günü kaybedilmekte ve alkolden kaynaklanan verimlilik kaybının 6.4 milyar sterlin olduğu tahmin edilmektedir .

Hastalıkları önlemenin maliyet etkinliği üzerinde daha çok araştırma yapılması gerektiğinden bazı tedbirlerin, örneğin sağlıklı yaşam biçimlerine ilişkin bilinçlenme, tarama programları ve mevzuat (tütün kontrolü gibi) az bir yatırım gerektirmekte ve önemli kazançlara neden olmaktadır. Vergi aracılığıyla sağlık gelişimi örneğin tütüne tüketim vergisinin konulması hem hayat kurtarır hem de bir gelir kaynağıdır.

Teknoloji ve önleme tedbirlerinin maliyet etkinliği değerlendirmesinde işbirliği masrafları kontrol altında tutarak sağlığı geliştirmek için faydalı bir yöntemdir. Bir başka yöntem kapasite paylaşımıdır. Üye Devletlerle birlikte Avrupa Komisyonu varolan fakat kullanılmayan atıl kapasitenin, kapasitenin zorlanarak kullanıldığı bölgelerde kullanılması konuları ile de ilgilenmektedir. Özel tedavilere odaklanmış ağa merkezlerinin kurulması muhtemel harekete ilişkin bir başka  örnektir.

Sağlıkta yatırım düşünüldüğünde yaşlı insanların artış potansiyeli ve özel ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Kritik nokta, hastalıkları önleme ve sağlıkta gelişimi sağlayarak insanların daha uzun, daha sağlıklı ve üretken yaşam sürdürmeleri için insanları mümkün olduğu kadar sağlıklı tutmaktır. 

Yaşlanma ayrıca, yaşlanmakta olan ve azalan sağlık meslek mensuplarını da etkilemektedir. Sağlık ve sosyal iş sektörü AB-15 ülkenin aktif halkının yaklaşık %10’unu istihdam etmekte olup, 2 milyonun üzerinde iş imkanı sağlamıştır 1995-2001 yılları arasında. Sağlıkta istihdam, bölgesel istihdamı ve ekonomi de büyümeyi  teşvik etmekte önemli rol oynamaktadır. Fakat 1995-2000 yılları arasında 45 yaşın üzerindeki doktor sayısı %57 oranında artarken bu yaşın altındaki doktor sayısı sadece % 20 oranında artmıştır . Yüksek artış gösteren hemşireler 45 yaşın üzerindedir. Bu konunun ele alınması için tıbbi çalışmalara erişim konusunda ve sağlık mesleklerinde gelişmelere yatırım yapılması gerekmektedir.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyine verdiği 2004 Bahar Raporunda sağlığı Lizbon gündemine rekabet ve sürdürülebilir gelişimin bir sürücüsü olarak entegre etmeyi hedeflemiştir . Komisyon,  2007-2013 dönemi mali perspektifler hakkındaki son bildiriminde sağlık ve sağlık bakımında daha büyük yatırımlara ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır ve sağlığı ekonomik gelişimde bir ön şart olarak sunmuştur . Üye Devletlerle birlikte çalışarak Topluluğun mali araçlarının sağlığı desteklemek için kullanıldığını temin etmeyi amaçlamıştır . Bu alanlarda çabalar sürdürülmeli ve ileriye doğru adımlar atılmalıdır.

Son olarak, sağlık politikası somut temeller üzerine kurulmalıdır: veri ve bilimsel kanıt. Ancak, Eurostat ile işbirliği yaparak OECD tarafından geliştirilen Sağlık Hesapları Sistemindeki ilerlemelere rağmen sağlık ve sağlık bakımında önemli ekonomik özelliklerine ilişkin AB düzeyinde tam sistematik ve kıyaslanabilir veriler mevcut değildir. I.2.2. bölümünde bahsedildiği üzere, Lizbon sürecinin orta dönem çalışma içeriği ile ilgili olarak sağlıklı yaşam” değişim sürecini izlemek için yapısal bir gösterge hazırlanmaktadır.

Öneriler

-Ekonomik büyüme ve sürdürülebilir gelişmeler, kanıtların yayılması ve Üye Devletlere sağlığın ve hastalığın (dış çalışmalar ve politika raporları aracılığıyla) ekonomik etkileri hakkında kılavuzluk etme konusunda sağlığın etkilerini daha iyi anlamak.

-Sağlık bakım sistemlerinin maliyet etkinliğini arttırmakta Üye Devletlere yardımcı olmak (iyi uygulama ve bilincin paylaşımı ile mevcut kapasitenin daha iyi kullanımı sayesinde).

-Sağlık tedbirleri ve müdahalelerin ekonomik ve sağlık çıkarlarının değerlendirilmesi; sağlık politikalarından, önleme mevzuatı ve sağlık teknolojilerinin kullanımına kadar.

-İlaçların rasyonel kullanımını geliştirmek (eylem planı aracılığıyla).

-Uzun ömürlülüğün ekonomik ve sosyal etkileri yanı sıra sağlık durumuna, refaha ve sağlık sistemlerine etkisini daha iyi kavramak ve yaşlı halkın sağlığını iyileştirmek.

1.2. Sağlık boşluğuna köprü

Amaç: Büyüyen AB’de Üye Devletler arasındaki sağlık boşluğuna köprü yapılması için önemli gelişmeler sağlamak.

25 Üye Devletten oluşan büyümüş bir AB’de bile acilen ele alınıp çözülmesi gereken sağlık ve ekonomik eşitsizlikler açıkça görülmektedir. AB-15 ülkesi ile yeni Üye Devletler arasındaki ekonomik boşluk büyük bir sağlık boşluğunda yansıtılmaktadır.

Katılım öncesi süreçte ilgi AB sağlık mevzuatının değiştirilmesine odaklanmıştır. Şimdi bu odaklanmada önemli bir değişim yapılması gerekiyor: yeni Üye Devletlerdeki sağlık sorunları büyük bir mücadele gerektirecektir. Gelecekteki Avrupa sağlık stratejisi, tüm Üye Devletlerin sağlıkta en yüksek seviyeye gelmelerini sağlamalıdır. Ancak Üye Devletler arasındaki boşluğun azaltılması için yüksek mali kaynaklar gerekmektedir.

Büyüyen AB yeni komşularında sağlık durumu daha da kötü. AB bu ülkeler ile potansiyel sağlık tehditlerini ele almalıdır ve sağlık ile refahtaki boşluğun azaltılmasına yardımcı olmalıdır.

Halk Sağlığı Programı yeni Üye Devletlerde sağlığı geliştirmede önemli bir araçtır. Yıllık çalışma planları bu ülkelerdeki faaliyetleri desteklemek için kullanılabilir. Yıllık bütçenin bir kısmı bunlara ayrılabilir. Harcamaların uygun bir şekilde yapılmasını teminen bu mali destek bilgi ve eğitim ile desteklenmelidir. Bu durum ülkenin halk sağlığı yeteneğini ve uzmanlığını geliştirecek ve yüksek-kalite projeleri geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Komşu ülkelerle bağlantıların yapılması gerekmektedir bu da AB vatandaşlarının daha sağlıklı olmasına vesile olacaktır. Programın yeni komşu ülkelerdeki faaliyetleri desteklemesi sağlanmalıdır.

Kanser, kalp ve damar hastalıkları, yaralanmalar ve sigara, alkol, uyuşturucu, hava kirliliği ve sosyal dışlanma gibi önemli belirleyicilerin yeni Üye Devletlerde ele alınmaları gerekmektedir. Ancak, programın kaynakları büyüyen Birliğini başlıca sağlık problemleri ile ilgilenecek kadar yeterli değildir.

Karşılaştırma yapıldığında, Kansere karşı Topluluğun Eylem Planında , 1996-2000 tek başına 64 milyon Euro, HIV/AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıklar da yaklaşık 50 milyon Euro kaynak kullanılmıştır. Kaynakların çoğu uygulamada kullanılmıştır ve HIV/AIDS virüsünün sınırlandırılmasına ve şu anki geçerli Üye Devletlerde kanser ölümlerini azaltmaya yardımcı olmuştur.

AB Yapısal Fonların yeni Üye Devletlerde sağlık alt yapısını ve yetenekleri geliştirmede önemli rol oynayabilir. Yapısal Fonlar bu alanda önemli çalışmalara destek verirken sağlığın da 2007-2013 program döneminde daha da önemli ve öncelikli alan haline gelmesi beklenmektedir.

Tüm aday ülkelerin kabulünden sonra, Phare ve Twinning gibi katılım öncesi yardımlar sağlıkta yatırım yapılmasını desteklemeye devam etmelidir. AB’nin ilgili tüm programlarına katılım örneğin, Çerçeve Araştırma Programı teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. Sonuç olarak, Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Yatırım Bankası ve Dünya Bankası gibi diğer uluslar arası örgütler ve mali kurumlar ile işbirliği sağlığa yapılacak yatırımların güçlendirilmesi için arttırılmalıdır.

Öneriler

-Halk Sağlığı Programının yıllık çalışma planları kapsamındaki projelere yüksek öncelik ve daha büyük mali destek vererek yeni Üye Devletlerin özel sağlık ihtiyaçlarının desteklenmesi.

-Yapısal Fonun daha büyük payının özellikle yeni Üye Devletlerde sağlık ile ilgili yatırımlarda kullanılması sağlamak.

-Özellikle Üye Devletlerde sağlıkta gelişimi destekleyen kurumlarla işbirliği kuvvetlendirmek (bağlı tedbirler/projeler aracılıyla).

-Hastalık yükü ve temel belirleyicileri ile etkin bir şekilde ilgilenmeye ve büyüyen AB’de sağlık tehditlerine karşı koymaya yönelik alanda katkıda bulunmak. Bu da halk sağlığı programında bu öncelikli konulara daha çok kaynak aktararak mümkün olacaktır.

-AB’de sağlıkta görülen eşitsizlikleri azaltmaya yardımcı olmak (eylem planı aracılığıyla).

1.3. Halkı sağlık tehditlerine karşı korumak

Amaç: Üye Devletlerin tek başlarına uygun bir şekilde ilgilenemeyecekleri sağlık tehditlerini önlemek ve karşı koyacak kapasiteyi geliştirerek AB vatandaşlarının sağlığını korumak.

Örneğin bulaşıcı hastalıkların veya kimyasal maddelerin sağlık tehditleri ulusal sınır kapılarında sona ermemektedir ve AB halkını da ekonomisini de ciddi bir şekilde etkilemektedir. Avrupa SARS ve avian gribinden edindiği bilgi ve tecrübeleri geliştirmeli ve başlıca sağlık tehditlerine karşı daha düşük maliyetlerle korunma sağlamak için AB kaynak planlamasını ve kapasitesini  güçlendirmelidir.

Geleneksel bulaşıcı hastalıkların yükü yok olmuştur. Örneğin; tetanos, poliomyelitis ve difteri pratikte tamamen ortadan kalkmıştır. Ancak, gıda’dan kaynaklanan hastalıklar, zoonose, ithal edilen hastalıklar ve antibiyotiklere karşı büy

Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
MERGOPDER - Avrupa Topluluğu Komisyonu -Avrupa’da Sağlık Ortaklıkları
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
YEŞİLKART 2012 UYGULAMALA... Yazar :netdunya
YENİ ...UMARIM BİRİLERİ O... Yazar :netdunya
Ynt: yeşilkart ödemeleri ... Yazar :zeynep özdeniz
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira