İslam tarihinin en büyük bilim adamlarından biridir.Gerçek ismi Ebu Ali Basri?dir.Miladi 965 yılında Basra?da doğmuştur.Basra?da tahsilinin bir kısmını tamamladıktan sonra Bağdat?a gitmiştir.Bağdat?ta Astronomi,Fizik,Matematik,Meteoroloji gibi fen dallarında yaptığı çalışmalarıyla üne kavuşan İbni Heysem çalışmalarının büyük bir kısmını uygulamaya geçirmiş ve büyük başarılara imza atmıştır. İbni Heysem ?in güneş tutulması ile ilgili metotları hala bilim çevrelerinde kullanılmaktadır.İlk kez güneşin tam tepe noktasında büyük görünmesi ve ufuktan 19° alttayken ışınların bize gelişinin atmosferik bir kırılma ile olduğunu İbni Heysem anlatmaktadır.Ay?ın ışık yaymadığını ancak güneşten aldığı ısı ve ışığı yansıttığını ilk defa İbni Heysem eserlerine yazmıştır. Böylelikle İbni Heysem ?in başarıları diğer memleketlerde duyulunca o zamanlar Mısır?da hüküm süren Fatimiler?in hükümdarı El-Hakim onu Mısır?a getirterek Nil nehrinin taşkınlarını önlemek ve akıntısını sulamada kullanabilmek için İbni Heysem den çalışma yapmasını istemiştir. İbni Heysem hükümdar El-Hakim?in ölümünden sonra yetiştiği ilim dallarında eserler yazmıştır.Hazırladığı eserler karanlık devirlerde yaşayan Avrupa?da pek çok bilim dalının temelini atmıştır. Avrupalılar ?ın bilim literatüründe İbni Heysem ismi (ALHAZEM) diye geçmekte ve eserlerinden pek çok yerde bahsedilmektedir.İlmi incelemeleri sırasında gözün görmesi olayının mercekle gerçekleştiği,iki gözün aynı anda nasıl gördüğü ,ışığın düzlem ve küresel aynalarda yansıması ve karanlık oda gibi soruları İbni Heysem eserlerinde cevaplamıştır.Karanlık odayı ilk kullanma Avrupalı kaşif Levi Gerson?a ithaf edilir.Oysa karanlık odayı ilk kullanan İbni Heysem?dir.İbni Heysem bununla birlikte ışığın şeffaf ortamlardan geçişini inceleyerek yansımayı açıklamıştır. Mikroskop, teleskop ve dürbün onun çalışmalarından esinlenerek geliştirilmiştir.Genel olarak dürbünler kırılma yasalarına göre hazırlanmış makinelerdir.Ayrıca 9.yüzyılda Abbasiler döneminde astronom Ahmed ve Mehmed adındaki iki kardeşin kullandığı aletler,12.yüzyılda Batruci?nin gökyüzünü incelemek üzere kullandığı aletler ve Uluğ Bey?in medreselerinde gök cisimlerini incelemek için kullandıkları aletler de bazı kaynaklarda dürbün olarak geçmektedir ve İslam Alemi?nin optik konusunda ne kadar ilerde olduğunun göstergesidir.Batı bu tip makineleri ancak 16.asrın sonunda tanımıştır.Buna rağmen çeşitli bilim literatürleri Galile?nin Müslümanlardan tam 6 yüzyıl sonra kullandığı dürbün?e ilk dürbün demişlerdir.Kepler (1571-1630), Kopernik ?in güneşin sabit olduğunu,gerçekte yerkürenin güneşin etrafında döndüğünü ileri süren teorisini desteklediği için o dönemde şiddetli baskılara maruz kalmış, eserleri toplatılarak yaktırılmıştır. Galileo (1564-1642) dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü ileri sürmesiyle tepkilere maruz bırakılmış, en sonunda o dönemin engizisyon mahkemeleri tarafından yargılanarak söz konusu görüşten vazgeçtiğine dair yemin ettiğini içeren bir belgeye imza koymaya zorlanmıştır. Canını kurtarabilmek için belgeyi imzalayan Galile, imzayı attıktan hemen sonra salonda ayağını yere vurarak şu ünlü sözünü söylemiştir: ;Ama buna rağmen dönüyor; . İslam kültüründe ise yeryüzünün küre olduğu ve döndüğüne dair düşünceler yaygın olmakta ve kabul görmekte idi.Bilim adamları bu konuda saray kadroları ile İslam otoriteleri tarafından hiçbir tatsızlıkla karşılaştırılmamışlardır.. öklid ve Batlamyus görmenin gözden çıkan ışınlarla gerçekleştiğini iddia ederken İbni Heysem bu olayın cisimlerin göze göndermiş olduğu ışınlarla olduğunu söylemiştir.Doğru olanı da budur. İbni Heysem daha 10.asırda ışığın izlediği yolu takip etmiş ve Fermat (1601-1665)?tan tam 6 yüzyıl önce ışık için ;en az zaman; prensibini tespit etmiştir.Bu prensip ışığın daima en kısa ve en hızlı yolu takip ettiği hususundadır. İbni Heysem ışığın şeffaf ortamlardaki hareketini ;kuvvetlerin dikdörtgen kanunu; na uygun olarak açıklamıştır.Oysa bu karşımıza Snell kanunu olarak çıkartılmıştır.öyle ise kırılmanın 2.kanunu da İbni Heysem?e aittir. Gözlüğü ilk keşfetme ,müzikle tedavi yöntemi İbni Heysem?e aittir.Gözün anatomisini de ilk İbni Heysem incelemiştir. ;Gözlüğü ilk keşfetme 13.yüzyılda Bacon?a aittir; denir.Oysa bu konudaki gerçekler çok farklıdır.çünkü ünlü gezgin Marko Polo 1270 yılında çin?de yaşlı kişilerin yakını görmek için mercek kullandıklarından bahsetmiştir. Oysa Roger Bacon derslerini İbni Heysem?in dünyaca ünlü eseri Kitabu-l Menazır?dan işlemiş ve derslerinde öğrencilerine İbni Heysem?i anlatmıştır.Bu nedenle Roger Bacon?un Müslüman olduğu zannedilip Papa tarafından senelerce manastır zindanlarında çürütülmüştür. O?nun dünyaca ünlü eseri Kitabu-l Menazır tam 600 sene Avrupa?da özellikle optik konusunda kaynak kitap olarak kullanılmıştır.Kemaleddin-i Farisi adlı adlı bir alim onun bu eserini geliştirmiş ve Tenkih_ül Menazır ;Opticae Thesaurus Alhazeni Arabis Libri; adı altında latinceye çevrilerek 1572 yılında ;Bale; de bastırılmıştır.İbni Heysem?in Fizik,Astronomi ve güneş ile ilgili o kadar fazla eseri vardır ki bunların bir kısmından bastırılarak yayınlanan kitaplar senelerce Hristiyan ve Yahudi okullarında ders kitabı olarak okutulmuştur. Max Meyerhof, İbni Heysem ?den ;optiği en yüksek noktaya götüren kişi; sözleriyle bahseder. O?nu dünya ;optik fiziğin babası; olarak tanımış ve Apollo isimli uzay aracından Ay?a ilk inen astronotlar gördükleri muhteşem kraterlerden birine İbni Heysem adını vermişlerdir. İbni Heysem miladi 1039 da Kahire?de vefat etti.İbni Heysem?in Kitabu-l Menazır adlı eserinin el yazma nüshaları İstanbul?da Fatih,Topkapı Sarayı ve Ayasofya kütüphanelerinde sergilenmektedir.
KAYNAK:Müslüman ilim öncüleri ansiklopedisi,Rehber ansiklopedisi,temel britanica,cophright www.fizikokulu.com www.bilimtarihi.gen.tr www.atominsan.com www.islamalimleri.8m.com www.kutadgubilig.com
|