30 Temmuz 2010 4:15Mergopderi Favorilerine Ekle   |   Giriş Sayfan Yap Ziyaretçi Defteriİletişim Site Haritası
Mergopder Logo Derneğimiz Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Üyesidir
 
 DUYURULAR:
 
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Anasayfa
Haberler
Dernek Tarihçesi
Dernek Üyeliği
Kanun ve Yönetmelikler
Göz Sağlığı
Teknik Konular
Tarihten Kısa Kısa
İlanlar
Videolar
Programlar
Haber Arşivi
Optikprovizyon
Medula Optik Uygulaması
Emekli Sandığı
Bağ-Kur
S.S.K.
T.S.K.
Linkler
Sivas Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği
İstanbul Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Erzurum Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Antalya Bölgesi Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Konya Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği
Tüm Optisyen - Gözlükçüler Dernekleri Federasyonu
Optimedia Dergisi
T.C. Kimlik No Sorgulama
S.S.K. Sicil No Sorgulama
Vergi No Sorgulama
GÖZL.OPT. KONFEDERASYONU
OPTİSYENLER.ORG
Optisyenin Sesi
Trabzon Gözl. Derneği
Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği
OPTİSYENLER BİRLİĞİ


 

GÖZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ

GöZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ

 

Doğuştan ve sonradan olmak üzere 2 çeşit körlük mevcuttur. Doğuştan körlüğün en önemli nedeni yakın akraba evlilikleridir.

Sonradan olma körlük: Glokom (göz tansiyonu), Diyabetis Mellitus (şeker hastalığı), Behçet hastalığı, ani körlüğe neden olan Sahte içkilerde kullanılan ;Metanol-Mavi İspirto;, çeşitli kazalar vs.dir.

Oysa erken Tanı körlüğe neden olan bir çok olumsuz sonucu engeller. Görme duyusunun gelişmesi doğumdan sonra 6 yaşına kadar devam eder. Göz sağlığının korunabilmesi için ilk 3 yaşta göz muayenesinden geçmek gerekir.

Hiçbir şikayeti olmayan çocuğa 3-4 yaşlarına kadar en az bir defa göz muayenesi yapılması gerekir.

çocuk TV ‘u ;yakından izliyorsa ; resim, boyama yaparken başını eğik tutuyorsa ; göz muayenesi hemen yapılmalıdır. Şaşılık varsa ; hangi yaşta olursa olsun vakit kaybedilmeden göz doktoruna baş vurulmalıdır.

DİYABETİS MELLİTUS (Şeker hastalığı) gelişmiş ülkelerde körlüğe yol açan en önemli etkendir.

GLOKOM :40 yaşından sonra herkes göz tansiyonuna baktırmalıdır. Glokom?da (Göz Tansiyonu) erken teşhis çok önemlidir. Uzun süreli ;Antidepresan; kullananlarda Göz Tansiyonu ;Glokom; riski artmaktadır. 6 Ayda bir göz tansiyonu ölçümü tavsiye edilmektedir.MİYOPİ: Dışarıdan gelen ışınların görme noktasına ulaşmadan odaklaşması sonucu gelişir.Miyop gözlerde uyum gücü çok az olduğu için kişi uzağı görebilmek için gözlük kullanmak zorundadır.

HİPERMETROPİ: Dışardan gelen ışınların görme noktasının arkasında odaklanması sonucunda gelişir.Düşük dereceli hipermetrop kişiler uyum yaparak normal görebilirler, fakat göz çabuk yorulur.Yüksek hipermetropi ise hem uzak, hem de yakın görme bozukluğudur.ASTİGMATİZMA: Korneanın kırma gücünün birbirine dik iki eksende farklı olması sonucunda görüntünün farklı düzlemlerde kırılmasıyla meydana gelir. Kornea ve lensin yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Astigmatizma, her mesafede yansıma ve bulanık görmeye neden olur, sirklerdeki yamuk aynalarda oluşan görüntüye benzetilebilir.Düzenli astigmatizma silindirik merceklerle düzeltilir.Düzensiz astigmatizma birbirine dik iki meridyen yerine çok sayıda odaklaşma çizgilerinin olduğu durumdur. Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür. Gözlüklerle tam düzeltilemez. Gaz geçirgen kontakt lenslerle daha iyi sonuçlar alınır.

AMPLİYOPİ (Göz Tembelliği) tedavisinin küçük yaşta yapılması

gerekmektedir. (0-9 Yaş Arası) Yaş ilerledikçe tedavi süresi uzadığı gibi yararlanma oranının da düştüğü kanıtlanmıştır.

DOĞUŞTAN GöZ İçİ BASINç YüKSEKLİĞİ:

Daha bebeklik döneminde ışıktan etkilenme, gözlerde sulanma, kızarıklık, kısıklık gibi belirtilerin yanı sıra kornea dediğimiz gözün saydam tabakasının büyümesi gibi belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Erken müdahale edilmediğinde körlüğe yol açan ciddi bir bozukluktur.

Gözde hissedilen ışık çakması, sinek uçuşması gibi şikayetler retina yırtılmasının (dekolman) habercisi olabilir.

Kontakt lenslerin, ışığa hassasiyeti olan hastalarda ışık hassasiyetini (fotofobi) artırıcı etkisi vardır.

Lens gözünüzdeyken kesinlikle doktorunuzun önermediği hiçbir damlayı gözünüze damlatmayınız.

Kornea nakli birçok kişiye görme ümidi sağlamaktadır. Ameliyat sayılarının arttırılması, daha fazla kornea bağışı sayesinde mümkün olabilecektir.SARI NOKTA HASTALIĞI :Diyabet ve hipertansiyondan kaynaklanan göz arkasındaki kanamalar ve sarı noktadan oluşan ödem, erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi edilebilir.

Gözün arkasında yer alan sinir tabakası retinada bulunan maküla (sarı nokta, kör nokta) merkezi görmenin % 90?nını sağlamaktadır. Makula Dejenerasyonu; Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan, görmeyi direkt olarak etkileyen bir göz hastalığıdır. Kuru ve yaş tip olmak üzere iki türü bulunmaktadır.

Genetik faktörler ve damar yapı bozukluklarının etken olduğu bilinmektedir. Hipertansiyon, şeker hastalığı, anemi (kansızlık), aşırı sigara kullanımı, aşırı güneş ışınlarına maruz kalma hastalığı ilerletmektedir. Kuru tip erken teşhis edilirse fotodinamik tedavi ile durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir.

Kronik sigara içen şeker (diabet), glokom (göz tansiyonu) bulunan kişilerde damarsal kaynaklı yan etkilerin ortaya çıktığı kanıtlanmıştır.DİYABETİK RETİNOPATİ: Gelişmiş ülkelerde 20-74 yaş arasındaki popülasyonda önde gelen körlük nedenlerindendir.

Gözün retina adı verilen ağ tabakasındaki damarlarda tıkanıklıklara ve damar duvarında bozukluklara yol açarak kanama ve sızıntılara neden olur, bunun sonucu olarak körlüğe kadar gidebilen çeşitli lezyonlar ortaya çıkar.

Diyabetik retinopati? de günümüzde lazer tedavisi uygulanmaktadır zamanında yapılan lazer tedavisi ile ciddi derecede görme kaybı riskinin % 60 oranında azaldığı görülmüştür. Diyabetlilerde göz takibinde amaç;görmeyi tehdit edecek düzeyde diyabetik retonapati varlığında, henüz hastanın görmesinde anlamlı bir bozukluk gelişmeden lazer tedavisi yapılmasıdır, böylece hastanın yaşam kalitesini etkileyecek bir görme kaybının gelişmesi önlenebilir.BLEFARİT: Kirpik diplerinde stafilokok enfeksiyonu oluşmasıdır. Kuru göz ve atopik egzema ile birlikte gelişir.
Yanma, Kaşıntı, Yabancı cisim hissi, Göz kapaklarının etrafında kabuklanma gibi belirtiler gösterir.

Kapak kenarlarının hafif şampuanla fırçalanmasıyla yapılan kapak temizliği ile birlikte gerekli ilaç kullanımı ile şikayetler giderilebilir.UVEİT: İris gözün içine girecek ışık miktarını ayarlar. İrisi oluşturan uveanın gözün beyaz kısmı (sklera) başladıktan sonra bitmemesi, ve skleranın altından devam ederek tüm gözün küresini sarmasıdır. Uvea iristen hemen sonra gözün içine doğru halkasal bir çıkıntı yaparak kendisinin ikinci kısmını yani silier cismi (ciliary body [üzerine ipliksi/kirpikvari lifler bulunduğu için bu ismi almıştır]) oluşturur. Bu kısım göz içi sıvısının yapıldığı yerdir. Burası aynı zamanda göz merceğini taşıyan ve geren iplikçiklerin bağlı olduğu yerdir. Silier cisim ve merceği taşıyan bu iplikçikler sistemi sayesinde göz merceği şişip incelerek hem uzağı hem de yakını net görmemizi sağlayan akomodasyon (uyum) işlevini gerçekleşir. İris ve silier cisim birlikte ön uveayı oluştururlar. Bu bölgenin hastalığına ön üveit adı verilir.

Genelde dermatolojik (Behçet hastalığı) romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, Ankilozan spondilit) gibi hastalıklarla beraber seyredebilir. Tekrarlayıcı olabilir. Tedavisinde kullanılan kortizon içerikli damla ve tabletler nedeniyle yakın doktor hasta ilişkisi gerektirir.NİSTAGMUS: Gözün istemsiz ritmik veya aritmik hareketlerine nistagmus denir. Nistagmusda göz hareketleri çeşitli yönlerde olabilir. Gözlerin her iki yöne de eşit hızda gittiği nistagmüs tiplerine sarkaç tipi, bir yöne yavaş, karşı yöne hızlı gittiği tiplerine de yay tipi denir. Yay tipinde gözlerin hızlı gittiği yön nistagmüsün yönüdür. Belirtileri; görme azlığı, titreyen görüntüler, baş dönmesi ve tek gözde çift görmedir.

1-Oküler 2- Vestibüler 3- Nörolojik (merkezi) 4- Doğuştan olmak üzere 4 çeşidi vardır.
Vestibüler ve nörolojik nistagmüslerde tedavi nedene yöneliktir. Doğuştan nistagmuslerde tedavi optik, ortoptik* ve cerrahi olarak uygulanır. ENTROPİYON: Kirpiklerin ve kapağın içe dönmesi denebilir. Kapakların ters dönmesi nedeni ile korneal iritasyonlar olabilir. Tedavide zaman kazanmak için ilaç tedavisi uygulanabilirse de asıl tedavi cerrahidir.

EKTROPİON: Göz kapağının dışa dönmesidir ki bu durum sulanma ile beraber olur. Değişik nedenleri olsa da çözüm cerrahi tedavidir.PTOZİS: Göz kapaklarının düşmesidir. Büyük bir bölümü Konjenital (doğumsal) olsa da travma ve yaş gibi faktörler nedeni ile tutucu dokuların ayrılması sonucu ortaya çıkar. Sistemik hastalıklar, yüz felçleri sonrasında görülebilir. Tedavisi cerrahidir. Ptozis; sistemik bir hastalığın belirtisi olabileceği için genel vücut taramalarının da dikkatli yapılması gerekmektedir. çocuklarda göz tembelliğine neden olabileceği için mümkün olan en erken dönemde tedavi edilmelidir.

KEROTAKONUS: Gözün en önünde yer alan ve bir kubbe bombeliğinde olması gereken saydam tabakanın bombeliğinin bozulması ve konik şekil almasıdır. Korneanın şeklinin bozulması, deforme olması, gözde oluşan görüntünün de deforme olmasına, görme netliğinin ve kalitesinin bozulmasına ve görme derecesinin azalmasına neden olur.

Hafif miyopi ve astigmatizmanın bulunduğu erken dönemde gözlükle hasta net görebilir. Hastalık ilerlediğinde artık gözlükle net görüş sağlanamaz duruma gelir. Bu dönemde özel keratokonus lenslerinden (gaz geçirgen kontakt lensler) faydalanır. Hastalığın ileri dönemlerinde görme derecesi düşer ve kontakt lens takılamaz hale gelir. Bu dönemde ameliyat gerekli hale gelir.

Eğer tek olan bir cismi çift görüyorsanız hemen göz doktoruna gidiniz. Sorun her zaman şaşılık olmayabilir….

Görmemizi sağlayan sinir tabakasının (retina) çekilerek, yerinden ayrılması sonucu ortaya çıkan yırtılma (retina dekolmanı) acil olarak müdahale gerektiren bir hastalıktır.

Gözüne yabancı cisim kaçan hastalarda, meydana gelen travma neticesi oluşan; kanama, retina yırtılması veya enfeksiyonlarda ;vitrektomi; ameliyatıyla gözler kurtarılmaktadır.KATARAKT: sadece yaşa bağlı olarak görülmez. Yeni doğan bebeklerde bile annenin geçirdiği hastalıklar, doğum travmalarına vs. bağlı olarak gelişebilir.

çocukluk yaşlarında meydana gelen ve farkına varılmayan düşmeler ve başa gelen darbeler de katarakta neden olabilir. çocuklarda tedavi daha önemlidir, çünkü göz görmeyi tam öğrenemeden ortaya çıkacak olan katarakt, görmenin azalmasına ve göz tembelliğine sebep olabilir, bu da ömür boyu az görme veya körlük tehlikesi demektir.

 

Gözkapağının dışında kirpiklere bağlı yağ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan yağı (sebum) salgılarlar. Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde kalan bakteriler ?dış? arpacığa neden olurlar.Gözkapağının içinde ise, ?meibom bezleri? denen bir dizi yağ bezleri bulunur, ancak kirpiklerle bağlantılı değillerdir, gözkapağının arka yüzüne açılırlar. Burada oluşan bir tıkanıklık ve enfeksiyon da ?iç? arpacığa neden olur.Yeterince erken anlaşılırsa, antibiyotikli merhem ya da damlalar arpacık oluşumunu önleyebilir. Ancak, çoğunlukla tanıdan önce püstül(ağızlaşma) oluşur ve antibiyotikler etkisiz kalır. Tek tedavi, oluşan iltihabın boşalmasını sağlamaktır.

Bazen bir gözün önünde aniden  uçuşan noktalar   belirir.  Parlak, beyaz bir yüzeye veya gökyüzüne baktığınızda  gördüğünüz  birkaç çizgi veya noktadan farklı olarak küçük sinekler  gibi  önünüzde dans eden yüzlerce nokta kastedilmektedir. Bu noktalar,  gözün gerisindeki jel olan vitre sıvısı içine dağılmış hücrelerdir. Bu hücreler, kanamaya bağlı kırmızı kan hücreleri veya  enfeksiyona bağlı beyaz kan hücreleri olabilir. Ne kanama ne  de  enfeksiyon göz içinde istenen bir şey değildir! Böyle bir durumda mutlaka doktora gitmek gerekir.

GöZ İçİN 7 TEHLİKE SİNYALİ:

1. Sürekli  kırmızılık:  Kızarıklık ciddi  veya  önemsiz  bir  göz problemine bağlı  olabilir.  Nasıl  ayırtedilebilir?  Genellikle ciddi bir hastalıkta diğer belirtiler de mevcuttur. Ancak, başka bir semptom yoksa bile olağandışı bir kızarıklık devam  ediyorsa doktorunuz tarafından görülmelidir.

2. Devam eden  ağrı, gözde veya çevresinde rahatsızlık hissi varsa…Sağlıklı bir göz ağrı  yapmaz.  Zaman zaman sağlıklı bir insanın da vücudunun çeşitli bölgelerinde gelip geçici ağrılar olabilir. Göz  de  buna dahildir, ancak  sürekli  ağrı  normal değildir. özellikle göz kızarıksa veya diğer tehlike  sinyalleri de varsa.

3. Görme  bozukluğu: Göz görmek  içindir  ve  en  önemli  tehlike sinyallerinden biri görme problemidir.  Görme  bozukluğu  birçok şekilde   olabilir.   örneğin   yakın   veya   uzakta   detaylar bulanıklaşabilir. Böyle bulanıklaşma sıklıkla basit  bir  gözlük gereksinimidir. Ciddi değildir ve  tabii  körlüğe  neden  olmaz. Ancak bulanık görme  diabete,  hipertansiyona,  zehirlenmeye  ve daha birçok ciddi probleme bağlı da olabilir.

Periferik görme kaybı  gözde veya beyinde  önemli  bir  hastalığa bağlı özellikle kötü bir  sinyaldir.  Bildiğiniz  gibi  normalde yalnızca baktığınız doğrultuyu değil, iki tarafınızı da görürsünüz. Aynı anda görebildiğiniz  bütün bu alana görme alanı denir. Şayet  bu alanın yalnızca bir kısmı görülüyorsa  nedeni  hemen  her  zaman  retina, optik sinir veya beyin hastalığıdır.4.Şaşı Gözler:  çocuklukta  veya  erginlikte  bir  gözün içine  veya  dışına  doğru kayması   beyin ile göz iletişiminde bir problem olduğunu gösterir. Bu durum  göz  sağlıklı görmediği  için  ve  hangi doğrultuya baktığını beyne anlatamadığı için ilerleyebilir.  Veya beyin kontrol sistemlerinin kendisi de bozulmuş olabilir. 5.  Büyüyen  kitleler:   Göz  üzerinde  veya  kapaklar   üzerinde şişlikler ve kitleler enfeksiyon, kanser  veya  görmeyi  bozan diğer anormal durumlara bağlı olarak gelişebilir. Birçok  küçük  et beni ve siyah benler kapaklar üzerinde zararsızca gelişebilir.  Burada sözü edilen küçük problemler değil, gittikçe büyüyen  anormal kitlelerdir. Sürekli kanama söz konusu ise kitlenin kötü huylu olduğu düşünülebilir. Kanserlerin ağrı yapması da şart değildir.6. Sürekli   Kabuklanma   ve   Sekresyon:     Gözün    yüzeysel enfeksiyonları  irritasyona  neden  olarak  gözden  veya   kapak kenarlarından  yapışkan, iltihabi akıntıya yol açar.  Bu  akıntı kirpik diplerinde ve köşelerde kuruyunca sert  kabuklar  oluşur. Göz yüzeyi enfeksiyona dirençlidir. Ancak  ince  yüzeysel  hücre tabakası sıyrılırsa örneğin,  lens  takarken  veya gözler sertçe ovuşturulduğunda, yüzeysel mikroplar hassas  derin dokulara girebilir ve hızla çoğalır. O nedenle mikrop kapmış olan  bir  göz, normalde sağlıklı bir göze zarar vermeyen önemsiz sıyrıklardan bile zarar görebilir. Bu tip enfeksiyonlarda gözler uygun antibiyotik  kullanımı  ile temizlenmelidir.7.  Pupilla   Değişiklikleri:    Normalde,   pupillalar   (irisin merkezindeki   siyahlık)   yuvarlak   veya   iki   gözde    eşit büyüklüktedir. Pupilla büyüklüğü göz içine giren ışık  miktarını ayarlar ve beyin tarafından kontrol  edilir.  Muayenenin  önemli bölümlerinden biri pupilla muayenesidir. çünkü bu beyinle normal veya bozuk sinir bağlantılarının  sonucunu gözlemenin  en  kolay şeklidir. Ayrıca gözün kendisinin ciddi hastalıkları da  pupilla değişikliğine yol açar. O nedenle düzensiz bir pupilla veya  iki göz arasında büyüklük farkı önemli bir tehlike sinyalidir.

GöZ YARALANMALARINDA İLK YARDIM

Morarmış  Göz:

Gözün çizilmesi veya Göze Toz Girmesi: 1-

2- İlk yardımı yapan kişi; Kornea içine gömülmüş bir toz parçasına dokunmamalıdır. Kırpma ile  çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestezi gerekir. Kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Ayrıca böyle bir yabancı cisim yüzeyi bozarak enfeksiyon eğilimini   arttırır. Enfeksiyon riski antibiyotik tedavisi ile azaltılabilir. Bu nedenle, önemli bir çizik veya gömülü bir  yabancı cisim olan bir kornea doktor tarafından görülmelidir. Kornea enfeksiyonları görme kaybına yol açan yoğun zararlar bırakır.

3- Toz gözün beyaz  kısmında  ise  (konjonktiva)  problemi  doktora ihtiyacınız olmadan çözebilirsiniz.  Konjonktiva enfeksiyona  çok dayanıklıdır ve küçük  çizikler  ciddi  hasara  yol  açmaz.  Tüm yapmanız gereken bir  kağıt  ve  bez  parçasını  kıvırıp  ucuyla yabancı cismi silerek  almanızdır.  Bu  fazla  bir  acıya  neden olmaz. Partikül alınır alınmaz batma  hissi  kaybolmalıdır.  Siz alt kapağı aşağı çekerken hasta  yukarı  bakarak  size  yardımcı olabilir. Bu pozisyon konjonktivanın tüm alt  kısmını  görmenizi sağlar.  Yer  çekimi  nedeniyle   göze   giren   şeylerin   çoğu konjonktüre alt yarısına  yerleşir.  Bazen  partikül  gözün  üst yarısındadır. Bunları  almak  daha  güçtür.  üst  kapağı  yukarı çekerken hastaya aşağı bakmasını söyleyin. Bazen  yabancı cisim kapağın  orta   yüzündedir.   Bunu   almak   için   kapak   ters çevrilmelidir. Göz hala batmaya devam ediyor ve siz de  problemi göremiyorsanız bir doktora göstermek gerekir.

4- Hasta bir metal üstüne metalle vuruyorken yabancı  cisim  gözüne fırladı ise küçük bir çelik parçası gözü  delerek  içeri  girmiş olabilir. Böyle bir  yaralanma  yüzeyde  görülemeyebilir.  Bazen hemen hemen hiç ağrı olmaz. Bu tip yaralanmalarda dikkatli olunması gerekir. Koruyucu gözlük takmadan böyle bir iş yapmamalı.

Göz Delinmelerinde:

Gözde böyle bir kesik meydana gelirse kanama olur veya kesi yerinden sıvı  dışarı  çıkar. Kesik bir gözün yakınını  silmeyin veya  bastırmayın. Hastanın gözünü silmesine izin vermeyin. Bunu yaparken göze basınç  yaparsa  gözün  boşalmasına neden olur. Acil olarak doktora gidilmesi gerekir.

Kimyasal Göz Yanıkları:

Farzedin ki hiç su bulamadınız. İrritan olmayan herhangi bir başka sıvıyı da kullanabilirsiniz. İrritasyon olmadan içebiliyorsanız gözü de o sıvıyla acil durumda yıkayabilirsiniz. Süt, alkolsüz içkiler, portakal suyu, çikulata sütü bu tip herhangi birşey işe yarar.

Kimyasal maddenin antidotunu aramayın. örneğin alkali yanığında sirkenin, asit yanığında    sodanın iyi geleceğini düşünebilirsiniz. Antidot aramak için geçirilen zaman gözün tahrip olmasına yol açar. Ayrıca antidotun kendisi de göze zarar verebilir. 15 dakikalık yıkama işini bitirmeden doktora gitmeyin

GöZ SAĞLIĞI PERSONELİ

Oftalmolog : Göz konusunda ihtisas yapmış  bir  doktordur.  Göz problemlerinin tedavisi konusunda yılların tecrübesine  sahiptir ve herhangi  bir  göz  probleminiz  için  başvurabilirsiniz.  Bu alanda en iyi eksperttir.

Optisyen: gözlük verir. Uygun cam için gözünüzün ölçümünü yapmaz. Yaptığı iş; yalnızca oftalmolog ve optometrist tarafından önerilen uygun camı  sizin  için  en  uygun  gözlük  çerçevesine yerleştirmektir.

Optometrist gözlük camı için  gözünüzün  ölçümünü  yapar.  Ya uygun cam derecesinin reçetesini verir  ya  da  kendisi  gözlüğü sizin için hazırlar. Tıbbi eğitim almamıştır.

 

 

http://www.6nokta.org.tr/yazi/gozbilgi.doc

: Medikal Doktor (MD).  Antibiyotikler,  anestetikler,  allerji tedavisi ve diğer tıbbi bakım  konusunda  eğitilmiş  ve  tecrübe kazanmıştır.  Ameliyat   yapar,   yaralanmaların   ve   kanserin teşhisini koyar. Pratisyen hekimler de küçük göz problemlerinin çoğunu tedavi edebilir.
  Şayet kuvvetli bir kimyasal madde (örneğin  pil  asiti,  kezzap,   laboratuar veya endüstriyel eriticiler, zehirler, kireç tozu) gözün saydam kısmına (kornea) atılırsa korneanın normal saydamlığı hızla bozulur. Dakikalar içinde (madde çok güçlü ise saniyeler içinde) korneanın hassas hücreleri gerçekten yanar. Vücudun bir yerinde kötü bir yaralanma olduğunda skar dokusu bırakarak iyileşme olur. Derin bir kesi veya yanıktan sonra ciltte oluşan bir skarı bilirsiniz. Böyle bir skarın korneada oluştuğunu düşünürseniz gözü nasıl kör edebileceğini anlarsınız. Hemen gözü yıkayarak kimyasal maddeyi uzaklaştırmalısınız. Bunu yapmazsanız birkaç dakika içinde gözde kalıcı körlük gelişecektir. Gözü normal su ile yıkayın. Antidot aramayın. Hastanın yüzünü yukarı çevirin ve gözüne suyu dökün. Doğal olarak bu hastanın hoşuna gitmez ve yanığın yaptığı ağrı ve soğuk suyun irritasyonu nedeniyle gözlerini sıkarak kapatır. Göz kapaklarını tutarak açmanız gerekir. Göz veya gözkapaklarına bastırmayın. Kaşlarına veya yanağına  bastırın. Hastaya yıkamanın  önemini anlatın. Kuvvetli bir alkali söz konusu ise gözü en az 15 dakika yıkamalısınız. önemsiz yanıklarda o kadar uzun süre yıkamanız gerekmez. Ancak, gerçekten kötü bir maddeyi gözden uzaklaştırmak için birkaç dakika yeterli değildir.
  Kırık cam parçası, sivri bir tel, diken veya uçan bir metal parçasının göze girişi çok tehlikelidir. Giriş deliği çok küçük bile olsa göz içine mikrop taşıyarak abse oluşumuna ve körlüğe yol  açar.  Daha büyük bir yara ağzı gözün hassas yarı sıvı yapılarının dışarı kaçmasına neden olur. Böyle bir göze basınç uygulanması göz içeriğinin daha kolay dışarı fırlamasına yol açarak felaketle sonuçlanır.
 Herkesin gözüne sinek veya toz parçası kaçabilir. En önemlisi gözün içine bir şey kaçınca ovuşturulmamasıdır.  çünkü yabancı cismin  korneayı çizmesine neden olabilir. Genellikle irrite gözün sulanması yabancı cismin yıkanarak uzaklaşmasını sağlar. Göz kırpma da yardımcı olur. Bunlar  işe yaramazsa ilk yardım gerekir. İlk yardımı yapan kişi göz içinde yabancı cismin yerini ayin etmelidir.  Tedavi açısından, partikül gözün saydam veya beyaz kısmı üzerinde olabilir. Her ikisi için farklı tedavi gerekir.
   Kapaklardaki  gevşek  dokular  içine  kanama olduğunda göz morarır.  Cilt  altında  kanama  siyah  veya  mavi renkte görülür.  Kapak  dokusu  gevşek  olduğundan   kanama   kapakları çevirir.  Alın,  burun  ve  yanak  derisi  sıkı  olduğundan   bu kısımlara kan gitmez. Bu nedenle, morarmış göz  bir  kan  damarı yırtılacak kadar sert bir travma olduğunun göstergesidir. Birçok travma  göze  hasar  vermez   çünkü   göz   kemik   cep   içinde korunmaktadır. Ancak mor göz kesinlikle bir travma  olduğunu  ve gözün   de   yaralanmış   olabileceğini   düşündürür.   Görmeniz bulanıklaştı ise doktora  gitmelisiniz.  Bu  durumlarda  bulanık görme göz içine kanama olduğunu ifade eder.

 

 

Geri Yukarı Git Yorum Ekle Yazdır
BU HABERE İLİŞKİN YORUMLAR
Gönderen: mehmet E-Posta Adresi: rst_mtn@hotmail.com Tarih: 04.09.2008 19:09
hipermetropi göz hastalığının tedavisi var mı
MERGOPDER - GÖZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ
Mercek Altında Forumlarına Gönderilen Son Üç Mesaj
Ynt: Aktif Bağ-Kur Tarım ... Yazar :mustafaopt
degerli başkanımız ... Yazar :serkann
Aktif Bağ-Kur Tarım Sigor... Yazar :ElifEczOpt38
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri Mersin Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım, Barındırma, SEO : Hira